Yarasaların nerede ve ne zaman ortaya çıktığına ilişkin bilim dünyasındaki tartışmalara yeni bir araştırma farklı bir boyut kazandırdı. Yaşayan türlerden elde edilen genomlarla fosil kayıtlarını karşılaştıran araştırmacılar, yarasaların kökeninin daha önce öne sürülen bölgeler yerine Avrupa'ya dayanabileceğini belirledi.

Araştırma, 2017 yılında başlatılan küresel Bat1K Projesi kapsamında gerçekleştirildi. Proje, dünya genelinde yaşayan yaklaşık 1500 yarasa türünün genomlarını dizileyerek türlerin genetik ve evrimsel geçmişini ortaya çıkarmayı amaçlıyor.

Çalışmaya 130’dan fazla araştırmacı katılırken, incelemelerde 21 yarasa familyasına ait 103 genom ile dünyanın farklı bölgelerinden çıkarılan 44 fosil kullanıldı. Genetik bulguların fosil kayıtlarıyla birlikte değerlendirilmesiyle yarasaların evrimsel soy ağacı yeniden oluşturuldu.

İlk yayılım Avrupa’dan başlamış olabilir

Araştırmadan elde edilen bulgular, yarasaların en eski atalarının yaklaşık 65 milyon yıl önce Avrupa’da yaşamış olabileceğini gösterdi. Araştırmacıların değerlendirmesine göre bu erken dönem yarasaları daha sonraki süreçte Afrika’ya yayıldı.

Elon Musk’tan yapay zekanın insanlığı yok etmesiyle ilgili soruya yanıt: Zaten bir gün hepimiz öleceğiz
Elon Musk’tan yapay zekanın insanlığı yok etmesiyle ilgili soruya yanıt: Zaten bir gün hepimiz öleceğiz
İçeriği Görüntüle

Yarasaların yayılımı bununla da sınırlı kalmadı. Türlerin zaman içerisinde Asya, Kuzey Amerika ve Avustralya’ya ulaştığı değerlendirildi.

Bu sonuç, yarasaların kökeninin Afrika, Asya veya Kuzey Amerika’da olduğu yönündeki önceki görüşlere alternatif bir senaryo ortaya koydu.

Uçuş ve ekolokasyon da erken dönemde gelişti

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de yarasaların sahip olduğu temel özelliklerin ne zaman ortaya çıktığıyla ilgili oldu.

Elde edilen veriler, yarasaların uçma kabiliyetinin yanı sıra çevrelerini algılamak için kullandıkları ekolokasyon sisteminin de evrimlerinin erken aşamalarında gelişmiş olabileceğine işaret etti.

Bilim insanları, fosil kayıtları ile modern yarasalardan elde edilen genetik verilerin birlikte değerlendirilmesinin, türlerin geçmişine ilişkin daha kapsamlı sonuçlar elde edilmesini sağladığını belirtti.

“Ne zaman ve nerede ortaya çıktığını bulmamızı sağlıyor”

Araştırmanın yazarlarından Profesör Liliana Davalos, kullanılan yöntemin yalnızca fosil kayıtlarına veya günümüzde yaşayan türlerin genetik özelliklerine ayrı ayrı bakmak yerine iki veri grubunu birlikte değerlendirmeye imkan verdiğini söyledi.

Davalos, genomik verilerin de analize dahil edilmesi sayesinde en eski fosil yarasa grubunun belirlenebildiğini ve yarasaların ortaya çıkış zamanı ile coğrafi kökenine ilişkin yeni bulgular elde edildiğini ifade etti.

Araştırma ekibi, elde edilen sonuçların yarasaların evrimsel geçmişine dair uzun süredir yanıt aranan sorulara yeni açıklamalar getirdiğini belirtti.

Kaynak: Haber Merkezi