Türkiye’de yaşlanan nüfus ve tek başına yaşayan yaşlı bireylerin durumu, sosyal destek ve sağlık takibini önemli hale getiriyor. Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, yalnız yaşamak ile sosyal izolasyonun birbirinden farklı olduğunu belirterek, sosyal ilişkilerin zayıflamasının demans, depresyon ve fiziksel sağlık sorunlarıyla ilişkili olabileceğini ifade etti. Yaşlı bireylerde bazı belirtilerin yaşlanmanın doğal sonucu olarak değerlendirilmesinin sağlık sorunlarının fark edilmesini geciktirebildiğine dikkat çekti.
Yalnız yaşamak ile sosyal izolasyon farklı
Fiziksel olarak tek başına yaşamanın, kişinin kendisini yalnız hissetmesi veya sosyal ilişkilerinin yetersiz olmasıyla aynı anlama gelmediğini belirten Müge Yaşar, güçlü sosyal bağları, zihinsel uğraşları ve fiziksel aktiviteleri bulunan yaşlıların sağlıklarını koruyabildiğini söyledi.
Eş kaybı, emeklilik ve hastalıklar nedeniyle sosyal çevrenin daralmasının izolasyona yol açabileceğini aktaran Yaşar, sosyal bağlantı eksikliğinin hem ruhsal hem de fiziksel sağlık açısından risk oluşturduğunu ifade etti. Sosyal izolasyonun günlük yaşam aktivitelerini de olumsuz etkileyebileceğini belirten Yaşar, ilaçların düzenli kullanılması, dengeli beslenme ve kişisel bakımın sürdürülmesinde güçlük yaşanabileceğini kaydetti.
Sosyal izolasyon demans riskini etkiliyor
Sosyal etkileşimin azalmasının beyin sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirten Yaşar, araştırmalarda kronik yalnızlık ve sosyal izolasyonun yaşlı bireylerde demans riskindeki artışla ilişkilendirildiğini söyledi.
Tek başına yaşayan yaşlılarda unutkanlık ve bilişsel gerilemenin yakınları tarafından fark edilmesinin gecikebildiğine dikkat çeken Yaşar, depresyonun da zihinsel yavaşlama ve bellek sorunlarına neden olabileceğini ifade etti. Depresyona bağlı bilişsel belirtilerin bazen yalancı demans olarak adlandırıldığını belirten Yaşar, depresyon ile nörolojik kaynaklı demansın ayırt edilmesi için uzman değerlendirmesinin önemini vurguladı.
Yaşlılık depresyonu farklı belirtilerle ortaya çıkabiliyor
İleri yaşlarda depresyonun her zaman üzüntü veya ağlama şeklinde kendini göstermediğini belirten Yaşar, bazı kişilerin öncelikle bedensel şikâyetlerle sağlık kuruluşlarına başvurabildiğini aktardı.
Sürekli yorgunluk, uyku bozuklukları, iştahsızlık, isteksizlik ve geçmeyen vücut ağrılarının yaşlılarda depresyonla ilişkili olabileceğini söyleyen Yaşar, bu belirtilerin yalnızca yaşlanmaya bağlanarak göz ardı edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
Yaşlıların sosyal hayata katılımı desteklenmeli
Çocukları farklı şehirlerde yaşayan yaşlı bireylerin sağlık ve sosyal yaşamlarının düzenli takip edilmesi gerektiğini belirten Yaşar, telefon görüşmelerinin yanı sıra komşuluk ilişkilerinin, arkadaş çevresinin, yürüyüşlerin ve yerel hobi gruplarının desteklenmesinin önemine değindi.
Yaşlı bireyin bağımsızlığını zedeleyecek aşırı kontrolcü yaklaşımlardan kaçınılması gerektiğini ifade eden Yaşar, daha önce sosyal ve hareketli olan bir kişinin telefonlara geç dönmesi, dışarı çıkmayı reddetmesi, konuşmalarını kısaltması veya kişisel bakımını ihmal etmesi gibi değişikliklerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Şüphecilik, halüsinasyonlar veya yaşamak istemediğini belirten ifadelerin ortaya çıkması halinde ise vakit kaybetmeden bir sağlık uzmanından destek alınması gerektiğini vurguladı.




