Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD) Eylül 2026 tarihli Küresel Ticaret Güncellemesi raporunda, hizmetlerin dünya ticaretindeki ağırlığının giderek arttığı belirtildi. Küresel hizmet ihracatının toplam ihracattaki payı 2015’te yüzde 23 iken 2025’te yüzde 27’ye yükselirken, dijital olarak sunulabilir hizmetler bu büyümenin en hızlı gelişen alanlarından biri oldu. Dünya hizmet ihracatı son 10 yılda yıllık ortalama yüzde 6,7 büyürken, 2025’teki artış yüzde 8,3 olarak gerçekleşti.
Dijital hizmet ticareti yıllık yüzde 7,1 büyüdü
İnternet üzerinden uzaktan sunulabilen dijital hizmetler, son 10 yılda yıllık ortalama yüzde 7,1 büyüdü. Böylece bu hizmetlerin küresel hizmet ihracatındaki payı yüzde 56’ya ulaştı. Sigorta ve emeklilik hizmetleri, finans, telekomünikasyon, bilgisayar ve bilgi hizmetleri, araştırma-geliştirme, profesyonel danışmanlık ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri bu kapsamda değerlendiriliyor. UNCTAD’a göre dijital platformların yaygınlaşması, bulut bilişim altyapısındaki gelişmeler ve bağlantı imkanlarının artması söz konusu büyümeyi destekleyen başlıca unsurlar arasında bulunuyor.
Gelişmiş ülkeler ile en az gelişmiş ülkeler arasındaki fark büyüyor
Dijital hizmetlerin küresel ölçekte hızla büyümesine karşın ülkeler arasındaki pay dağılımı önemli ölçüde farklılaşıyor. Gelişmiş ekonomilerde dijital olarak sunulabilir hizmetlerin toplam hizmet ihracatındaki payı yaklaşık yüzde 61’e ulaşırken, en az gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 16’da kalıyor. En az gelişmiş ülkelerin toplam hizmet ihracatı son 10 yılda yıllık ortalama yüzde 3 büyürken, bu ülkelerin küresel hizmet ihracatındaki payı 2025’te yüzde 0,6’ya geriledi. UNCTAD, ulaşım ve seyahat gibi geleneksel hizmetlerin bu ülkelerin ihracatında ağırlığını koruduğunu belirtti.
Yapay zeka dijital hizmet ticaretini değiştirebilir
Raporda yapay zekanın hizmet sektörlerinde verimlilik ve yenilikçiliği artırabileceği, dijital hizmetlerin üretim ve sunum maliyetlerini azaltabileceği ifade edildi. Bununla birlikte yapay zeka için gerekli veri, hesaplama kapasitesi, finansman ve nitelikli insan kaynağının sınırlı sayıda ülke ve şirkette yoğunlaşmasının mevcut dijital eşitsizlikleri daha da artırabileceği uyarısı yapıldı. UNCTAD verilerine göre yapay zeka hazırlığında da ülkeler arasında belirgin fark bulunuyor. Raporda gelişmiş ekonomilerin ortalama yapay zeka hazırlık puanının 0,65, gelişmekte olan ekonomilerin 0,41 ve en az gelişmiş ülkelerin 0,31 olduğu belirtiliyor. Gelişmekte olan ülkelerin üçte birinden daha azının ulusal yapay zeka stratejisine sahip olduğu da kaydediliyor.
Dijital altyapı ve beceriler belirleyici olacak
UNCTAD, dijital hizmet ticaretinden daha fazla ülkenin yararlanabilmesi için güvenilir ve uygun maliyetli internet altyapısının geliştirilmesi, sınır ötesi ödeme sistemlerinin güçlendirilmesi ve dijital becerilere yatırım yapılması gerektiğine dikkat çekti. Kurum ayrıca ülkelerin uluslararası dijital ticaret kurallarının oluşturulmasına daha etkin biçimde katılması gerektiğini belirtti. Dijital hizmetlerin büyümesinin önündeki engeller arasında bağlantı maliyetleri, ödeme sistemlerine erişim, beceri eksiklikleri ve düzenleyici kapasite farklılıkları da gösteriliyor.
“Değer artık yalnızca fiziksel ürün üzerinden üretilmiyor”
DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanı Erdem Erkul da küresel ticarette değerin yalnızca fiziksel ürünler üzerinden değil; yazılım, veri, tasarım, finansman, danışmanlık ve satış sonrası hizmetler üzerinden de üretildiğini belirtti. Dijital olarak sunulabilir hizmetlerin son 10 yıldaki büyümesinin küresel ticaretteki yapısal dönüşümü ortaya koyduğunu ifade eden Erkul, otomotivden enerjiye, sağlıktan lojistiğe kadar birçok sektörde ürünlerin dijital hizmetlerle birlikte sunulduğunu kaydetti.
Yapay zeka ihracatta yeni alanlar açabilir
Erkul, gelişmekte olan ülkelerin hızlı ve güvenli dijital altyapıya yatırım yapmasının yanı sıra dijital becerilerini geliştirmesi ve sınır ötesi ödeme sistemlerini kolaylaştırması gerektiğini belirtti. Yapay zekanın yazılım, müşteri hizmetleri, finans, sağlık, eğitim, enerji ve lojistik gibi alanlarda yeni ihracat fırsatları oluşturabileceğini ifade etti. Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısının yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesi ve uygulanması açısından önemli bir zemin sunduğunu belirten Erkul, fabrikalarda kalite kontrol, enerji yönetimi ve bakım süreçlerinde kullanılan teknolojilerin uluslararası pazarlara taşınabileceğini kaydetti.




