Suudi Arabistan’dan Çin’e yaklaşık 4 milyon varil ham petrol taşıyan iki dev tanker, küresel enerji piyasaları açısından kritik öneme sahip Babülmendep Boğazı’na doğru ilerliyor. “Xin Long Yang” ve “Cosnew Lake” isimli süpertankerlerin geçişi, yalnızca iki geminin yolculuğu olarak değerlendirilmiyor. Bu sevkiyat, Yemen’de etkili olan Husilerin Suudi Arabistan bağlantılı gemilere yönelik tehditlerinin ne ölçüde hayata geçirileceğini göstermesi açısından yakından takip ediliyor.

Çünkü Babülmendep Boğazı, dünya petrol ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri. Bu dar deniz koridorunda yaşanacak herhangi bir aksama, yalnızca bölgedeki ülkeleri değil, küresel enerji piyasalarını da doğrudan etkileyebilecek kapasiteye sahip. Çin bağlantılı iki tanker, Suudi Arabistan’ın Yanbu Limanı’ndan tamamen dolu şekilde ayrıldı. Her biri yaklaşık 2 milyon varil ham petrol taşıyan gemilerin Çin’in Qinzhou ve Huizhou limanlarına ulaşması bekleniyor. Tankerlerin Babülmendep Boğazı’ndan engellenmeden geçmesi halinde, Husilerin bu hafta Suudi Arabistan limanlarına yanaşan veya bu limanlardan yük alan gemilere yönelik tehditlerinin ardından bu rotayı kullanan ilk büyük petrol sevkiyatlarından biri olacak.

Babülmendep neden bu kadar önemli?

Babülmendep Boğazı, Yemen ile Afrika Boynuzu arasında yer alan ve Kızıldeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan stratejik bir deniz geçidi. Ortadoğu’dan Avrupa ve Asya’ya gönderilen milyonlarca varil petrol, bu güzergah üzerinden taşınıyor. Haziran ayında Babülmendep üzerinden günlük ortalama 7,4 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçtiği bildirildi. Bu miktar, küresel petrol üretiminin yaklaşık yüzde 7’sine denk geliyor. Bu nedenle boğazdaki güvenlik sorunları, yalnızca bölgesel bir kriz olarak değil, dünya enerji piyasaları açısından da önemli bir risk olarak değerlendiriliyor.

Bir geminin bu noktadan geçememesi, sadece o sevkiyatın gecikmesi anlamına gelmiyor. Alternatif rotalara yönelmek zorunda kalan tankerler daha uzun mesafeler kat ediyor, bu da yakıt, sigorta ve taşıma maliyetlerini artırıyor.

İki tanker neden yakından izleniyor?

Çinli mürettebata ve sahipliğe ait olduğu belirtilen “Xin Long Yang” isimli tanker, Babülmendep’e yaklaşırken kısa süreliğine yön değiştirdi ve Kızıldeniz’in orta kesiminde beklemeye başladı. Gemi takip verilerine göre tanker, çarşamba gecesi yeniden güneye yöneldi. Yemen kıyıları boyunca ilerleyen geminin otomatik tanımlama sisteminde varış noktası olarak Çin’in Qinzhou Limanı görünüyor.

Xin Long Yang’ın yeniden rotasına dönmesi, armatörlerin bölgedeki risk değerlendirmesinde değişiklik yaşandığı şeklinde yorumlandı.

Çin bayraklı “Cosnew Lake” isimli tanker de Xin Long Yang’ın arkasından aynı güzergahı takip ediyor. Geminin Çin’in Guangdong eyaletindeki Huizhou Limanı’nda yükünü boşaltması planlanıyor. Her iki tanker de Çin merkezli COSCO Shipping tarafından işletiliyor. Gemilerin, Asya’nın en büyük rafinerilerinden biri olan Sinopec’in ticaret kolu Unipec tarafından kiralandığı belirtiliyor. COSCO Shipping ve Sinopec’in ise geçiş kararı ve alınan güvenlik önlemleri hakkında henüz resmi bir açıklama yapmadığı bildirildi.

Husi tehdidi neden arttı?

