Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026’da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Yemen’de Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının yoğunlaşmasıyla ilk kez ciddi bir sınamayla karşı karşıya kaldı. Anlaşma, taraflardan herhangi birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılmasını ve üç ülke arasındaki savunma işbirliğinin geliştirilmesini öngörüyor.
Mekke Anlaşması yeniden gündemde
Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu için New York’ta bulunan Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında bir araya geldi. Görüşmede, anlaşma çerçevesindeki işbirliğinin kurumsallaştırılması için yürütülen teknik müzakerelerin geldiği nokta ele alındı. Üçlü görüşmede ayrıca Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilerleyen dönemde gerçekleştirilmesi planlanan toplantısının hazırlıkları değerlendirildi. Aynı süreçte Suudi Arabistan’ın çağrısıyla Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan genelkurmay başkanlarının acil bir toplantıda bir araya gelmesi kararlaştırıldı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun 25 Eylül’de Suudi Arabistan’a gitmesi planlandı.
Anlaşma Suudi Arabistan’a otomatik asker gönderilmesi anlamına mı geliyor?
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının diğer taraflara da yapılmış sayılmasını öngörüyor. Ancak anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle her saldırı karşısında otomatik olarak asker gönderileceğine ilişkin kamuya açıklanmış bir uygulama bulunmuyor; hangi desteğin verileceğinin saldırının niteliği ve tarafların değerlendirmeleri doğrultusunda şekillenmesi bekleniyor. Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, daha önce anlaşma kapsamında Suudi Arabistan’ın karşı karşıya bulunduğu teknik askeri ihtiyaçların karşılanmasına destek verilebileceğini belirtmişti. Reuters da Türkiye’nin Suudi Arabistan’a askeri destek vermeye hazır olduğunu, Pakistan’ın ise gerektiğinde adım atma yönünde taahhütte bulunduğunu aktardı.
Husi saldırıları sonrası kritik toplantı
Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarının artması, anlaşmanın savunma mekanizmasının nasıl işletileceği sorusunu gündeme getirdi. Suudi Arabistan, ülkeye yönelen bazı balistik füzelerin havada etkisiz hale getirildiğini açıklarken, Fransa da Kızıldeniz kıyısındaki kritik enerji merkezi Yanbu’nun korunmasına destek amacıyla asker, radar sistemleri ve savunma sistemleri göndereceğini duyurdu. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan genelkurmay başkanlarının yapacağı toplantının da bu nedenle önem kazandığı değerlendiriliyor. Toplantıda tarafların mevcut tehditleri ve Mekke Anlaşması kapsamında uygulanabilecek savunma işbirliğinin kapsamını ele alması bekleniyor.
Mekke Anlaşması ne öngörüyor?
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan, 7 Ağustos’ta Mekke’de ortak savunma anlaşmasına imza attı. Anlaşmaya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif imza attı. Anlaşmanın temel maddelerinden biri, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının üçüne birden yapılmış kabul edilmesi. Metin ayrıca taraflar arasındaki savunma işbirliğinin farklı alanlarda geliştirilmesini ve kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesini öngörüyor. Taraflar anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef alan saldırgan bir ittifak olmadığını da açıklamıştı.
Anlaşmanın uygulanması için Meclis süreci de bekleniyor
Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın Türkiye’de yürürlüğe girebilmesi açısından TBMM süreci de önem taşıyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, anlaşmanın Meclis yeniden açıldığında resmen gündeme gelmesini beklediğini belirtmişti. Bu nedenle Riyad’da yapılacak askeri görüşmeler, hem Suudi Arabistan’ın mevcut güvenlik ihtiyacına verilebilecek desteğin niteliği hem de üç ülke arasındaki savunma mekanizmasının nasıl işletileceği açısından yakından izleniyor.




