Yıllardır çocuk sahibi olamayan çiftler için umut verici bir gelişme, üreme tıbbında yapay zekanın kullanımıyla geldi. ABD’de geliştirilen yeni bir teknoloji, erkek kısırlığının en zor vakalarından biri olan “azospermi” durumunda, gözle görülmesi neredeyse imkânsız olan sperm hücrelerini tespit ederek gebelik şansını artırıyor.
Yıllar süren bekleyişten mutlu habere
ABD’nin New Jersey eyaletinde yaşayan Penelope ve eşi Samuel, yaklaşık iki buçuk yıl süren tedavi ve denemelerin ardından hamilelik haberi aldı. Penelope, doktorundan gelen telefonla hayatlarının değiştiğini anlatırken, yaşadıkları sürecin hem duygusal hem de tıbbi açıdan oldukça zorlu olduğunu ifade etti. Samuel’in Klinefelter sendromu taşıdığı, yani fazladan bir X kromozomuna sahip olduğu belirtildi. Bu durum, çoğu erkekte sperm üretiminin çok düşük olmasına ya da hiç olmamasına neden oluyor. Azospermi olarak bilinen bu tablo, erkek kısırlığı vakalarının yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor.
Yapay zekayla “gizli sperm” avı
Çiftin gebelik şansı, Columbia Üniversitesi’nde geliştirilen “STAR” adlı yapay zeka destekli sistem sayesinde mümkün oldu. Sistem, meni örnekleri içinde normal mikroskoplarla tespit edilmesi son derece zor olan sperm hücrelerini analiz ederek bulabiliyor. Uzmanlara göre azospermi vakalarında bazen tüm örnekte yalnızca tek bir sperm bulunabiliyor. Bu da klasik yöntemlerle taramayı neredeyse imkânsız hale getiriyor. Yapay zeka ise binlerce görüntüyü saniyeler içinde analiz ederek bu “nadir hücreleri” yakalayabiliyor. Columbia Üniversitesi Doğurganlık Merkezi Direktörü Zev Williams, sistemin etkisini şu sözlerle anlattı: “Daha önce göremediğimiz bir şeyi artık tespit edebiliyoruz. Bir örnekte tek bir sperm bile varsa, onu bulabiliyoruz.”
Yıldızlardan ilham alan teknoloji
STAR sisteminin fikri, aslında astronomiden ilham alınarak geliştirildi. Modern teleskopların gökyüzünden devasa veri toplaması ve bu verilerin yapay zekayla analiz edilmesi, araştırmacılara benzer bir yöntemi sperm hücreleri için kullanma fikrini verdi. Sistem, mikroakışkan çipler üzerinde saniyede yüzlerce görüntü tarayarak çalışıyor. Yapay zeka, hücreleri gerçek zamanlı olarak tanımlıyor ve robotik sistem sayesinde sağlıklı sperm hücreleri zarar görmeden ayrıştırılıyor.
İlk başarı ve umut veren sonuçlar
STAR sistemiyle yapılan ilk uygulamalardan birinde, yıllardır çocuk sahibi olamayan bir çiftin gebeliği başarıyla gerçekleşti. O günden bu yana sistem, yüzlerce hastada test edildi ve vakaların yaklaşık yüzde 30’unda sperm tespit edilmesini sağladı. Araştırma ekibine göre bu oran, daha önce kullanılan klasik yöntemlere kıyasla çok daha yüksek bir başarıya işaret ediyor.
Kısırlık tedavisinde yapay zeka dönemi
Uzmanlar, yapay zekanın yalnızca sperm bulma değil; yumurta seçimi, embriyo değerlendirme ve hormon dozlarının belirlenmesi gibi tüp bebek tedavisinin birçok aşamasında da kullanılmaya başlandığını belirtiyor. Ancak bilim insanları, bu teknolojinin henüz erken aşamada olduğunu ve daha geniş klinik çalışmalarla desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Warwick Üniversitesi’nden kadın doğum uzmanı Siobhan Quenby, umut verici gelişmelere rağmen temkinli olunması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Bu tür yenilikler heyecan verici, ancak geniş ölçekli çalışmalar olmadan sonuçların genellenmesi doğru olmaz.”
“Umut hiç olmadığı kadar gerçek”
Tüm bilimsel belirsizliklere rağmen teknoloji, özellikle çocuk sahibi olma umudunu kaybetmiş çiftler için yeni bir kapı aralıyor. Samuel ise yaşadığı deneyimi şöyle özetliyor: “Daha önce hiç umudumuz yoktu. Şimdi ise sadece bir çocuk değil, belki gelecekte bir çocuk daha olabileceğini bile düşünüyoruz.” Yapay zekanın üreme tıbbına girişi, yalnızca teknik bir gelişme değil; aynı zamanda yıllardır bekleyen binlerce çift için yeni bir umut anlamına geliyor.



