Kalp krizi denildiğinde akla ilk olarak göğsünü tutarak yere yığılan bir kişi gelse de uzmanlar, belirtilerin her zaman bu kadar belirgin olmayabileceği konusunda uyarıyor. Açıklanamayan yorgunluk, nefes darlığı, mide bulantısı, ayak bileklerinde şişlik ve çene ağrısı gibi şikayetler kalp hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle kadınlarda, ileri yaştakilerde ve diyabet hastalarında belirtilerin farklı şekilde ortaya çıkabilmesi, teşhisin gecikmesine neden olabiliyor.
Merdiven çıkarken yorulmak kalp hastalığının işareti olabilir
Kardiyologlara göre en sık gözden kaçan belirtilerden biri, günlük aktiviteler sırasında ortaya çıkan ve nedeni açıklanamayan yorgunluk. Houston Methodist Baytown Hastanesi'nden kardiyolog Dr. Matthew Tran, daha önce rahatlıkla çıkılan merdivenlerin, kısa yürüyüşlerin veya alışveriş poşetleri taşımanın giderek zorlaşmasının yalnızca yaşa ya da hareketsizliğe bağlanmaması gerektiğini belirtiyor.
Manhattan Cardiology'den Dr. David Rhee, gündelik işlerin ardından normalden fazla yorulmanın ve nefes nefese kalmanın kalbin kanı yeterince pompalayamadığı kalp yetmezliğinde görülebileceğini ifade ediyor.
Michigan Üniversitesi'nden Dr. Marschall Runge ise yorgunluğun göğüs ağrısı olmadan da ortaya çıkabileceğine ve kalp damarlarındaki ciddi bir tıkanıklığın habercisi olabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle dinlenmeye rağmen geçmeyen, aniden başlayan veya giderek artan yorgunluğun ciddiye alınması gerekiyor.
Mide yanması sanılan şikayet kalpten kaynaklanabilir
Kalp hastalıklarının belirtileri bazen mide rahatsızlıklarıyla karıştırılabiliyor. Penn State Health'ten kardiyolog Dr. Michael Farbaniec, kadınlarda bulantı, hazımsızlık ve midenin üst kısmında rahatsızlık hissinin erkeklere kıyasla daha sık görülebildiğini belirtiyor.
Bu şikayetler reflü veya mide rahatsızlığı olarak değerlendirilse de kalp kaynaklı bir sorunun belirtisi olabiliyor. Dr. Rhee, söz konusu hissin bazen ağrıdan çok künt bir rahatsızlık veya bulantı şeklinde ortaya çıkabildiğini aktarıyor.
Kalp damarlarındaki tıkanıklık ile reflünün belirtileri birbirine benzeyebildiği için şikayetlerin nedeninin hekim tarafından değerlendirilmesi önem taşıyor.
Nefes darlığını yaşa veya astıma bağlamayın
Özellikle kadınlarda ve ileri yaştaki kişilerde nefes darlığı, astım veya akciğer hastalıklarıyla ilişkilendirilebiliyor. Ancak uzmanlara göre bu belirti, kalp hastalıklarının da önemli işaretlerinden biri.
Amerikan Kalp Derneği'nin Circulation dergisinde 2023 yılında yayımlanan bildirgesinde, 75 yaş üstü kalp krizi hastalarının yüzde 44'ünün temel şikayetinin göğüs ağrısı olmadığı belirtiliyor.
Dr. Tran, nefes darlığının zaman içinde yavaşça gelişmesi nedeniyle kişilerin günlük alışkanlıklarını fark etmeden değiştirebildiğini söylüyor. Merdiven çıkmaktan kaçınmak, yürüyüş mesafesini kısaltmak veya günlük işleri yaparken daha sık dinlenmek bu değişiklikler arasında yer alıyor.
Düz yatarken nefes almakta zorlanmak, gece nefes darlığı nedeniyle uyanmak ve rahat nefes alabilmek için birkaç yastık kullanmak da dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor. Kalp yetmezliğine bazı durumlarda öksürük de eşlik edebiliyor.
Ayak bileklerindeki şişlik de önemli bir uyarı
Ayaklarda, ayak bileklerinde ve bacaklarda ortaya çıkan şişlikler çoğu zaman gün boyunca ayakta kalmaya veya tuzlu yemek tüketimine bağlanıyor. Ancak bu şişlikler, özellikle nefes darlığıyla birlikte görülüyorsa kalp yetmezliğinin işareti olabilir.
Dr. Runge, kalbin vücudun ihtiyaç duyduğu kanı yeterince pompalayamaması durumunda sıvı birikimi meydana gelebileceğini belirtiyor. Tuz tüketimi veya yorgunlukla ilişkili şişlikler azalabilirken kalp yetmezliğine bağlı şişlikler kalıcı olabiliyor.
Uzmanlara göre belirtinin yeni başlayıp başlamadığı, zamanla kötüleşip kötüleşmediği ve fiziksel efor sırasında ortaya çıkıp çıkmadığı özellikle önem taşıyor.
Göğüs ağrısı yerine baskı hissi yaşanabilir
Kalp krizinin en bilinen belirtisi olan göğüs rahatsızlığı, her zaman şiddetli bir ağrı şeklinde ortaya çıkmıyor. Pittsburgh Üniversitesi'nden kardiyolog Dr. Agnes Koczo, hastaların bir bölümünün ağrı yerine göğüste baskı hissettiğini belirtiyor.
