Ege Denizi’nde Türk insansız hava araçlarının faaliyetleri Yunan basınında yeniden gündeme taşındı. Yunanistan’ın önde gelen yayın organlarından To Vima’nın değerlendirmesinde, Türk İHA’larının bölgede uzun süreli görev yapabilme kapasitesi ile bu uçuşlara karşı Yunan Hava Kuvvetleri’nin F-16 savaş uçaklarını kullanmasının oluşturduğu maliyet farkına dikkat çekildi. Yunan basınında son dönemde yayımlanan benzer değerlendirmelerde de Türk İHA’larının daha düşük işletme maliyetleriyle görev yapmasına karşılık, Yunanistan’ın önleme için insanlı savaş uçaklarını kullanmasının önemli bir ekonomik yük oluşturduğu belirtiliyor.
Gece uçuşları Yunanistan’ın radarında
Yunan medyasındaki değerlendirmelerde Türk İHA’larının özellikle keşif ve gözetleme faaliyetleri için kullanılması üzerinde durulurken, gelişmiş sensörlere sahip platformların uzun süre havada kalabilmesinin operasyonel açıdan avantaj sağladığı ifade ediliyor. Yunanistan’da son haftalarda Türk Bayraktar İHA’larının Ege’nin kuzeydoğusunda günlük uçuşlarının kaydedildiğine ilişkin haberler de yayımlandı. Yunan yetkililer, söz konusu faaliyetlerin Türkiye’nin ağustos ayında ilan ettiği deniz parkları çevresindeki bölgelerle bağlantılı olduğunu öne sürüyor.

Bir İHA’ya karşı F-16 maliyeti tartışması
Yunan basınında öne çıkan başlıklardan biri ise İHA ile F-16 arasındaki işletme maliyeti farkı oldu. Yunanistan’daki bazı hesaplamalara göre bir F-16’nın uçuş maliyeti yakıt, bakım ve diğer operasyonel giderlerle birlikte saat başına yaklaşık 20 bin euro seviyesine ulaşabiliyor. Türk Bayraktar İHA’larının işletme maliyetinin ise bunun oldukça altında olduğu belirtiliyor. Bu rakamlar belirli bir görevin kesin maliyetini göstermeyen tahmini hesaplamalar olsa da, Yunan basını iki platform arasındaki maliyet farkının stratejik bir sorun oluşturabileceğini savunuyor. Buna göre düşük maliyetli bir İHA’nın tespit ve önlenmesi için F-16’ların havalandırılması, Yunanistan açısından hem uçuş saatlerinin artmasına hem de bakım ve personel yükünün büyümesine neden oluyor.
Yunanistan’da “ucuz uçuş, pahalı karşılık” tartışması
Yunanistan merkezli değerlendirmelerde, Türkiye’nin insansız hava araçlarını kullanmasının “düşük maliyetli” bir baskı unsuru oluşturduğu, buna karşılık Atina’nın her olayda daha pahalı insanlı hava araçlarını devreye sokmak zorunda kaldığı görüşü öne çıkıyor. Kathimerini de Türk İHA faaliyetlerinin Yunanistan’ı ekonomik açıdan maliyetli önleme görevlerine yönelttiğine dikkat çekerek bu durumu “ucuz ihlaller, pahalı önlemeler” şeklinde değerlendirdi. Bu nedenle Yunanistan’da yalnızca F-16’ların kullanımına dayalı yöntemin uzun vadede sürdürülmesinin zor olabileceği ve daha düşük maliyetli anti-dron ile elektronik harp sistemlerine yatırım yapılması gerektiği yönündeki değerlendirmeler öne çıkıyor.
Ege’de hava sahası tartışması sürüyor
Türk İHA’larının Ege’deki faaliyetlerine ilişkin haberler, iki ülke arasındaki uzun süredir devam eden hava sahası ve FIR tartışmasını da yeniden gündeme getiriyor. Yunanistan, bazı Türk İHA uçuşlarını kendi ulusal hava sahasının ihlali olarak değerlendirirken, Türkiye ise Ege’de uluslararası hukuk çerçevesindeki hava sahası ve uçuş hakları konusunda Yunanistan’ın iddialarına karşı çıkıyor. Nitekim 28 Ağustos’ta bir Türk İHA’sının kuzey Ege’de uçuşu sırasında Yunan F-16’larının önleme amacıyla havalandığı Yunan ve Avrupa basınına yansıdı. Yunan makamları, İHA’nın Semadirek ve Limni arasındaki bölgede Yunan ulusal hava sahasını ihlal ettiğini savunurken, olay sırasında Dedeağaç Havalimanı’na ilişkin uçuş güvenliği nedeniyle de önlem alındığı bildirildi.
Türk İHA’larının Ege’deki faaliyetleri artıyor
Yunanistan’daki son haberlerde, Türk Bayraktar İHA’larının Ege’nin özellikle kuzeydoğu kesiminde son haftalarda daha sık görüldüğü öne sürülüyor. Yunan makamlarına dayandırılan bilgilere göre söz konusu faaliyetler ağustos ayının ortasından bu yana günlük olarak kaydediliyor. Bu gelişmelerin ardından Yunanistan’ın hem operasyonel hem de ekonomik açıdan yeni bir denge kurmak zorunda kaldığı değerlendirilirken, İHA’ların düşük maliyetli ve uzun süreli görev yapabilme özellikleri nedeniyle Ege’deki hava faaliyetlerinin önümüzdeki dönemde de Atina’nın gündeminde kalması bekleniyor.




