İş arayan birçok kişi için en yorucu süreçlerden biri, yapılan onlarca başvuruya rağmen hiçbir geri dönüş alamamak oluyor. Adaylar çoğu zaman sessizliği bir ret cevabı olarak görürken, uzmanlar günümüz iş piyasasında işe alım süreçlerinin geçmiş yıllara göre çok daha rekabetçi hale geldiğine dikkat çekiyor. İşe alım firması Reed’in verilerine göre, yeni mezunlara yönelik açık pozisyon sayısı son birkaç yıl içinde ciddi oranda azaldı. Üç veya dört yıl önce yaklaşık 180 bin seviyesinde olan yeni mezun pozisyonlarının sayısının 50 bine kadar düştüğü belirtiliyor. Reed Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su James Reed, 30 yıllık kariyeri boyunca işverenlerin aday seçim süreçlerini yakından takip ettiğini belirterek, iş arayanların zorlu dönemde nasıl öne çıkabileceğine ilişkin önemli tavsiyelerde bulundu.
CV’nizi iş ilanına göre şekillendirin
Günümüzde birçok şirket işe alım süreçlerinde yapay zeka destekli sistemlerden yararlanıyor. Bu sistemler, adayların özgeçmişlerini iş ilanındaki kriterlerle karşılaştırarak uygunluk değerlendirmesi yapıyor. James Reed, adayların başvurularında iş ilanındaki beklentilerle kendi deneyimleri arasında net bir bağlantı kurması gerektiğini söyledi. Bunun, sahip olunmayan yeteneklere sahipmiş gibi görünmek anlamına gelmediğini vurgulayan Reed, “Yalan söylememek çok önemli. Ancak iş tanımı iletişim, organizasyon veya müşteri hizmetleri gibi beceriler gerektiriyorsa, bu alanlardaki deneyimlerinizi açık şekilde belirtmelisiniz” dedi. Uzmanlara göre her pozisyona aynı CV ile başvurmak yerine, adayın deneyimlerini başvurulan işe uygun şekilde ön plana çıkarması işe alım sürecinde fark yaratabiliyor.
“Deneyimim yoksa nasıl iş bulacağım?” sorusuna yanıt
İş arayanların en büyük şikayetlerinden biri de giriş seviyesindeki pozisyonlarda bile deneyim şartı aranması. Reed, işverenlerin daha az işe alım yaptığı dönemlerde daha hazır adaylara yöneldiğini belirterek, deneyim kazanmanın farklı yollarının değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Gönüllü çalışmalar, kısa süreli işler, yarı zamanlı pozisyonlar, toplumsal projeler veya çevrim içi eğitimlerle edinilen becerilerin de CV’de önemli bir değer oluşturabileceğini söyleyen Reed, küçük fırsatların uzun vadeli kariyer başlangıçlarına dönüşebileceğini belirtti. Reed ayrıca iş görüşmesi sırasında adayların kendilerini açık şekilde ifade etmesini önererek, “Birisi size de ilk fırsatınızı verdi. Sizin de ihtiyacınız olan tek şey bir fırsat olabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Yapay zekayı kullanın ancak tamamen ona bırakmayın
Yapay zekanın iş başvurularında kullanılmasına karşı olmadığını belirten Reed, teknolojinin doğru kullanıldığında adaylara avantaj sağlayabileceğini söyledi. Ancak tüm başvuru sürecinin yapay zekaya bırakılmasının adayları birbirine benzetebileceği uyarısında bulundu. Reed, “Süreci tamamen yapay zekaya teslim ederseniz başvurunuz diğer birçok kişinin başvurusuyla aynı hale gelebilir. Asıl amaç fark yaratmak olmalı” dedi. Uzman, CV’nin adayın kişiliğini ve kariyer hedeflerini yansıtması gerektiğini vurguladı. Özgeçmişin kısa, anlaşılır ve mümkünse tek sayfa olması gerektiğini belirten Reed, özellikle CV’nin üst bölümündeki kısa tanıtım kısmının büyük önem taşıdığını ifade etti.
İş hayatında öne çıkaran beceriler
Reed’e göre iş dünyasında teknik becerilerin yanı sıra iletişim, ekip çalışması ve dayanıklılık en önemli özellikler arasında yer alıyor. İletişim becerisinin her sektörde fark yarattığını belirten Reed, adayların kendilerini doğru ifade etmeyi öğrenmesi gerektiğini söyledi. Özellikle iş görüşmelerinde kendini anlatabilmenin önemine dikkat çeken Reed, topluluk önünde konuşma konusunda özgüven kazanmanın kariyer açısından büyük avantaj sağlayacağını ifade etti. Ekip çalışmasına da vurgu yapan Reed, “Hiçbir şey tek bir kişi tarafından başarılmaz. Bir iş görüşmesinde sürekli ‘ben’ diyorsanız, ekip anlayışınızı göstermek zorlaşır” değerlendirmesinde bulundu.
İş görüşmesine hazırlıksız gitmeyin
İş görüşmelerinde en sık sorulan sorulardan biri olan “Bize kendinizden bahseder misiniz?” sorusunun aslında adaylar için büyük bir fırsat olduğunu belirten Reed, hazırlığın önemine dikkat çekti. Reed, “Hazırlıklıysanız bu en kolay sorulardan biridir. Ancak hazırlıksızsanız konudan konuya atlayabilir ve kendinizi doğru ifade edemeyebilirsiniz” dedi. İş görüşmelerinin kariyer açısından önemli dönüm noktaları olabileceğini belirten uzman, adayların şirketi, pozisyonu ve kendi deneyimlerini önceden değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
En büyük hata: İşverene ne katacağınızı göstermemek
James Reed, adayların yaptığı en büyük hatalardan birinin işverenin neden kendisini tercih etmesi gerektiğini anlatmamak olduğunu belirtti. Reed’e göre iş başvurularında adayların yalnızca “Bu iş bana ne kazandıracak?” sorusuna değil, “Ben bu şirkete nasıl katkı sağlayabilirim?” sorusuna odaklanması gerekiyor. “Bir iş, çözülmesi gereken bir problemdir. Adayın görevi ise o problemi nasıl çözebileceğini göstermektir” diyen Reed, bu bakış açısının adayları diğer başvurulardan ayırabileceğini ifade etti.
Üniversite herkes için tek seçenek değil
Üniversite eğitiminin herkes için doğru yol olmayabileceğini belirten Reed, gençlerin farklı kariyer yollarını da değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Çıraklık, mesleki eğitim, zanaat alanları ve doğrudan iş hayatına giriş seçeneklerinin de önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Reed, yalnızca çevrenin beklentisi nedeniyle üniversite tercih edilmemesi gerektiğini belirtti. Reed, günümüzde beceri odaklı kariyerlerin giderek daha fazla önem kazandığını ve gençlerin kendilerine en uygun yolu seçmesi gerektiğini söyledi. Uzmanlara göre değişen iş piyasasında başarılı olmanın yolu yalnızca çok sayıda başvuru yapmaktan değil; doğru strateji, güçlü iletişim ve kişinin kendi değerini doğru anlatabilmesinden geçiyor.




