Dünya genelinde kanser kaynaklı ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer alan akciğer kanserinde erken teşhis, tedavi başarısını ve yaşam süresini doğrudan etkiliyor. Türk Göğüs Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Atilla Eroğlu, erken evrede teşhis edilen hastalarda 5 yıllık sağkalım oranının yüzde 90'ın üzerine çıkabildiğini, geç evrede ise yüzde 10'un altına düşebildiğini belirterek sigara kullanımına ve belirtilerin göz ardı edilmemesine dikkat çekti.
Antalya'da düzenlenen 14. Ulusal Göğüs Cerrahisi Kongresi'nde konuşan Türk Göğüs Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Atilla Eroğlu, akciğer kanserinin en önemli tetikleyicisinin sigara olduğunu vurguladı. Uzun süren öksürük, kanlı balgam, kilo kaybı ve nefes darlığı gibi belirtileri bulunan kişilerin vakit kaybetmeden hekime başvurması gerektiğini belirten Eroğlu, erken tanının tedavi sürecindeki önemine işaret etti.
Erken teşhis yaşam süresini artırıyor
Akciğer kanserinde erken teşhisin tedavi başarısı açısından büyük önem taşıdığını belirten Eroğlu, özellikle sigara kullanan kişilerin risk durumlarına göre hekim kontrolünde tarama yaptırmaları gerektiğini ifade etti. Hastalığın erken evrede tespit edilmesinin yaşam süresini önemli ölçüde artırabildiğini kaydeden Eroğlu, geç teşhisin ise tedavi seçeneklerine rağmen ölümcül sonuçlara yol açabildiğini söyledi.
Erken evrede teşhis edilen akciğer kanserinde 5 yıllık sağkalım oranının yüzde 90'ın üzerine çıkabildiğini, geç evrede ise yüzde 10'un altına düşebildiğini belirten Eroğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Medikal tedavilerdeki iyileşmelere, kapalı ameliyat yöntemlerine, cerrahi, robotik sistemlerin, akıllı ilaçların gelişmesine rağmen akciğer kanserinde geç teşhiste maalesef yaşam süresi çok kısalıyor. Onun için kanser öldürmüyor, geç teşhis öldürüyor."
Yeni tedavi yöntemleri gelişiyor
Akciğer kanserinin tanı ve tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını aktaran Eroğlu, geçmişte göğüs kafesi açılarak gerçekleştirilen ameliyatların artık birkaç küçük kesiden kamera yardımıyla yapılabildiğini belirtti. Bu yöntemlerin hastaların iyileşme sürecini kısalttığını ifade eden Eroğlu, bazı ağır ameliyatların ardından hastaların birkaç gün içerisinde taburcu edilebildiğini söyledi.
Yeni nesil ilaçların da tedavi sürecinde önemli avantajlar sağladığına dikkat çeken Eroğlu, immünoterapi ve akıllı ilaçların tedavi seçeneklerini artırdığını kaydetti. Bağışıklık sisteminin kanserle mücadeledeki rolüne değinen Eroğlu, şu değerlendirmede bulundu:
"Artık bağışıklık sistemimizi yükselterek kanser oluşmasına engel olabiliyoruz. Her insan ömründe 100 defa kanser olma riski taşıyor. Eğer bağışıklık sistemimiz çok iyi seviyedeyse bu kanseri engelliyor ama bağışıklık sistemi çöktüğünde kanser büyümeye, vücuda yayılmaya başlıyor."
Akciğer kanserinin belirtilerine dikkat
Akciğer kanserinde erken tanı için hastalığın belirtilerinin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Eroğlu, uzun süren öksürük, kanlı balgam, açıklanamayan kilo kaybı ve nefes darlığı gibi şikâyetleri bulunan kişilerin sağlık kuruluşlarına başvurmasının önemini hatırlattı.
Özellikle sigara kullananların ve ailesinde akciğer kanseri öyküsü bulunan kişilerin hastalık riski konusunda bilinçli olması gerektiğini belirten Eroğlu, uygun tarama ve kontrollerin hekim değerlendirmesi doğrultusunda yapılması gerektiğini ifade etti. Tanı ve tedavi yöntemlerindeki gelişmelere rağmen geç teşhisin yaşam süresini kısaltabildiğine dikkat çeken Eroğlu, erken tanının önemini bir kez daha vurguladı.




