Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, düzenlediği basın toplantısında İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Karşıyaka Belediyesi arasında reklam üniteleri üzerinden yaşanan gerilimin ayrıntılarını anlattı. Sürecin yalnızca billboardlarda yer alan reklamların kaldırılmasından ibaret olmadığını belirten Ünsal, Kent A.Ş.’nin gelir sağlayan demirbaşlarının yanı sıra uygulamanın hukuki dayanağı ve söküm yöntemi konusunda da itirazlarının bulunduğunu ifade etti. Ünsal, Şubat ayında ortak bir inceleme yapılmasını önerdiklerini ancak yanıt alamadıklarını, eylül ayında başlayan sökümlerin ardından ise birden fazla hukuki yola başvurduklarını açıkladı.
“Süreç Büyükşehir’in rutin denetimleriyle başlamadı”
Ünsal, tartışmanın başlangıcının Büyükşehir Belediyesi’nin rutin denetimleri olmadığını belirterek, 13 Şubat 2026’da Vizyon Kent Reklam Pazarlama A.Ş.’nin Büyükşehir Belediyesi’ne yaptığı başvuruyu işaret etti. Ünsal’ın aktardığına göre Vizyon Kent, Karşıyaka’daki 29 reklam ünitesinin kendi münhasır işletme hakkını ihlal ettiğini ve gelir kaybına yol açtığını ileri sürerek panoların kaldırılmasını talep etti. Başvurunun dört gün sonra Karşıyaka Belediyesi’ne iletildiğini söyleyen Ünsal, Kent A.Ş.’nin 20 Şubat’ta verdiği yanıtta Vizyon Kent’in Büyükşehir Belediyesi ile yaptığı sözleşmenin ihale envanterindeki 3 bin 701 üniteyle sınırlı olduğunu savundu. Karşıyaka Belediyesi olarak reklam ünitelerinin tek tek incelenmesi, kime ait olduklarının ve hangi mevzuata tabi olduklarının birlikte belirlenmesi amacıyla ortak bir komisyon kurulmasını önerdiklerini belirten Ünsal, bu öneriye yanıt verilmediğini söyledi.
“İtiraz yollarımız kullanılmadan sökümler başladı”
Ünsal, 14 Eylül’de Büyükşehir Belediyesi zabıta ekiplerinin Kent A.Ş.’ye ait 20 demirbaş için 20 ayrı ihtarname ve idari para cezası düzenlediğini, ertesi gün ise sökümlerin başladığını açıkladı. İlk gün altı ünitenin kaldırıldığını belirten Ünsal, hukuki başvuru yollarının fiilen kullanılmasına fırsat verilmeden işlemlerin başlatıldığını savundu. Daha sonraki süreçte hakkında herhangi bir ihtar veya para cezası bulunmayan başka reklam ünitelerinin de söküldüğünü ileri süren Ünsal, sahadaki görevlilerin ayrıca ihtar verilmesine gerek olmadığını söylediğini aktardı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ise işlemlerin aylar süren inceleme ve yazışmaların ardından gerçekleştirildiğini, kaldırılan 20 reklam unsurunun yediemin deposunda muhafaza edildiğini açıkladı.
“Mesele kâğıt afiş değil, yıllardır duran reklam üniteleri”
Ünsal, hukuki itirazlarının temelinde sökülen yapıların hangi mevzuat kapsamında değerlendirilmesi gerektiği bulunduğunu söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nin Kabahatler Kanunu’nun 42’nci maddesine dayandığını belirten Ünsal, söz konusu düzenlemenin afiş ve ilanlara ilişkin olduğunu, tartışmanın ise yıllardır aynı noktalarda bulunan metal konstrüksiyonlu ve elektrik tesisatına sahip billboard ve totemler üzerinden yürüdüğünü savundu. Ünsal, Büyükşehir Belediyesi’nin kendi İlan, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği’ni uygulaması halinde belirli bir süre verilmesi, imar mevzuatının uygulanması halinde ise yerinde tespit, süre tanınması ve encümen kararı gibi prosedürlerin işletilmesi gerektiğini ileri sürdü. Geçmiş yıllarda İzmir’de reklam totemlerinin kaldırılmasına ilişkin mahkeme kararlarını emsal gösteren Ünsal, söz konusu işlemlerin geçmişte de hukuki prosedürler açısından tartışıldığını belirterek mevcut uygulamaya itiraz ettiklerini ifade etti.

“Elektrik çarpması riski oluşturuldu”
Basın toplantısında sökümlerin nasıl gerçekleştirildiğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ünsal, bazı reklam ünitelerinin bağlantı noktalarındaki vidalar sökülmek yerine ayaklarından kesildiğini ileri sürdü. Bu işlem sırasında bazı elektrik kablolarının da kesildiğini ve bağlantıların uygun şekilde devre dışı bırakılmadan kaldırım üzerinde bırakıldığını savunan Ünsal, Karşıyaka Belediyesi ekiplerinin daha sonra müdahale ederek alanlarda güvenlik önlemi aldığını söyledi. Üç noktadaki reklam ünitelerinin sokak aydınlatma sistemine bağlı olduğunun sonradan fark edildiğini belirten Ünsal, yaya trafiğinin bulunduğu alanlarda açıkta kalan elektrik bağlantılarının ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Ünsal ayrıca söz konusu reklam ünitelerinin 10 yılı aşkın süredir aynı noktalarda bulunduğunu ve bunlara ilişkin reklam vergilerinin yıllardır Büyükşehir Belediyesi’ne beyan edilerek ödendiğini dile getirdi.
