Yaz mevsiminin etkisini artırmasıyla birlikte uzmanlar, güneş ışınlarının cilt üzerinde oluşturabileceği zararlara karşı vatandaşları uyarıyor. Dermatoloji Uzmanı Beste Nigar Gök, güneş koruyucularla ilgili toplumda birçok yanlış bilginin bulunduğunu belirterek, doğru kullanımın yalnızca estetik değil sağlık açısından da kritik olduğunu vurguladı.
Uzmanlara göre güneş kremi kullanımı sadece güneş yanıklarını önlemekle sınırlı değil. Düzenli kullanım, cilt kanseri riskini azaltırken kırışıklık, leke ve erken yaşlanma belirtilerine karşı da önemli bir koruma sağlıyor.
Güneş ışınları ciltte kalıcı hasar bırakabiliyor
Uzmanlar, güneşten gelen ultraviyole (UV) ışınlarının ciltte hem kısa hem uzun vadeli etkiler oluşturduğuna dikkat çekiyor. Kısa vadede yanık ve leke oluşumu görülürken, uzun vadede ise elastikiyet kaybı, kırışıklık ve cilt sarkması gibi yaşlanma belirtileri hızlanabiliyor.
Ayrıca kontrolsüz güneş maruziyetinin farklı cilt kanseri türlerinin riskini artırdığı belirtiliyor. Güneş koruyucuların bu risklerin önemli bir bölümünü azaltabildiği ifade ediliyor.
Güneş kremi sadece yazın değil yıl boyu kullanılmalı
Dermatologlar, güneş koruyucuların yalnızca tatil veya deniz dönemlerinde değil, yıl boyunca kullanılması gerektiğini vurguluyor. UV ışınlarının dört mevsim etkili olduğu hatırlatılırken, özellikle açık havada zaman geçiren kişilerin düzenli koruma sağlaması öneriliyor.
Yüz, boyun, kulak ve eller gibi sürekli güneşe maruz kalan bölgelerin korunmasının ayrı bir önem taşıdığı belirtiliyor.
SPF seçimi bilinçli yapılmalı
Güneş kremi seçiminde SPF değerinin önemli bir kriter olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, günlük kullanım için SPF 30 ürünlerin çoğu kişi için yeterli olabileceğini, uzun süreli güneş maruziyetinde ise SPF 50 tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor.
Deniz, havuz ve açık hava sporlarında yüksek koruma faktörlü ürünlerin daha etkili olduğu ifade edilirken, seçimlerin kişisel ihtiyaca göre yapılması gerektiği vurgulanıyor.
UVA ve UVB koruması birlikte aranmalı
Uzmanlara göre yalnızca SPF değeri yeterli değil. SPF daha çok UVB ışınlarına karşı koruma sağlarken, cilt yaşlanması ve bazı cilt kanserleriyle ilişkili UVA ışınlarına karşı da koruma sağlanması gerekiyor.
Bu nedenle ürün etiketlerinde “geniş spektrumlu koruma” ibaresinin bulunması öneriliyor.
En sık yapılan hatalar korumayı azaltıyor
Güneş koruyucu kullanımında yapılan hataların etkinliği ciddi şekilde düşürdüğü belirtiliyor. En yaygın hatalar arasında kremi dışarı çıkmadan hemen önce sürmek ve gün içinde yenilemeyi ihmal etmek yer alıyor.
Ayrıca bulutlu havalarda güneş kremi kullanmamak, yalnızca yüz bölgesine uygulamak ve kulak, boyun, ense, dudak, el ve ayak üstlerini ihmal etmek de sık yapılan hatalar arasında gösteriliyor.
Uzmanlar, güneş kreminin terleme, yüzme veya uzun süre dış ortamda bulunma durumlarında 2–3 saatte bir yenilenmesi gerektiğini belirtiyor.
Her güneş kremi her cilt için uygun değil
Piyasada çok sayıda güneş koruyucu bulunmasına rağmen her ürünün her cilt tipine uygun olmadığı ifade ediliyor. Mineral filtreli ürünlerin hassas ciltlerde ve egzama, rozasea gibi rahatsızlıklarda daha iyi sonuç verdiği belirtiliyor.
Kimyasal filtreli güneş kremlerinin ise daha hafif yapıları nedeniyle günlük kullanım ve makyaj altı için tercih edilebildiği aktarılıyor.
Çocuklarda güneş koruması daha kritik
Uzmanlar, çocukların güneş ışınlarına karşı daha hassas olduğunu vurguluyor. Bu nedenle çocuklar için parfümsüz, geniş spektrumlu ve mineral filtreli ürünler öneriliyor.
Bebeklerde ilk altı ay boyunca güneş koruyucu kullanımının önerilmediği, bu dönemde gölge ve koruyucu kıyafetlerin tercih edilmesi gerektiği ifade ediliyor.





