Gıda kaynaklarına kesintisiz ve güvenilir erişim, ülkelerin milli güvenliğini doğrudan ilgilendiren konular arasında yer alıyor. Tarımsal üretimin temelini oluşturan tohum da bu nedenle stratejik önem taşıyor. Yerli tohum geliştirme kapasitesi, ülkelerin üretim süreçlerinde dış kaynaklara bağımlılığını azaltırken kendi iklim ve tarım koşullarına uygun çeşitler geliştirmesine de imkan sağlıyor.

Bu doğrultuda çalışmalarını sürdüren OYAK bünyesindeki HEKTAŞ, büyüme stratejisinde tohumculuk ve araştırma-geliştirme (AR-GE) yatırımlarına ağırlık veriyor. Akdeniz Üniversitesi Teknoparkı bünyesinde yaklaşık 36 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteren HEKTAŞ Tohum; bitki ıslahı, biyoteknoloji ve ileri tohum teknolojileri alanlarında çalışmalar yürütüyor.

Farklı coğrafyalara uygun tohumlar geliştiriliyor

HEKTAŞ Tohum, farklı bölgelerin iklim özelliklerine ve tarımsal üretim ihtiyaçlarına uygun, yüksek verimli çeşitler geliştirmek amacıyla ıslah çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’de geliştirilen tohumlar, farklı ülkelerde denemelere tabi tutulurken elde edilen sonuçlara göre bölgesel ihtiyaçları karşılayacak çeşitler üzerinde çalışılıyor.

Şirketin Orta Asya ve Orta Doğu pazarlarında yürüttüğü tohum denemeleri ikinci sezonunda devam ediyor. Bu pazarlarda ilk ticari faaliyetlerin de başlamasıyla şirketin uluslararası büyüme hedefleri doğrultusunda adımlar atılıyor.

Yalçıntaş: Tohum, gıda güvenliğinin temel şartı

Antalya’daki HEKTAŞ Tohum Tesisi’ni ziyaret ederek incelemelerde bulunan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, tesisteki çalışmalara ilişkin Anadolu Ajansı muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Yalçıntaş, tohum ıslahı faaliyetlerinin yürütüldüğü tesiste şirketin bilimsel birikimi, AR-GE altyapısı ve tarımsal vizyonunun bir araya geldiğini ifade etti.

Tohumun tarımsal üretimin başlangıç noktası olduğunu belirten Yalçıntaş, verimli ve sürdürülebilir tarımın yanı sıra gıda güvenliğinin de nitelikli tohumla mümkün olduğunu vurguladı. Türkiye’nin kendi tohumunu geliştirebilmesinin, ülkenin gıda arz güvenliği ve stratejik bağımsızlığı açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.

Bitki ıslahı, biyoteknoloji ve ileri tohum teknolojilerinde kapsamlı çalışmalar gerçekleştirdiklerini aktaran Yalçıntaş, yerli üretimin desteklenmesi gerektiğine dikkati çekti.

Yalçıntaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Tohum bir ülkenin gıda güvenliğinin olmazsa olmaz şartıdır. Çünkü gıda olması için tohum olması lazım. Dolayısıyla bir ülkenin tohumunu üretebilmesi, kendi şartlarında çiftçisine teslim edebilmesi ve üretimine destek olabilmesi tarım ekonomisinin birinci önemli önceliğidir. HEKTAŞ, OYAK grubunun en temel firmalarından biri olurken, borsaya da açık şirketleri arasındadır. Ülkenin gıda güvenliğine katkı sağlayabilmek, kendi öz tohumumuzu yetiştirebilmek ve bu topraklara uygun, burada yaşayan insanların ihtiyaçlarına uygun besinleri sağlıklı şekilde yetiştirebilmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.”

Altın fiyatları 12 Ekim 2026: İzmir’de ve piyasada gram, çeyrek altın kaç TL?
Altın fiyatları 12 Ekim 2026: İzmir’de ve piyasada gram, çeyrek altın kaç TL?
İçeriği Görüntüle

Türkiye tohum pazarında yerli üretim hedefi

Türkiye’deki tohum pazarının büyük ölçüde uluslararası şirketlerin etkisinde olduğunu belirten Yalçıntaş, HEKTAŞ’ın yerli ve milli tohum üretimiyle bu alanda katkı sunmayı hedeflediğini söyledi. Şirketin öncelikleri arasında çiftçilerin ihtiyaçlarına uygun, sağlıklı ve kaliteli tohum çeşitlerini uygun koşullarda sunmak bulunduğunu dile getirdi.

Yaklaşık 36 bin metrekarelik tesiste hibrit sebze tohumları geliştirildiğini aktaran Yalçıntaş, yerli AR-GE çalışmalarıyla ortaya çıkarılan çeşitlerin Türk tarımına kazandırıldığını ifade etti.

39 tescilli tohum çeşidi bulunuyor

HEKTAŞ Tohum’un AR-GE faaliyetlerinin TÜBİTAK proje destekleriyle güçlendirildiğini belirten Yalçıntaş, şirketin sebze tohumları ve endüstriyel bitki tohumları gruplarında toplam 39 tescilli çeşide sahip olduğunu bildirdi.

Şirket, TAMEK gibi kuruluşlarla yürüttüğü işbirlikleri ve satış-pazarlama ağları aracılığıyla AR-GE aşamasından tarımsal üretime, tarladan sofraya uzanan değer zincirini geliştirmeyi amaçlıyor.

Yalçıntaş, yüksek katma değer üreten ve uluslararası pazarlarda rekabet edebilen yerli ve milli bir tohum markası oluşturma hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Kaynak: Haber Merkezi