Yemen’de etkili olan Husiler, Gazze savaşının ardından Kızıldeniz’de İsrail bağlantılı olduğunu düşündükleri ticari gemilere yönelik saldırılar düzenlemeye başladı. Füze ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırılar nedeniyle birçok uluslararası denizcilik şirketi, gemilerini daha uzun ancak daha güvenli kabul edilen rotalara yönlendirdi.

Demokrasi askıya alındı: O ülkede artık seçim yapılmayacak
Demokrasi askıya alındı: O ülkede artık seçim yapılmayacak
İçeriği Görüntüle

Son olarak Husiler, Suudi Arabistan limanlarına yanaşan veya bu limanlardan yük alan gemileri de hedef alabileceklerini açıkladı. Bu açıklamanın ardından Suudi Arabistan’ın ulusal denizcilik şirketi Bahri’ye ait gemiler ile Kızıldeniz’deki Suudi limanlarından yük alan tankerler yüksek alarm durumuna geçti. Bazı gemiler Süveyş Kanalı üzerinden kuzey rotasına yönelirken, bazı tankerler ise bölgede beklemeye başladı.

Bir tanker saldırıya uğradı

Husiler, Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukasını ihlal ettiklerini öne sürdükleri iki petrol tankerine füze ve insansız hava aracı saldırısı düzenlediklerini açıkladı. Grup, hedef alınan gemileri “Encelia” ve “Layla” olarak duyurdu. Suudi Arabistan ise “Encelia” isimli tankerin Kızıldeniz’de vurulduğunu doğruladı. Saldırının geminin ön bölümünde yangına yol açtığı ancak mürettebatın güvende olduğu bildirildi. “Layla” isimli tankere yönelik saldırı iddiası ise henüz bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadı.

Encelia saldırısının teyit edilmesi, bölgedeki tehdidin yalnızca sözlü açıklamalarla sınırlı kalmadığını gösteren gelişmelerden biri oldu. Bu nedenle Çin tankerlerinin Babülmendep geçişi, yalnızca bir ticari sevkiyat değil, bölgedeki yeni güvenlik dengelerinin de önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Bazı tankerler geçiş için bekliyor

Çin tankerleri Babülmendep yönünde ilerlerken, Suudi petrolü taşıyan bazı gemiler ise geçiş koşullarının netleşmesini bekliyor. Yanbu Limanı’nda yükleme yapan tam yüklü ham petrol süper tankeri “New Explorer” ile Aframax sınıfındaki “Lahore” isimli tankerlerin bekleyen gemiler arasında bulunduğu belirtiliyor. Bazı tankerler Babülmendep geçişini denemeye devam ederken, bazı gemiler ise daha güvenli kabul edilen alternatif rotalara yöneliyor. Kuveyt’e ait “Gas King” isimli geminin de salı günü Kızıldeniz’de güneye doğru ilerlerken rotasını değiştirdiği ve Süveyş Kanalı yönüne döndüğü bildirildi. Geminin bu kararı, bölgede artan güvenlik riskleri nedeniyle bazı şirketlerin daha temkinli hareket ettiğini gösteriyor.

Babülmendep trafiği yavaşladı

Bölgedeki güvenlik endişeleri, gemi hareketlerine de yansımaya başladı. Gemi takip şirketi Kpler’in verilerine göre Babülmendep Boğazı’ndan geçen tanker sayısı çarşamba günü 8’e kadar geriledi. Bir önceki gün ise bu sayı 16 olarak kaydedilmişti. Kızıldeniz’e ulaşmak veya bölgeden ayrılmak için Süveyş Kanalı’nı kullanan tanker sayısı ise çarşamba günü 15 oldu. Bir önceki gün bu rakam 13 seviyesindeydi. Veriler, bazı gemilerin rotalarını yeniden değerlendirdiğini ve bölgedeki belirsizliğin ticari deniz trafiğini yavaşlattığını ortaya koyuyor.

Babülmendep kapanırsa maliyet artacak

Babülmendep’in güvenli şekilde kullanılamaması halinde Suudi Arabistan’dan Asya’ya giden tankerlerin çok daha uzun bir güzergah izlemesi gerekecek. Bu durumda gemiler Kızıldeniz’den kuzeye çıkarak Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz’e ulaşacak. Ardından Cebelitarık Boğazı’nı geçerek Afrika kıtasının çevresinden Hint Okyanusu’na ve Asya’ya ilerleyecek. Ancak bu alternatif rota, normal güzergaha göre çok daha uzun.

