Avrupa’daki yükseköğretim sistemlerinde lisans eğitiminin ortalama 3 yıl sürdüğüne dikkat çeken YÖK Başkanı Özvar, Türkiye'de de lisans kredilerinin 180 kredi içinde formüle edilerek 3 yıla düşürülmesi yönünde bir yıldır hazırlık yürütüldüğünü duyurdu. Türkiye'deki ders yükünün Avrupa'ya kıyasla fazla olduğunu vurgulayan Özvar, lisansta ortalama 60 ders verilirken Avrupa'da bu sayının 20-25 arasında değiştiğini belirtti. Müfredatın sadeleştirilerek gereksiz yüklerin kaldırılması, ders içeriklerine ise mutlaka yapay zeka ve dijital beceriler ile okuryazarlığın entegre edilmesi gerektiği çağrısında bulundu.
Nüfus dinamikleri ve hayata atılma yaşı vurgusu
Eğitim süresinin kısaltılmasındaki temel gerekçelerden birinin de demografik ve toplumsal dinamikler olduğuna işaret eden Özvar, 12 yıllık zorunlu eğitim üzerine eklenen 4 yıllık lisans ile toplam resmi eğitimin 16 yılı bulduğunu, erkek öğrenciler için askerlik, staj ve iş arama süreçleriyle birlikte hayata atılma yaşının 26-27'lere kadar uzadığını ifade etti. Türkiye'de nüfusun azalma eğilimi göstermesi, doğurganlık oranlarının düşmesi ve evlilik yaşının ertelenmesi nedeniyle gençlerin iş hayatına daha erken atılmasının kritik önem taşıdığını belirten Özvar, öğrencilerin derslerine devam ederken uygulama ağırlıklı olarak hayatın ve sektörün içinde daha erken yer almalarını hedeflediklerini kaydetti.
İstihdam odaklı bölümler ve bilimsel başarılar
Üniversite eğitimi ile istihdam arasındaki bağın artık kopmaz bir parça haline geldiğini belirten Erol Özvar, mezun istihdamı sağlamayan eskiyen programların sistem dışına çıkarıldığını, buna karşılık geleceğin mesleklerine yönelik 80'e yakın yeni programın hayata geçirildiğini vurguladı. Bütçe artışlarıyla birlikte Türkiye'nin bilimsel yayın sıralamasında 2000'li yıllardaki 35. sıradan 13. sıraya yükseldiğini de sözlerine ekledi.




