Avrasya Üronkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Volkan Tuğcu, Türkiye’nin robotik cerrahi alanında son yıllarda elde ettiği başarıları ve Türk cerrahların uluslararası alandaki konumunu değerlendirdi. Türkiye’nin artık robotik cerrahiyi yalnızca kullanan bir ülke olmadığını belirten Tuğcu, cerrahi bilgi ve tecrübenin uluslararası alanda paylaşılmaya başlandığını söyledi.
Türk cerrahların deneyimi yurtdışına taşınıyor
Türkiye’nin robotik cerrahide yeni teknikler geliştiren ve sahip olduğu deneyimi yabancı meslektaşlarıyla paylaşan bir konuma geldiğini belirten Tuğcu, yabancı cerrahların Türkiye’ye yalnızca kullanılan teknolojiyi görmek amacıyla gelmediğini, robotlarla daha iyi cerrahi uygulamayı öğrenmek istediklerini ifade etti. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki konumunun ulaşılabilirliği artırdığını ancak yabancı cerrahların Türkiye’yi tercih etmesindeki asıl unsurun coğrafi konumdan ziyade Türk cerrahların bilgi birikimi ve cerrahi deneyimi olduğunu vurgulayan Tuğcu, özellikle ürolojik robotik cerrahide dünya standartlarının yakalandığını söyledi. Tuğcu, bazı özel cerrahi tekniklerde Türkiye’nin dünyanın önde gelen merkezleriyle rekabet ettiğini belirterek, prostat kanseri tedavisinde uygulanan perineal robotik radikal prostatektomi konusunda Türkiye’nin sahip olduğu deneyimin bunun önemli örneklerinden biri olduğunu dile getirdi.

“Türkiye artık sadece teknoloji tüketen ülke değil”
Robotik cerrahi eğitimi almak için Türkiye’ye gelen yabancı cerrahların kendi ülkelerine döndükten sonra öğrendikleri teknikleri uygulamaya başlamasının kendileri açısından önemli olduğunu belirten Tuğcu, eğitimlerin etkisinin farklı ülkelerdeki hastaların tedavilerine yansıdığını söyledi. Tuğcu, “Verdiğiniz eğitimin etkisini, sizin yanınızdan ayrıldıktan sonra başka bir ülkedeki hastanın tedavisinde görmek, bilginin paylaştıkça çoğaldığının en somut göstergesi” değerlendirmesinde bulundu. Türk cerrahların bilgi ve deneyimlerinin farklı ülkelerde hastaların tedavisine katkı sunduğunu belirten Tuğcu, bu durumu “Türk imzasıyla, Türkiye’den kilometrelerce uzaktaki hastaların tedavi şansına erişmesi” olarak nitelendirdi.
Robotik cerrahide Türkiye’ye ilgi artıyor
Türkiye’nin sağlık alanındaki uluslararası algısında önemli bir değişim yaşandığını belirten Tuğcu, özellikle robotik cerrahi alanında dünyadaki gelişmelere hızlı şekilde uyum sağlandığını söyledi. Artık yalnızca yurtdışında geliştirilen teknolojilerin takip edilmediğini vurgulayan Tuğcu, Türkiye’de bu teknolojileri ileri cerrahi deneyimle birleştiren merkezler ve cerrahların bulunduğunu ifade etti. Bu durumun hem uluslararası hastaların hem de yabancı hekimlerin Türkiye’ye ilgisini artırdığını belirten Tuğcu, Türkiye’nin gelecekte belirli cerrahi alanlarda yalnızca bölgenin değil, dünyanın da takip ettiği merkezlerden biri olabileceğini kaydetti.
Robotlar doktorların yerini alacak mı?
Robotik cerrahinin gelişmesiyle birlikte gündeme gelen “Robotlar gelecekte cerrahların yerini alacak mı?” tartışmasına da değinen Tuğcu, bu yaklaşımın şimdilik aceleci olduğunu söyledi. Bir ameliyatın yalnızca teknik olarak gerçekleştirilmesinin yeterli olmadığını belirten Tuğcu, karar verme süreci, tıbbi sorumluluk, hukuki yükümlülükler ve etik sonuçların da göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti. Sanal gerçeklik, yapay zeka ve robotik sistemlerin gelişmesiyle bugün mümkün görünmeyen bazı uygulamaların gelecekte gerçekleşebileceğini belirten Tuğcu, mevcut durumda robotları bir “süper araç” olarak gördüğünü söyledi. Tuğcu’ya göre robotik sistemler, iyi bir cerrahın deneyimini, el becerisini, görüşünü ve karar verme kapasitesini destekleyen güçlü bir teknoloji olarak öne çıkıyor.
Robotlar gelecekte cerrahi asistan olabilir
Gelecekte robotların yalnızca cerrahın el hareketlerini aktaran sistemler olmaktan çıkabileceğini belirten Tuğcu, yapay zeka ve gelişmiş robotik sistemlerin ameliyat sırasında cerraha bilgi sunan bir “cerrahi asistan” haline gelmesinin mümkün olduğunu söyledi. Böyle bir gelişmenin cerrahi alanında yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini ifade eden Tuğcu, robotik cerrahinin ortaya çıkışındaki temel amaçlardan birinin de cerrahi uzmanlığın coğrafi sınırlarını ortadan kaldırmak olduğunu belirtti. Uzaktan robotik cerrahi konusunda önemli ilerlemeler kaydedildiğini aktaran Tuğcu, ancak bu teknolojinin yaygınlaşması için yalnızca teknik altyapının yeterli olmadığını vurguladı. Hukuki sorumluluk, hasta güvenliği, veri güvenliği ve ülkeler arasındaki sağlık mevzuatının uyumlaştırılması gibi konuların da çözülmesi gerektiğini ifade etti.