Dr. Farbaniec de kalp damarlarındaki tıkanıklığın göğüste belirli bir noktaya sınırlı olmayan, daha yaygın bir sıkıntıya neden olabileceğini ifade ediyor. Bu rahatsızlık, filmlerde görülen ani ve şiddetli ağrıdan farklı hissedilebiliyor.
Göğüsteki baskının hareketle, pozisyon değiştirmekle veya bölgeye dokunmakla belirgin biçimde değişmemesi de değerlendirilmesi gereken özellikler arasında yer alıyor. Bununla birlikte belirtilerin kişiden kişiye farklılaşabileceği unutulmamalı.
Çene, omuz ve sırt ağrısına dikkat
Kalp kaynaklı ağrılar yalnızca göğüs bölgesinde hissedilmeyebiliyor. Dr. Rhee, çene, boyun, omuz, sol koltuk altı ve sırt bölgesindeki ağrıların da kalp damarlarıyla ilgili bir soruna işaret edebileceğini söylüyor.
Dr. Tran, göğüs ağrısı olmadan ortaya çıkan bu tür belirtilerin, kalbin yeterli kan alamamasıyla ilişkili olabileceğini belirtiyor. Özellikle fiziksel efor sırasında tekrarlayan çene, boyun veya sırt ağrılarının dikkate alınması gerekiyor.
Bu şikayetlerin kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarından da kaynaklanabilmesi nedeniyle doğru değerlendirme için hekim muayenesi önem taşıyor.
Sertleşme sorunu kalp hastalığının erken işareti olabilir
Kalp ve damar hastalıklarıyla doğrudan ilişkili olmadığı düşünülen bazı sorunlar da erken uyarı niteliği taşıyabiliyor. Dr. Tran, erkeklerde sertleşme sorununun altta yatan bir kalp ve damar hastalığının erken belirtilerinden biri olabileceğine dikkat çekiyor.
Uzman, bazı çalışmalarda uyku bozuklukları ve yeni başlayan kaygının da kalp krizi öncesinde görülebildiğini aktarıyor.
Çarpıntı ve baş dönmesi yalnızca kaygıdan kaynaklanmayabilir
Kalbin hızlı veya düzensiz attığının hissedilmesi, baş dönmesi ve bayılma, kalp ritmiyle ilgili sorunların belirtileri arasında bulunuyor.
Dr. Rhee, çarpıntı ve baş dönmesinin kalp ritmi bozukluklarına işaret edebileceğini belirtirken Dr. Tran, bu belirtilerin zaman zaman yalnızca kaygıya bağlanabildiğini ifade ediyor.
Özellikle çarpıntıya göğüste rahatsızlık, nefes darlığı veya bayılma eşlik ediyorsa belirtilerin gecikmeden değerlendirilmesi gerekiyor.
Her beş kalp krizinden biri sessiz geçiriliyor
Kalp krizleri her zaman belirgin belirtilerle ortaya çıkmıyor. Dr. Tran'ın aktardığı Amerikan Kalp Derneği verilerine göre, yaklaşık her beş kalp krizinden biri sessiz şekilde yaşanıyor.
Bu durum, belirtilerin hafif olmasının tehlikenin düşük olduğu anlamına gelmediğini gösteriyor. Göğüste baskı, açıklanamayan yorgunluk veya nefes darlığı gibi şikayetlerin şiddeti, kalp hastalığının ciddiyetini her zaman yansıtmıyor.
Bu belirtilerde 112'yi arayın
Uzmanlar, bazı belirtilerin acil müdahale gerektirdiğini vurguluyor. Bayılma, giderek sıklaşan şiddetli göğüs baskısı ve dinlenmeye rağmen birkaç dakika içinde geçmeyen nefes darlığı ciddi uyarı işaretleri arasında yer alıyor.
Özellikle yeni başlayan veya geçmeyen göğüs baskısına nefes darlığı, terleme, bulantı ya da baş dönmesi eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı. Kişinin kendi aracıyla hastaneye gitmeye çalışması yerine ambulans çağırması öneriliyor. Ambulans ekipleri, hastaneye ulaşmadan önce gerekli değerlendirme ve müdahalelere başlayabiliyor.
Belirtileri not etmek teşhisi kolaylaştırabilir
Acil belirtiler bulunmadığında da kişinin günlük yaşamındaki değişiklikleri gözlemlemesi önem taşıyor. Önceden rahatça yapılan işlerin zorlaşması, yeni başlayan yorgunluk, nefes darlığı, bacaklarda şişlik veya çarpıntı gibi şikayetler için aile hekimine ya da kardiyoloğa başvurulması gerekiyor.
Dr. Rhee, belirtilerin ne zaman başladığının, hangi aktivite sırasında ortaya çıktığının, ne kadar sürdüğünün ve neyin hafiflettiğinin not edilmesini öneriyor. Bu bilgiler, doktorun şikayetleri değerlendirmesine yardımcı olabiliyor.
Sigara kullanımı, yüksek tansiyon, diyabet ve ailede kalp hastalığı öyküsü kalp ve damar hastalıkları riskini artıran faktörler arasında yer alıyor. Ancak bu risk faktörlerinin bulunmaması, kalp hastalığı ihtimalini tamamen ortadan kaldırmıyor.
Uzmanlar; düzenli tansiyon ve kolesterol ölçümünün, diyabetin kontrol altında tutulmasının, egzersiz yapmanın ve sigaradan uzak durmanın kalp sağlığını korumada önemli rol oynadığını belirtiyor. Düzenli hekim kontrolleri de olası sorunların erken tespit edilmesine yardımcı oluyor.




