Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında 22 Eylül’de düzenlenen silahlı saldırıda 11 öğrencinin yaralanmasının ardından Eğitim-İş İzmir tarafından basın açıklaması yapıldı. Konak’taki YKM önünde gerçekleştirilen açıklamayı Eğitim-İş İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Özgür Şen okudu.

Açıklamanın sonunda öğretmenler, eğitimde şiddete tepki göstermek amacıyla sembolik olarak bir öğretmen önlüğünü yere bıraktı. Eğitim-İş, saldırının ardından okul güvenliğine ilişkin politikaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Şiddetin nedenlerine dikkat çekildi

Eğitim-İş açıklamasında, okulun toplumdan bağımsız değerlendirilemeyeceği belirtilerek çocukların içinde bulunduğu sosyal koşulların da dikkate alınması gerektiği ifade edildi.

Açıklamada, “Şiddet bir anda ortaya çıkmıyor; onu besleyen nedenleri görmeden yalnızca sonucuna müdahale ederek çocuklarımızı koruyamayız” denildi.

Sendika, çocukların adaletsizlik duygusu, geleceksizlik, sosyal medyada ve günlük yaşamda normalleştirilen şiddet ile aile ve sosyal çevrede yaşanan sorunlar gibi farklı koşullardan etkilendiğini belirtti.

“Riskli okulda gerekli tedbirler neden alınmadı?”

Eğitim-İş, saldırının gerçekleştiği okulun daha önce “1. derece riskli okul” olarak değerlendirildiğini ileri sürerek, bu değerlendirmeye rağmen gerekli güvenlik tedbirlerinin neden alınmadığını sordu.

Açıklamada, okulun girişinde dahi öğrencilerin güvenliğinin sağlanamamış olmasının sorgulanması gerektiği belirtilirken, konunun İçişleri Bakanlığı’nın sorumluluk alanıyla da bağlantılı olduğu savunuldu.

İzmir kekiği tarladan sofraya uzanıyor: Çayı da yapılıyor, yemeklere de katılıyor
İzmir kekiği tarladan sofraya uzanıyor: Çayı da yapılıyor, yemeklere de katılıyor
İçeriği Görüntüle

Sendika ayrıca saldırıdan bir gün önce yedi bakanlığın katılımıyla okul güvenliğine ilişkin protokol imzalandığını hatırlattı. Eğitim-İş, protokol kapsamında açıklanan koruyucu ve önleyici tedbirlerle sahadaki uygulamalar arasındaki farkın sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Eğitimden uzaklaşan çocuklara yönelik takip çağrısı

Eğitim-İş, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen çocuğun eğitim sürecine ilişkin de sorular yöneltti.

Açıklamada, örgün eğitimden ayrılarak açık liseye geçen ve daha sonra yeniden okula kayıt yaptırdığı belirtilen çocuğun bir hafta boyunca okula gelmemesine dikkat çekildi. Milli Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın eğitimden uzaklaşan çocuklara yönelik takip mekanizmalarının sorgulanması gerektiği belirtildi.

Eğitim-İş, “Eğitimden uzaklaşan çocuğu yeniden kazanmak da kamunun sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.

Sendika ayrıca çocuk güvenliğinin yalnızca okul kapısındaki güvenlik tedbirleriyle sınırlandırılmaması gerektiğini savundu. Açıklamada, “Çocuklar şiddeti icat etmez, toplumdan öğrenir” denilerek eğitimden kopan, sosyal ve psikolojik açıdan risk altında bulunan çocuklar ile desteğe ihtiyaç duyan aileler için kamu kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiği belirtildi.

Okul güvenliği için kapsamlı önlem talebi

Eğitim-İş, bir çocuğun ateşli silaha nasıl ulaşabildiğinin de soruşturulması gerektiğini vurguladı. Okul güvenliğinin yalnızca güvenlik görevlisi veya bahçe görevlisi bulundurulmasıyla sağlanamayacağını savunan sendika, kapsamlı önlemler alınması çağrısında bulundu.

Açıklamada yeterli sayıda rehberlik ve psikolojik danışmanlık uzmanının istihdam edilmesi, çocuk ve ergen psikologları, psikiyatristler ve sosyal hizmet uzmanlarıyla güçlü bir mekanizma kurulması istendi. Kalabalık sınıfların azaltılması ve ikili eğitimin sonlandırılması da talepler arasında yer aldı.

Öğrencilerin ücretsiz sanat, spor, kültür ve kulüp faaliyetlerine erişiminin artırılması, akran zorbalığı ve sosyal dışlanmayla mücadele programlarının yaygınlaştırılması ve öğrencilerin okula aidiyetini güçlendirecek politikaların uygulanması talep edildi.

Eğitim-İş, çocukların yalnızca okuldayken değil, evde, sokakta ve eğitim sisteminden uzaklaştıklarında da kamu politikalarının koruması altında olması gerektiğini belirtti. Açıklamanın sonunda “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” talebini yükselttiklerini duyuran sendika, üç gün boyunca siyah giyineceklerini ve yakalarına kokart takacaklarını açıkladı.

Basın açıklaması, “Çocuklarımızı koruyamayan bu düzenin sorumluları istifa” çağrısıyla tamamlandı. Açıklamanın ardından öğretmenler, eğitimde şiddete tepki göstermek amacıyla sembolik olarak bir öğretmen önlüğünü yere bıraktı.

Kaynak: İzgazete