“327 ürün 7 yıl için 500 bin liraya verildi”
Ünsal, tartışmanın ekonomik boyutuna ilişkin değerlendirmesinde 28 Mayıs 2021 tarihli Kent A.Ş. ile Vizyon Kent arasındaki sözleşmeye de dikkat çekti. Söz konusu sözleşmeyle 327 reklam ünitesinin yedi yıllığına 500 bin lira bedelle verildiğini belirten Ünsal, aynı dönemde Büyükşehir Belediyesi’nin reklam alanlarına ilişkin farklı bir ihale gerçekleştirdiğini ve Kent A.Ş.’nin kendi ürünlerini depoya kaldırmak yerine kazanan firmaya kiralama yoluna gittiğini söyledi. Bugün ise Kent A.Ş.’nin yeni bir sözleşme kapsamında ciro üzerinden gelir elde ettiğini belirten Ünsal, reklam ünitelerinin belediye iştiraki açısından gelir sağlayan kamu varlıkları olduğunu savundu. Söküm işlemlerinin ardından ünitelerin yeniden kurulması, elektrik ve altyapı bağlantılarının tekrar yapılması gibi maliyetlerin de ortaya çıkacağını belirten Ünsal, yapılan müdahalenin kamu malı açısından ekonomik sonuç doğurduğunu ileri sürdü.
“Birden fazla hukuk yolunu devreye soktuk”
Ünsal, sürecin hukuki boyutunda birden fazla başvuru yaptıklarını açıkladı. İhtarlar ve fiili sökümler için İzmir İdare Mahkemesi’nde iptal ve yürütmenin durdurulması talepli dava açıldığını belirten Ünsal, 20 idari para cezası için de Karşıyaka Sulh Ceza Hâkimliği’ne ayrı ayrı başvurulduğunu söyledi. Yetki belgelerinin gösterilmemesi ve fiziki müdahaleler nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduklarını ifade eden Ünsal, Vizyon Kent’in başka reklam işletmecilerine ait panoların kaldırılmasını talep etmesinin rekabet hukuku bakımından incelenmesi gerektiğini belirterek Rekabet Kurumu’na da başvurduklarını aktardı. Ünsal, kimin haklı olduğuna sahadaki kamu görevlilerinin değil, hukuk kuralları ve bağımsız yargı mekanizmalarının karar vermesi gerektiğini vurguladı.
“Bu konuyu şahsileştirmek istemiyorum”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile aralarında bir iletişim sorunu bulunduğunu düşündüğünü belirten Ünsal, buna rağmen yaşanan sürecin iki belediye başkanı arasındaki kişisel bir mesele olarak değerlendirilmesini istemediğini söyledi. Görevinin Karşıyaka Belediyesi’nin kamu mallarını korumak, belediye iştiraklerinin gelirlerini güvence altına almak ve ilçede yaşayan vatandaşlarla çalışanların koşullarını iyileştirmek olduğunu ifade eden Ünsal, siyasi veya kişisel tartışmaların bu sorumluluğun önüne geçmemesi gerektiğini belirtti. Şubat ayında önerdikleri ortak inceleme komisyonunun hâlâ masada olduğunu kaydeden Ünsal, reklam ünitelerinin tek tek incelenerek mülkiyet ve işletme durumlarının ortaya konulmasını istediklerini söyledi. Ünsal, belediyeler arasında bir ayrılık istemediklerini belirterek uygulamaların adil ve tutarlı biçimde yürütülmesi çağrısında bulundu.
Bostanlı’daki tesis için 44 günlük kullanım bedeli
Ünsal, toplantıda Bostanlı’daki bir tesis üzerinden Büyükşehir Belediyesi ile yaşanan başka bir mali uyuşmazlığa da değindi. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 18 Haziran 2021 tarihli kararıyla kültürel ve sosyal faaliyetlerde kullanılmak üzere Karşıyaka Belediyesi’ne beş yıllığına, yıllık 100 lira bedelle tahsis edildiğini belirttiği alan için yaklaşık 20 milyon liralık yatırım yapıldığını söyleyen Ünsal, tesisin vatandaşlara ücretsiz olarak kullandırıldığını ifade etti. Tahsis süresinin sona ermesinin ardından 44 günlük kullanım için Karşıyaka Belediyesi’nden 1 milyon 264 bin lirayı aşan bir bedel talep edildiğini belirten Ünsal, söz konusu tutarın belediye bütçesi açısından önemli bir yük oluşturduğunu savundu. Ünsal, reklam üniteleriyle ilgili uyuşmazlıkta olduğu gibi bu konuda da kamu kaynaklarının korunmasına odaklandıklarını dile getirdi.
“Seçildiğim yerdeyim, konumumu koruyorum”
Basın toplantısında Ünsal’a AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddialar da soruldu. Ünsal, kendisine AK Parti’den herhangi bir teklif gelmediğini belirterek, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı’nın merkezi hükümetle ilişkiler konusunda bir milletvekili olarak yardımcı olmak istediğini söyledi. Siyaseti belediye başkanlığı görevine mümkün olduğunca karıştırmadan çalışmaya gayret ettiğini belirten Ünsal, önceliğinin Karşıyaka Belediyesi’ni çalışanları ve vatandaşlarıyla birlikte mali ve idari açıdan toparlamak olduğunu ifade etti. Ünsal, siyasi geleceğine ilişkin tartışmalara yönelik “Seçildiğim yerdeyim, konumumu koruyorum” mesajını verdi.





