Sosyal medyada hızla yayılan “80’lerde nasıl görünürdüm?” akımı, kullanıcıların kendi fotoğraflarını yapay zeka araçlarıyla dönemin saç, kıyafet ve fotoğraf estetiğine dönüştürmesiyle geniş kitlelere ulaştı. Birkaç saniye içinde hazırlanan bu görseller eğlenceli bir içerik olarak paylaşılırken, yapay zekanın arka planda ihtiyaç duyduğu elektrik, su, donanım ve veri merkezi altyapısı da çevresel maliyet tartışmasını beraberinde getirdi.

Tek bir yapay zeka görseli ne kadar enerji tüketiyor?

Birleşmiş Milletler Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsünün “Çevre ve Sağlık: Karbon, Su ve Arazi Ayak İzleri” çalışmasına göre tipik bir yapay zeka görselinin üretiminde yaklaşık 2,9 vat-saat enerji tüketiliyor. Araştırmada bu miktarın, 10 vatlık bir LED ampulün yaklaşık 17 dakika çalışmasına karşılık geldiği belirtiliyor. Tek bir işlem üzerinden bakıldığında enerji tüketimi sınırlı görünse de yapay zeka araçlarının günlük kullanımının milyarlarca işleme ulaşması, toplam kaynak ihtiyacını büyütüyor. Özellikle görsel üretimi gibi yüksek hesaplama gerektiren işlemler, basit metin tabanlı görevlerle karşılaştırıldığında çok daha fazla enerji kullanıyor.

Bir görselin su ayak izi yaklaşık 29 mililitre

Yapay zeka görsellerinin çevresel maliyeti yalnızca elektrik tüketiminden oluşmuyor. Çalışmaya göre bir yapay zeka görselinin üretimi için kullanılan elektriğin su ayak izi yaklaşık 29 mililitre olarak hesaplanıyor. Bu miktar tek bir görsel için yaklaşık iki yemek kaşığı suya karşılık gelirken, 1 milyar görsel üretiminde yaklaşık 29 milyon litreye ulaşıyor. Dolayısıyla tekil bir işlemin kaynak tüketimi düşük seviyede görünse de kullanım hacmi arttıkça ortaya çıkan toplam çevresel etki de büyüyor.

“80’ler” akımına ilgi bir haftada yüzde 5 bin arttı

Yapay zekayla hazırlanan retro görsellerin sosyal medyada yaygınlaşması, akıma yönelik aramalara da yansıdı. Google Trends verilerine göre “80’ler akımı” ifadesine yönelik aramalar geçen hafta bir önceki haftaya göre yüzde 5 bin arttı.

Instagram başta olmak üzere sosyal medya platformlarında da yapay zeka ile oluşturulan 80’ler temalı fotoğraflar geniş biçimde paylaşılırken, bu yoğun talep yapay zeka hizmetlerinin arka planındaki hesaplama altyapısının ne ölçüde kullanıldığını yeniden gündeme taşıdı.

‘Şikayet kraliçesi' Ezgi Yen sosyal medyayı salladı: Markalar da dahil oldu
‘Şikayet kraliçesi' Ezgi Yen sosyal medyayı salladı: Markalar da dahil oldu
İçeriği Görüntüle

Yapay zekanın çevresel maliyeti elektrikle sınırlı değil

Yapay zekanın çevresel etkisi, bir görsel oluşturulurken harcanan elektrikle sınırlı kalmıyor. Veri merkezlerinin çalışması için gerekli elektriğin üretilmesi, yüksek işlem gücüne sahip sunucuların soğutulması, altyapının kurulması ve kullanılan elektronik donanımların üretimi de toplam kaynak tüketiminin parçalarını oluşturuyor.

Bu nedenle tek bir yapay zeka görselinin çevresel etkisi sınırlı düzeyde kalsa da milyarlarca işlemin bir araya gelmesiyle elektrik, su, arazi ve donanım ihtiyacında önemli bir artış ortaya çıkabiliyor.

Veri merkezlerinin elektrik tüketimi büyüyor

Çalışmadaki hesaplamalara göre küresel veri merkezleri 2025 yılında yaklaşık 448 teravatsaat elektrik tüketti. Uluslararası Enerji Ajansı ise veri merkezlerinin toplam elektrik tüketiminin 2030 yılında yaklaşık 950 teravatsaat seviyesine yükselmesini bekliyor.

IEA, söz konusu artışta yapay zekanın yaygınlaşmasının önemli etkenlerden biri olduğunu belirtiyor. Araştırmada ayrıca yapay zekayı destekleyen veri merkezlerinin 2030'daki elektrik tüketimiyle bağlantılı su ayak izinin 9,3 trilyon litreye, arazi ayak izinin ise 14 bin 500 kilometrekarenin üzerine çıkabileceği öngörülüyor.

Bu tahminlerin doğrudan “80’lerde nasıl görünürdüm?” akımına ilişkin olmadığı, yapay zeka altyapısının küresel ölçekte büyümesine yönelik hesaplamaları ifade ettiği özellikle vurgulanıyor.

Kullanıcıların verdiği komutlar enerji tüketiminin büyük bölümünü oluşturuyor

Araştırmaya göre yapay zekanın enerji tüketiminin önemli bölümü, modellerin eğitilmesinden sonraki kullanım aşamasında gerçekleşiyor. Kullanıcıların modellere gönderdiği günlük taleplerin işlenmesinin, toplam yapay zeka enerji kullanımının yaklaşık yüzde 80 ila 90'ını oluşturduğu belirtiliyor.

Tipik bir yapay zeka görselinin temel bir metin sınıflandırma işlemine kıyasla yaklaşık 1450 kat daha fazla enerji gerektirdiği hesaplanıyor. Aynı çalışmada tipik bir görsel üretiminin yaklaşık 2,9 vat-saat enerji tükettiği ifade ediliyor.

Kullanılan modele göre enerji ihtiyacı değişiyor

Hugging Face ve Carnegie Mellon Üniversitesi araştırmacılarının çalışmasında ise görsel üretimi için bin istem başına ortalama yaklaşık 2,9 kilovatsaat elektrik tüketildiği belirtiliyor. Araştırma, yapay zeka görevlerinde enerji ihtiyacının kullanılan modele ve gerçekleştirilen işlemin niteliğine göre ciddi biçimde değişebildiğine de dikkat çekiyor.

Bu nedenle her yapay zeka görseli için değişmez tek bir elektrik tüketimi değerinden söz etmek yerine, kullanılan modelin özellikleri ile işlem sırasında ihtiyaç duyulan hesaplama gücünün birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Yapay zekanın bir başka maliyeti: Elektronik atık

Yapay zekanın büyüyen kaynak ihtiyacı elektrik ve suyla sınırlı değil. Modelleri çalıştırmak için kullanılan sunucular, işlemciler ve diğer donanımların üretimi ile kullanım ömrünün sonunda ortaya çıkan elektronik atıklar da çevresel etkinin bir bölümünü oluşturuyor.

Araştırmada yapay zeka kaynaklı elektronik atığın 2030 yılında yıllık 2,5 milyon tona ulaşabileceği öngörülüyor. Böylece birkaç saniyede hazırlanan retro bir fotoğraf tek başına büyük bir kaynak tüketimi anlamına gelmese de milyarlarca yapay zeka işlemi, küresel ölçekte daha büyük bir elektrik, su, arazi ve donanım ihtiyacının parçası haline geliyor.

Kaynak: CNN