Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Girne açıklarında batan “Filo Jet” isimli yolcu gemisinin çevresindeki arama çalışmaları sürüyor. Batığın yaklaşık 1000 metre uzağında ve 570 metre derinlikte yürütülen dip aramalarında iki kişinin cansız bedenine ulaşıldı. KKTC Başbakanlığından yapılan açıklamada, bulunan naaşların kimlik tespitinin henüz tamamlanmadığı belirtilirken, kayıp yolculara ait olup olmadıklarının belirlenmesi için DNA incelemesi başlatıldığı bildirildi.
Naaşların kimliği DNA testiyle belirlenecek
Denizden çıkarılan iki cansız beden üzerinde gerekli adli ve tıbbi incelemeler başlatıldı. DNA örneklerinin değerlendirilmesinin ardından naaşların kimlikleri ile kayıp yolcular arasındaki bağlantının kesinleştirilmesi bekleniyor. KKTC makamları, inceleme sonuçlarının ardından kayıp yolcuların ailelerine gerekli bilgilendirmenin yapılacağını açıkladı. Batık çevresindeki dip aramalarının ise kesintisiz şekilde sürdürüldüğü belirtildi.
Arama çalışmaları enkazın çevresine genişletildi
Son iki naaş, doğrudan gemi enkazının bulunduğu noktada değil, batığın yaklaşık 1000 metre uzağında tespit edildi. Aramalar 570 metre derinlikte gerçekleştirilirken, ekiplerin enkaz çevresindeki deniz tabanını da taramaya devam ettiği bildirildi. KKTC Başbakanlığının açıklamasında, kayıp yolculara ulaşılıncaya kadar arama çalışmalarının devam edeceği vurgulandı. Böylece soruşturma ve arama faaliyetlerinin yalnızca enkazın içiyle sınırlı kalmadığı, çevredeki deniz tabanının da sistematik biçimde tarandığı görüldü.
Daha önce enkazın tüm bölümleri taranmıştı
KKTC Başbakanı Ünal Üstel, daha önce yaptığı açıklamada gemi enkazının tüm bölümlerine ulaşıldığını ve yapılan kapsamlı aramalarda başka naaşa rastlanmadığını bildirmişti. Bu açıklamanın ardından çalışmalar batığın çevresindeki alanlara yoğunlaştırıldı. 19 Eylül’de de kayıp olarak aranan bir kişinin naaşına ulaşılmış, kimlik tespitinin ardından hayatını kaybedenlerin sayısının 15’e yükseldiği açıklanmıştı. O tarihte kayıp yolcu sayısı 13 olarak bildirilmişti. Son ulaşılan iki naaşın kimliğinin belirlenmesiyle birlikte kayıp yolcu sayısının yeniden netleşmesi bekleniyor. DNA sonuçları çıkmadan bulunan kişilerin kayıp yolcular olduğuna ilişkin kesin bir değerlendirme yapılmıyor.
Gemide 267 kişi bulunuyordu
“Filo Jet” isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos 2026’da Girne Limanı’ndan Mersin’in Taşucu Limanı’na gitmek üzere hareket ettikten kısa süre sonra ön bölümünden su almaya başladı. Gemi, Girne Limanı’na dönmeye çalıştığı sırada alabora olarak battı. Toplam 267 yolcu ve mürettebatın bulunduğu geminin batmasının ardından 239 kişi kurtarıldı. Girne açıklarında 554 metre derinlikte bulunan enkazda sürdürülen çalışmalar sonucunda daha önce 15 kişinin hayatını kaybettiği belirlenmiş, 13 kişi ise kayıp olarak kayıtlara geçmişti.
Soruşturmada dijital materyaller inceleniyor
Kazaya ilişkin adli soruşturma kapsamında şüphelilere ait bazı dijital materyaller de incelemeye alındı. Mahkeme sürecinde zanlılardan birine ait telefonun emare olarak alındığı, bazı evrak ve bilgisayarların ise incelenmek üzere gönderildiği aktarılmıştı. Dijital incelemelerin yanı sıra geminin teknik yeterliliği ve sefer izinlerine ilişkin belgeler de soruşturma dosyasında yer alıyor. Gemiye ait sertifikalar, mürettebatın belgeleri ve liman makamlarından alınan kayıtların incelendiği bildirildi.
Gemideki hasara ilişkin WhatsApp yazışmaları dosyaya girdi
Soruşturma kapsamında gemide daha önce meydana geldiği öne sürülen hasara ilişkin WhatsApp yazışmaları da dosyaya yansıdı. Yardımcı kaptan Merve N. Seraslan’ın 17 Haziran 2026 tarihli yazışmalarında geminin sol kızağının kırıldığı ve bu bölümün kaptanın bilgisi dahilinde tamir ettirildiğine ilişkin ifadelerin bulunduğu aktarıldı. Polis, ayrıca 7 Haziran tarihinde gönderildiği belirtilen bir görüntüde de geminin kızağındaki hasarın görüldüğünü mahkemeye bildirmişti. Hasara ilişkin fotoğrafların başka mürettebat tarafından yardımcı kaptana iletildiği, bu görüntülerin de şirket yetkilisine gönderildiği belirtilmişti. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında teknik belgeler, dijital materyaller ve arama çalışmalarından elde edilen bulguların birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.




