İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Fuar İzmir’de kapılarını açan IF Wedding Fashion İzmir – 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı açılış töreninin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Göreve geldiği günden bu yana İzmir’in kronikleşmiş sorunlarını çözmek için merkezi idareyle uyum içinde çalışmaya gayret ettiklerini vurgulayan Başkan Tugay, “Kentin tamamına hizmet götürmeyi hedefleyen bir belediye başkanı olarak hükümetimizle, bakanlıklarımızla uyum sağlamaya, İzmir’e hizmet getirmeye çalışıyorum. İnciraltı planları, Balçova arsa mağdurları, Basmane Çukuru gibi konular var. Deprem Master Planı, Ulaşım Master Planı hazırlıyoruz. Körfez temizliğinde tarihte görülmemiş bir çalışma yürütüyoruz” dedi.

“22 aydır hiçbir kredi onaylanmadı”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin uluslararası finans kuruluşlarından sağladığı kredilerin Ankara’dan onay alamamasına tepki gösteren Tugay, şu açıklamalarda bulundu:

“İzmir Büyükşehir Belediyesi kendi kredi notuyla dış finans kuruluşlarıyla anlaşmalar yapıyor. Bu krediler için hükümetten kefalet istenmiyor. Sadece mevzuat gereği bakanlık onayı gerekiyor. Yaklaşık 22 aydır görevdeyim, bu süre içinde hiçbir kredi anlaşmamız onaylanmadı.”

Tugay, Şakran kanalizasyon ve arıtma tesisi, 4. faz altyapı yatırımları, çamur kurutma tesisi, metro ve tramvay alımları, elektrikli otobüsler ve çöp tesisi gibi birçok proje için kredi anlaşmalarının bekletildiğini söyledi.

DİMGİ Projesi kapanışında dijital medyanın geleceği masaya yatırıldı
DİMGİ Projesi kapanışında dijital medyanın geleceği masaya yatırıldı
İçeriği Görüntüle

“Bunlar siyaset üstü projelerdir”

Projelerin tamamının İzmir halkının yaşam kalitesini doğrudan ilgilendirdiğini vurgulayan Başkan Tugay, yatırımların siyaset konusu yapılmasına karşı çıktı:

“Ulaşım, altyapı, çevre, atık yönetimi siyaset konusu yapılamaz. Bunlar İzmir’in temel ihtiyaçlarıdır. Bir kuruş bile hükümetin cebinden çıkmıyor, tamamı dış kredi. Buna rağmen bazı siyasetçiler bunu lütuf gibi anlatıyor. Biz para istemiyoruz, sadece yaptığımız kredi anlaşmalarının onaylanmasını istiyoruz.”


“İkinci çevre yolu hâlâ yok, trafik çileye dönüştü”

AK Parti’nin İzmir’de hizmet üretmek yerine engelleyici bir tutum izlediğini savunan Tugay, özellikle ikinci çevre yolu projesinin hâlâ başlamamış olmasına dikkat çekti:

“Altınyol’da, çevre yolunda trafik çilesini herkes yaşıyor. Asıl çözüm ikinci çevre yoludur ama adım atılmıyor. Biz şapkadan tavşan çıkarır gibi ulaşım projeleri üretiyoruz ama kalıcı çözüm merkezi yatırımlarla olur.”

“Ya hizmet getirsinler ya da engel olmasınlar”

Başkan Tugay, siyasetin hizmet üzerinden yapılması gerektiğini vurgulayarak şu çağrıyı yaptı:

“CHP’li belediyelerin hizmet getirmesini engelleyerek siyaset yapılmaz. Bu halka ve şehre zarar verir. Ya İzmir’e hizmet getirsinler ya da engel olmasınlar, biz yapalım.”

“İzmir halkının malına çökemezler”

Belediyeye ait bazı mülklerin Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine geçirilmesine de sert tepki gösteren Tugay, konunun hukuki boyuta taşındığını açıkladı.

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, belediyenin aktif olarak kullandığı Eşrefpaşa Hastanesi yanındaki bina, Egemenlik Binası ve Meslek Fabrikası için tapu devri yaptığını belirten Tugay, şunları söyledi:

“Bizim haberimiz olmadan tapuda kendi üzerine geçirmişler. Bu binalar ticari değil; eğitim, kültür ve meslek edindirme amacıyla kullanılan yapılar. İzmir halkına ait bu binalara el koymak kabul edilemez. Mahkemeye başvurduk, ihtiyati tedbir alındı. Bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. İzmir halkının malına çökemezler.”

“Paylaşımlı yolculuğun yasal altyapısı yok”

Paylaşımlı yolculuk uygulamalarına ilişkin gelen imzalar hakkında da konuşan Tugay, mevcut yasal altyapı olmadan uygulamaya izin vermeyeceklerini belirtti:

“Yasası yok. Hükümet bu konuda yasal düzenleme yaparsa ona göre karar veririz.”

“Laiklik herkes için çok kıymetli”

İzmir’de bir tarikat tarafından düzenlenen gösteriyle ilgili görüşü sorulan Tugay, laiklik vurgusu yaptı:

“Laik bir ülkede laiklik karşıtı yapılanmaların ne tür tehlikeler doğuracağını yaşayarak gördük. Devletimizin bu tür yapılanmaları yakından takip etmesi gerekir.”

Kaynak: İzmir Büyükşehir Belediyesi