Aşıyla önlenebilen bulaşıcı hastalıklar arasında yer alan kızamık, son yıllarda artan vaka sayılarıyla yeniden gündemde. Dünya Sağlık Örgütü verilerine dayandırılan bilgilere göre Türkiye’de 2022’de 127 olarak kaydedilen vaka sayısı, 2023’te 500’e, 2024’te 1.500’e ve 2025’te yaklaşık 2.000’e yükseldi. 2026 yılında ise vaka sayısının ekim itibarıyla 3 bin sınırına ulaştığı belirtiliyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul ile Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Songül Özer, kızamığın bulaşma yolları, hastalığın seyri ve yol açabileceği komplikasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uzmanlar, aşılanma oranlarının düşmesinin salgın riskini artırabileceğine dikkat çekiyor.

Kızamıkta bulaşma riski yüksek

Kızamık virüsü, solunum yoluyla yayılan ve yüksek bulaşıcılığıyla öne çıkan enfeksiyonlardan biri olarak biliniyor. Uzm. Dr. Songül Özer, bir hastanın çevresindeki 16 ila 18 kişiye virüsü bulaştırabileceğini, toplum içindeki bulaştırıcılık oranının ise yüzde 75 ila 90 seviyelerine ulaşabildiğini belirtiyor. Bildirilen vakaların yaklaşık yüzde 30’unda bir veya daha fazla komplikasyon gelişebildiğine dikkat çeken Özer, hastalığın yalnızca çocukları etkilemediğini, yetişkinlerde de ağır seyredebildiğini vurguluyor. Bu nedenle belirtilerin takip edilmesi ve aşı durumunun kontrol edilmesi önem taşıyor.

Sonbaharda saç dökülmesine dikkat: Uzmanından erken tanı uyarısı
Sonbaharda saç dökülmesine dikkat: Uzmanından erken tanı uyarısı
İçeriği Görüntüle

Toplumsal bağışıklık eşiği yüzde 95

Kızamığın toplumda yayılmasını önlemek için gerekli aşılama oranının yüzde 95 düzeyinde olması gerektiği belirtiliyor. Kaynakta Türkiye’de bu oranın yüzde 92 seviyelerine gerilediği aktarılırken, özellikle büyük şehirlerde aşılama oranlarının daha düşük olabildiği ifade ediliyor. Uzmanlara göre Covid-19 salgınının ardından yayılan yanlış bilgiler ve aşıya ilişkin endişeler, aşı kararsızlığını artıran faktörler arasında bulunuyor. Göç eden kişilerin aşı geçmişine ilişkin kayıtların eksik olması, aşı dozlarının tamamlanmaması ve bazı kişilerde yeterli bağışıklık yanıtının oluşmaması da hastalığın yayılma riskini artırabiliyor. Türkiye’de Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak (KKK) aşısı, Ulusal Aşı Takvimi kapsamında uygulanıyor. Uzm. Dr. Özer, aşılamanın ve çocukların aşı kayıtlarının düzenli takip edilmesinin salgınların önlenmesi açısından önem taşıdığını belirtiyor.

Kızamık belirtileri nasıl ortaya çıkıyor?

Prof. Dr. Bülent Ertuğrul’un aktardığı bilgilere göre kızamık, yaklaşık 10 günlük kuluçka süresinin ardından yüksek ateş, burun akıntısı, gözlerde kızarıklık ve öksürük gibi belirtilerle başlayabiliyor. Ağız içinde Koplik lekeleri olarak bilinen beyaz lezyonlar görülebilirken, ilerleyen süreçte yüzden başlayıp vücuda yayılan kırmızı döküntüler ortaya çıkabiliyor. İki doz aşılanmış çocuklarda hastalık gelişme riski belirgin ölçüde azalıyor; enfeksiyon ortaya çıksa bile daha hafif seyredebildiği belirtiliyor. Aşılanmamış çocuklarda ise hastalık ağır belirtilerle ilerleyebiliyor ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.

Zatürre ve beyin iltihabı gelişebilir

Kızamık, yalnızca ateş ve döküntüyle sınırlı kalmayabiliyor. Prof. Dr. Ertuğrul’un verdiği bilgilere göre kızamık geçiren her 1.000 çocuktan yaklaşık 50 ila 60’ında zatürre gelişirken, her 1.000 çocuktan birinde akut ensefalit olarak bilinen beyin iltihabı görülebiliyor. Hastalığın nadir ancak ağır komplikasyonlarından biri de Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) olarak adlandırılan ilerleyici beyin hastalığı. Kızamık enfeksiyonundan aylar ya da yıllar sonra ortaya çıkabilen SSPE, başlangıçta davranış ve kişilik değişiklikleri, öğrenme güçlüğü ve okul başarısında düşüş gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. İlerleyen evrelerde istemsiz kas hareketleri, nöbetler, yutma güçlüğü ve bilinç kaybı gelişebiliyor.

Uzmanlardan aşı takibi çağrısı

Uzmanlar, kızamık vakalarındaki artışın önlenmesi için aşı takviminin tamamlanması ve çocukların aşı kayıtlarının düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini vurguluyor. KKK aşısı, canlı ve zayıflatılmış virüs içeren bir aşı olduğu için bazı kişilerde özel değerlendirme gerektirebiliyor. Bu nedenle aşı uygulamasına ilişkin kararın, kişinin sağlık durumu dikkate alınarak sağlık profesyonelleriyle birlikte verilmesi önem taşıyor. Kızamığın yayılmasını önlemek için aşılamanın yanı sıra şüpheli belirtiler ortaya çıktığında sağlık kuruluşlarına başvurulması ve sağlık profesyonellerinin yönlendirmelerine uyulması gerekiyor.

Kaynak: Hürriyet