Akıllı saatlerin ve fitness uygulamalarının kullanıcıları ulaşmaya zorladığı 10 bin adım hedefinin kökeni tıbbi bir araştırmaya değil, 1964 Tokyo Olimpiyatları dönemine dayanıyor. O yıllarda bir şirketin ürettiği adımsayarı pazarlamak amacıyla Japonca "10 bin adım sayacı" anlamına gelen ifadeden türetilen bu rakam, zamanla tıbbi bir zorunluluk gibi tüm dünyaya yayıldı. Ancak son yıllarda kardiyologlar ve halk sağlığı uzmanları tarafından yürütülen geniş çaplı çalışmalar, insan bedeninin bu kadar yüksek bir tabana ihtiyaç duymadığını ortaya koydu.

Sağlık için gereken adım sayısı 10 bin değil

Uluslararası saygın tıp dergilerinde yayımlanan kapsamlı analizler, önemli sağlık kazanımlarının çok daha düşük adım sayılarında başladığını kanıtlıyor. Araştırma sonuçlarına göre; günde sadece 4 bin adım atmak bile tüm nedenlere bağlı erken ölüm riskini belirgin şekilde azaltmaya yetiyor. Kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölüm riskini aşağı çekmek için ise günde yalnızca 2 bin 300 ila 2 bin 500 adım aralığında bir hareketlilik dahi kritik bir koruma kalkanı oluşturuyor.

LÖSEV’den Lösemili Çocuklar Haftası için çağrı: Türkiye turuncuya bürünecek!
LÖSEV’den Lösemili Çocuklar Haftası için çağrı: Türkiye turuncuya bürünecek!
İçeriği Görüntüle

Uzmanlar, adım sayısı arttıkça sağlanan ilave faydanın bir noktadan sonra düzleştiğine dikkat çekiyor. Yapılan değerlendirmelere göre, 60 yaş altı bireyler günlük 7 bin ila 8 bin adım aralığında maksimum fayda seviyesine ulaşıyor; 60 yaş üstü kişilerde ise 6 bin ile 7 bin adım arasında vücut en yüksek biyolojik verimi yakalıyor. Bu sınırların üzerine çıkıldığında fazladan atılan binlerce adımın kalp ve damar sağlığına kayda değer ek bir getiri sağlamadığı, aksine eklemlere ve diz kıkırdaklarına aşırı yük bindirebildiği ifade ediliyor.

Sayısından ziyade temposu önemli

Hareketsiz yaşamın getirdiği risklerden kaçınmak isteyenler için artık hedefin ulaşılamayan rakamlar yüzünden motivasyon kaybetmek olmadığını vurgulayan uzmanlar, gün içine yayılan ritmik yürüyüşlerin önemine işaret ediyor. Gün boyu hareketsiz kalıp akşam saatlerinde aceleyle 10 bin adımı tamamlamaya çalışmak yerine, her gün 30 ila 45 dakikalık tempolu ve nabzı hafif yükselten yürüyüşlerin çok daha etkin sonuçlar doğurduğu belirtiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi