Küresel yatırımcıların yakından takip ettiği endeks sağlayıcısı Morgan Stanley Capital International (MSCI), 2026 Küresel Piyasaya Erişim İnceleme Raporu’nu yayımladı. Raporda, gelişmekte olan piyasalar arasında değerlendirilen Türkiye ve Endonezya’nın piyasa şeffaflığı ve bilgi akışı kriterlerinde gerileme yaşadığı belirtildi. MSCI, sermaye piyasalarında uluslararası yatırımcıların kararlarını etkileyen en önemli unsurlardan biri olan güvenilir ve zamanında bilgiye erişim konusunda iki ülkeye yönelik değerlendirmelerini aşağı yönlü revize etti.
MSCI’nin raporunda toplam 79 piyasa incelenirken, küresel ölçekte piyasa erişilebilirliğinde iyileşmelerin kötüleşmelerden daha fazla olduğu ifade edildi. Ancak Türkiye ve Endonezya’da bazı yapısal sorunların yatırımcıların piyasalara erişimini zorlaştırdığı belirtildi. Özellikle şirketlerin ortaklık yapılarında yeterli şeffaflığın bulunmaması ve fiyat oluşumunu etkileyebilecek koordineli işlem hareketlerine ilişkin endişeler raporda öne çıktı.
Türkiye’nin bilgi akışı notu düşürüldü
MSCI, Türkiye’nin “Bilgi Akışı” kriterindeki değerlendirmesini “+” seviyesinden “-” seviyesine indirdi. Kurum, bazı şirketlerde ortaklık yapılarının yatırımcıların ihtiyaç duyduğu düzeyde açık olmadığını ve piyasa katılımcılarının karar alma süreçlerini destekleyecek bilgilerin her zaman yeterli seviyede paylaşılmadığını belirtti. Raporda ayrıca Türkiye’de yayımlanan bazı düzenleyici bilgilerin ve piyasa verilerinin her zaman İngilizce olarak erişilebilir olmamasının yabancı yatırımcı açısından dezavantaj oluşturduğu ifade edildi. MSCI’ye göre uluslararası yatırımcıların piyasaları doğru analiz edebilmesi için düzenlemelerin, şirket bilgilerinin ve piyasa uygulamalarının daha erişilebilir olması gerekiyor.
Açığa satış yasağı ve piyasa kuralları eleştirildi
MSCI’nin Türkiye değerlendirmesinde dikkat çeken başlıklardan biri de açığa satış uygulaması oldu. Kurum, Borsa İstanbul’da Mart 2026’da tüm paylarda yeniden uygulamaya alınan açığa satış yasağına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Raporda, açığa satış yasağının birçok kez uzatılmasının ve piyasa kurallarında sık değişiklik yapılmasının, yatırımcıların piyasa işleyişine yönelik beklentilerini olumsuz etkileyebileceği belirtildi. MSCI, etkin işleyen sermaye piyasalarında yatırımcıların risk yönetimi araçlarına erişiminin önemli olduğunu vurguladı. Bunun yanı sıra döviz piyasasına yönelik bazı düzenlemeler de raporda ele alındı. MSCI, döviz işlemlerindeki bazı kısıtlamaların ve takas süreçlerinde yaşanan gecikmelerin piyasa serbestliği açısından dikkat edilmesi gereken konular arasında yer aldığını ifade etti.
Yatırım araçlarının çeşitliliği konusunda uyarı
MSCI raporunda Türkiye’de yatırım araçlarının geliştirilmesine ilişkin bazı kısıtlamalara da değinildi. Borsa verilerinin kullanımına yönelik sınırlamaların yeni yatırım ürünlerinin oluşturulmasını zorlaştırabileceği belirtildi. Türkiye’nin T+1 takas sistemine geçiş hazırlıkları da raporda yer aldı. MSCI, Borsa İstanbul’un 2026 yılı içinde uçtan uca test süreçlerini başlattığını ve piyasa katılımcılarının hazırlıklarını tamamlamasının beklendiğini aktardı. Ancak yeni sistemin ne zaman tamamen uygulanacağı konusunda kesin bir tarih bulunmadığı kaydedildi.
Yabancı yatırımcı için şeffaflık vurgusu
MSCI’nin Türkiye değerlendirmesinde öne çıkan temel başlıklar; ortaklık yapılarında şeffaflık eksikliği, koordineli işlem endişeleri, açığa satış kısıtlamaları, döviz piyasasına yönelik müdahaleler, piyasa verilerine erişim sınırlamaları ve düzenleyici çerçevenin öngörülebilirliği oldu. Uzmanlara göre MSCI’nin değerlendirmeleri doğrudan Türkiye’nin endeks statüsünü değiştiren bir karar anlamına gelmese de, yabancı kurumsal yatırımcıların piyasa tercihleri açısından önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Uluslararası fonlar, yatırım yaptıkları ülkelerde yalnızca ekonomik göstergeleri değil; piyasanın şeffaflığını, hukuk altyapısını ve işlem güvenliğini de dikkate alıyor.
Küresel piyasalarda T+1 dönemi hızlanıyor
MSCI raporunda küresel piyasalarda öne çıkan önemli gelişmelerden biri de takas sürelerinin kısalması oldu. Birçok gelişmiş piyasa, işlem sonrası süreçleri hızlandırmak amacıyla T+1 takas sistemine geçiş hazırlıklarını sürdürüyor. Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’ın 2027 yılında T+1 sistemine geçmeyi planladığı, Hong Kong, Avustralya ve Japonya gibi piyasaların da benzer yönde çalışmalar yürüttüğü belirtildi. Türkiye’nin de bu küresel dönüşüme uyum sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürdüğü aktarıldı. MSCI, gelişmekte olan piyasalarda yatırımcı güvenini artırmak isteyen ülkelerin yalnızca reform açıklamalarıyla değil, bu reformların uygulamadaki etkileriyle de değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Kurum, piyasa şeffaflığı, öngörülebilirlik ve güvenilir bilgi akışının yabancı yatırımcı çekmede belirleyici faktörler olmaya devam edeceğini vurguladı.