Tahminlere göre bu yolculuk:

  • yaklaşık 10 bin deniz mili ek mesafe oluşturabilir,
  • seyahat süresini yaklaşık 34 gün uzatabilir,
  • gemi başına milyonlarca dolarlık ilave maliyet yaratabilir.

Sadece ek navlun maliyetinin gemi başına 5 milyon doları aşabileceği hesaplanıyor. Buna yakıt giderleri, sigorta primleri ve Süveyş Kanalı geçiş ücretleri de eklendiğinde enerji taşımacılığındaki maliyet baskısının daha da artabileceği belirtiliyor.

Tam yüklü süpertankerlerin Süveyş Kanalı’ndan doğrudan geçişinde yaşanabilecek sınırlamalar nedeniyle bazı yüklerin Mısır’daki SUMED petrol boru hattına aktarılması gerekebileceği ifade ediliyor. Ancak SUMED hattının kapasitesinin sınırlı olması, yeni bir lojistik darboğaz oluşturabilecek riskler arasında gösteriliyor.

Yanbu Limanı’nın önemi arttı

Suudi Arabistan açısından Babülmendep’in güvenliği, yalnızca bir deniz geçişi meselesi değil. Aynı zamanda ülkenin petrol ihracat rotaları açısından da büyük önem taşıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki risklerin artmasının ardından Suudi Arabistan, petrol sevkiyatlarında Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na daha fazla yöneldi. Ülkenin normal ham petrol ihracatının yüzde 70’ten fazlasını Yanbu üzerinden gerçekleştirdiği belirtiliyor.

Yanbu’dan yapılan petrol ve yakıt sevkiyatlarının nisandan bu yana günlük ortalama 4,5 milyon varilin üzerine çıktığı bildirildi. Bu yüklerin yaklaşık yüzde 70’inin Asya pazarlarına gönderildiği ifade ediliyor. Geçen yıl günlük yaklaşık 973 bin varil seviyesinde olan Yanbu çıkışlarının son dönemde 4 milyon varil civarına yükselmesi, limanın küresel enerji ticaretindeki önemini artırdı. Ancak Babülmendep’in kapanması veya güvenli olmaktan çıkması halinde Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı’na alternatif oluşturmak için kullandığı bu hat da büyük ölçüde etkilenebilir.

Körfez’de yüzlerce tanker bekliyor

Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik sorunları, enerji taşımacılığında birikmeye neden oldu. 20 Temmuz itibarıyla Basra Körfezi’nde yüklü halde bekleyen tanker sayısının 253’e ulaştığı hesaplandı. Bu gemilerin 102’sini petrol tankerleri, 64’ünü LNG taşıyıcıları ve 66’sını sıvılaştırılmış petrol gazı taşıyan gemiler oluşturuyor. Geçişlerin yavaşlaması, petrol üretiminin devam etmesine rağmen yüklerin alıcılara ulaşmasını zorlaştırıyor. Bu durum depolama kapasitesi, navlun fiyatları ve sigorta maliyetleri üzerinde baskı oluşturuyor.

Petrol piyasaları iki kritik geçişi izliyor

Enerji piyasaları şu anda Babülmendep ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeleri yakından takip ediyor. Hürmüz Boğazı, Körfez ülkelerinden çıkan petrolün dünya piyasalarına ulaşmasında en kritik noktalardan biri olurken, Babülmendep de bu petrolün Asya ve Avrupa rotalarındaki önemli geçiş kapılarından biri olarak öne çıkıyor. Bu iki noktada aynı anda yaşanabilecek bir aksama, küresel enerji arzı açısından daha büyük bir risk oluşturabilir.

Brent petrol fiyatlarının 96 dolar seviyesinin üzerine çıkmasında da bu güvenlik endişelerinin etkili olduğu belirtiliyor. Çin tankerlerinin Babülmendep’ten sorunsuz geçmesi piyasalar açısından kısa vadeli bir rahatlama sağlayabilir. Ancak gemilerin saldırıya uğraması, geri dönmesi veya boğazın geçişe kapanması halinde petrol fiyatları, navlun maliyetleri ve sigorta piyasalarında yeni bir dalgalanma yaşanabileceği değerlendiriliyor.

Kaynak: Bloomberght, Dünya