Türk bilim insanları, nadir görülen ve sinir sistemi ile kasları etkileyen Marinesco-Sjögren Sendromu (MSS) hastası bir çocuk üzerinde yürüttükleri araştırmada önemli bir genetik keşfe imza attı. Uluslararası hakemli bilimsel dergi Life’ta yayımlanan çalışmada, hastanın SIL1 geninde daha önce tanımlanmamış yeni bir mutasyon tespit edildiği bildirildi.

Biruni Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirilen çalışmanın yazarları arasında Doç. Dr. Elif Sibel Aslan, Sajjad Eslamkhah, Dr. Öğr. Üyesi Nermin Akçalı, Dr. Öğr. Üyesi Cüneyd Yavaş, Doç. Dr. Lütfiye Karcıoğlu Batur, Dr. Esma Sengenç ve üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel yer aldı.

Araştırmada incelenen olgunun, Prof. Dr. Adnan Yüksel’in uzun süredir klinik takibinde olan bir hasta olduğu belirtildi. Klinik gözlemler ile ileri genetik analizlerin birlikte değerlendirilmesi sayesinde, hastalığın moleküler temeli ayrıntılı biçimde ortaya kondu.

Ucuz estetik pahalıya patlıyor: Güzellik vaadiyle gelen kalıcı hasarlar
Ucuz estetik pahalıya patlıyor: Güzellik vaadiyle gelen kalıcı hasarlar
İçeriği Görüntüle

“Nadir hastalıkların aydınlatılması multidisipliner yaklaşım gerektiriyor”

Çalışmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Adnan Yüksel, klinik takip ile genetik araştırmaların birlikte yürütülmesinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Marinesco-Sjögren Sendromu gibi nadir hastalıklarda doğru tanıya ulaşmak, ancak klinik gözlemler ile ileri genetik analizlerin bir arada değerlendirilmesiyle mümkün olabiliyor. Bu çalışmada, uzun süredir takibini yaptığımız hastamızın klinik bulgularının genetik düzeyde daha net açıklanabilmiş olması hem hasta yönetimi hem de bilimsel bilgi birikimi açısından son derece kıymetlidir.”

Prof. Dr. Yüksel, elde edilen bulguların yalnızca tek bir vakaya değil, benzer hastalıklarla mücadele eden diğer bireyler için de yol gösterici olabileceğini ifade etti.

Daha önce tanımlanmamış genetik değişiklik saptandı

Araştırmada, hastanın SIL1 geninde ‘c.453+1G>T’ olarak adlandırılan ve daha önce hiçbir genetik veri tabanında rapor edilmemiş yeni bir mutasyon tespit edildi. Prof. Dr. Yüksel, yapılan analizlerin bu değişikliğin proteinin normal yapısını bozduğunu ve hücre içindeki protein katlanma sürecini ciddi şekilde etkilediğini ortaya koyduğunu belirtti.

Bilgisayar destekli yapısal modelleme çalışmalarının, söz konusu mutasyonun SIL1 proteininin kısalmasına ve işlev kaybına yol açtığını gösterdiğini aktaran Yüksel, bu durumun hücre içinde hatalı protein birikimine neden olarak hastalığın klinik belirtilerini tetiklediğini söyledi.

Klinik bulgular genetik sonuçlarla örtüşüyor

Biruni Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elif Sibel Aslan da araştırma kapsamında değerlendirilen hastada; doğuştan katarakt, denge ve yürüme bozukluğu, kas zayıflığı ve iskelet deformiteleri gibi Marinesco-Sjögren Sendromu’na özgü tipik klinik bulguların saptandığını kaydetti. Aslan, tanımlanan yeni genetik varyantın, hastanın klinik tablosunu güçlü biçimde açıkladığını ifade etti.

Hedefe yönelik tedavilere zemin hazırlayabilir

Marinesco-Sjögren Sendromu’nun dünya genelinde son derece nadir görüldüğüne dikkat çeken Doç. Dr. Aslan, vakaların önemli bir bölümünde genetik nedenlerin net olarak ortaya konulamadığını belirtti. Aslan, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu çalışmanın, SIL1 genine ait mutasyon spektrumunu genişletmesi, nadir hastalıkların genetik tanısına katkı sağlaması ve erken tanı, genetik danışmanlık ile gelecekte hedefe yönelik tedavilere zemin hazırlaması bakımından büyük önem taşıyor.”

Genetik analizlerin klinik takip ile birlikte yürütülmesinin nadir hastalıkların tanı ve anlaşılmasında kritik rol oynadığını vurgulayan Aslan, ileri aşamada hastalığa neden olan genin hücre içindeki etkisini azaltmaya yönelik yeni tedavi yöntemlerinin planlandığını da sözlerine ekledi. Bu kapsamda, laboratuvar ortamında geliştirilen işlevsel bir mRNA’nın, düzenli ve kontrollü enjeksiyonlarla hastaya verilmesinin hedeflendiği belirtildi.

Kaynak: DHA