İstanbul’da eylül ayı başında boyun kütletme ve masaj işlemi sonrasında bir tır şoförünün hayatını kaybetmesinin ardından, uzmanlardan boyun kütletmeye ilişkin önemli uyarılar geldi. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi ve Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Özgür Yiğit, boyun kütletmenin bir tedavi yöntemi olmadığını belirterek, bu tür işlemlerin mutlaka hekim yönlendirmesi ve planlamasıyla yapılması gerektiğini söyledi.
Boyun kütletme tedavi yöntemi değil
Prof. Dr. Özgür Yiğit, boyun kütletme gibi işlemlerin hekimden bağımsız şekilde uygulanmasının hem tıbbi hem de hukuki açıdan sakıncalı olduğunu vurguladı.
Yiğit, "Birileri ağrıyı düzelttiğini iddia edebilir, birileri işitmeye iyi geldiğini söyleyebilir. Bunların hepsi deyim yerindeyse şarlatanlıktır. Konunun hekiminden bağımsız bir işlem yapmak aslında hem tıbba hem hukuka aykırıdır. Tedaviye ancak hekim karar verir." dedi.
Fizyoterapistlerin dahi tanı konulmadan kendi başlarına tedavi uygulayamayacağının altını çizen Yiğit, "Bir fizyoterapist kendi başına hastayı alıp tedavi uygulayamaz. Böyle bir yetkisi yok. Ancak hekim gözetiminde o istediği şeyleri yapabilir. Biz bunlara dikkat etmezsek, halkımız bunlara dikkat etmezse başına ne gelir bilemeyiz." ifadelerini kullandı.
Her ağrının nedeni farklı olabilir
Ağrı ve hastalıkların çok farklı nedenleri olabileceğine dikkat çeken Yiğit, yalnızca bir işlem sonrasında geçici rahatlama yaşanmasının bunun bir tedavi olduğu anlamına gelmediğini belirtti.
Yiğit, "Nedenini bilmeden, konuyu araştırmadan, 'Masaj yaptı iyi geldi.' denebilir. Tamam tesadüfen gelmiş de olabilir ama o tedavi değildir. Tedaviden daha önemli olan hastalığın tanısını ortaya koymaktır. Her hastalığın ayrı tedavisi vardır. Her hareket, bu boyun kütletme olabilir, her ağrıya, her kas ve boyun ağrısına iyi gelemez. Böyle bir tedavi metodu olsaydı, her şeye iyi gelen bir mucize olsaydı hekimlere ihtiyaç olmazdı." diye konuştu.
Vatandaşların çevresinden duyduğu olumlu deneyimlere dayanarak bu tür işlemlere yönelmemesi gerektiğini söyleyen Yiğit, "O kişiye iyi geldiyse bile kendi hastalığı o iyi gelen kişiyle aynı olmayabilir. Konuştuğu kişi fayda görmüş olabilir ama kendisi bundan zarar görür." uyarısında bulundu.
Yanlış uygulama felç ve omurga hasarına yol açabilir
Yanlış uygulanan bir tedavinin ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirten Yiğit, boyun bölgesindeki hareketlerin beyin ve omurga açısından önemli riskler taşıyabileceğini söyledi.
Yiğit, "Yanlış yapılan bir tedavide beyne pıhtı atmadan tutun da felç kalmaya kadar, boyundaki omurların kırılmasına kadar, oradaki omurganın, beyin sapının zedelenmesine kadar bir sürü şey olabilir. Biz hastayı uyuturken bile, hastanın başını eğerken dikkatli ve nazik oluruz. Dolayısıyla vücuda yapılacak her hareketin vücutta farklı etkileri ve farklı zararları olabilir. Bunu da ancak hekim bilir, planlamayı da hekim yapar. Halkımızdan ricamız, bu tip piyasada merdiven altı olan ya da 'El aldım.' diyen insanlara kanmaması, uzmanına müracaat ederek güvenmeleridir." dedi.
Ani hareketler ciddi sonuçlara neden olabilir
Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Suat Turgut da boyun kütletmenin yararlı bir eylem olmadığını ifade etti. Boyundaki ani hareketlerin kişiden kişiye farklı sonuçlar doğurabileceğini belirten Turgut, kişinin anatomik yapısı bilinmeden yapılan müdahalelerin ciddi risk taşıdığını söyledi.
Turgut, "Kişinin anatomik yapısı uygun olmayabilir, kemik erimesine bağlı bir durum olabilir veya boyun fıtığı olabilir. Kişinin durumu ve anatomisini bilmeden körlemesine yapılan boyun hareketleri çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Neler var? Mesela, boyun omurlarının arkasından geçen, beyni besleyen iki ana damarımız var. Biz klinikte ani harekete bağlı boyun damarlarında yırtılma ve ani felçler görebiliyoruz. Ani vertigo, baş dönmesi, beyincik kanamalarını klinikte görüyoruz. Literatürde 'kamçı yaralanması' diye bir olay var. Boyun omurlarının ani öne ve arkaya hareketinde solunum durması ve ani ölüm riski var. Kişinin ne durumda olduğunu bilmeden boynu hareket ettirmenin ne gibi sonuçlar doğuracağını bilemeyiz. Onun için bu durum yararlı olan bir şey değil. Belki geçici bir rahatlama hissedebilir insan, psikolojik de olabilir ama bu durum bu işin masum olduğu anlamına gelmiyor. İşin profesyoneli olsanız dahi, burada yetkisiz şekilde bu masajları, bu hareketleri yapanları kastetmiyorum, eğitimli profesyonel, bir fizyoterapist de olabilir, boyun omurlarındaki ani hareketlerin tehlikeli sonuç doğurabileceğini o da kestiremeyebilir. Bu hareketlerde kas içi kanamalar olabilir, kaslarda zedelenme olabilir. Bunlar ileride zarar veren bir neticeyle sonuçlanabilir." diye konuştu.
Belirtiler sonrası vakit kaybetmeden doktora başvurun
Ani boyun hareketlerinin ardından ortaya çıkan rahatsızlıklarda vatandaşların vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini belirten Turgut, oluşabilecek damar hasarlarının daha sonra ciddi sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Turgut, "O işlemin nasıl bir sonuç doğurduğunu bilemediğimiz için mutlaka kontrol edilmesi gerekiyor. Acil bir durumla karşılaşıldığında mutlaka incelemeye tabi tutulmalı. Ona göre acil müdahaleler, tedaviler gerekebilir. Geç kalınması durumunda, şu anda gündemde olan ani ölümlere yol açabilir. Belki erken dönemdeki damar yırtılmaları geç dönemde beyin içine kanama yapabilir, beyin kanaması oluşturabilir. Bu ihmal edilirse işlemden bir süre sonra da ölüm hadisesi yaşanabilir." dedi.




