Yunanistan’da Türkiye’ye yönelik söylemler son dönemde yeniden öne çıkarken, özellikle bazı medya kuruluşlarında olası bir Türk-Yunan çatışmasının nasıl gelişebileceğine ilişkin senaryolar tartışılıyor. Geopolitico’da Genel Yayın Yönetmeni Hristos Konstantinidis tarafından yayımlanan analizlerde de Türkiye’nin askeri kapasitesinin dikkate alınması gerektiği belirtilirken, iki ülke arasında yaşanabilecek bir çatışmanın kısa süreli bir gerilimle sınırlı kalmayabileceği değerlendirmesi yapıldı.
“Türkiye oldukça caydırıcı bir güç haline geldi”
Konstantinidis, Türkiye’nin özellikle son yıllarda savunma alanındaki kapasitesini artırarak daha caydırıcı bir güç haline geldiğini savundu. Yunanistan’ın Türkiye karşısında olası bir çatışmaya hazırlıklı olması gerektiğini belirten Konstantinidis, böyle bir savaşın yalnızca birkaç saat süren bir çatışma olarak kalmayabileceğini ve uzun süreli bir yıpratma savaşına dönüşebileceğini ifade etti. Yunan gazetecinin değerlendirmesinde özellikle hava ve deniz operasyonları ile insansız hava araçlarının önemli rol oynayacağı bir senaryoya dikkat çekildi. Türkiye’nin İHA alanındaki üretim ve operasyon deneyiminin Yunanistan tarafından yakından takip edilmesi gerektiği savunuldu.
İHA'lar ve insan kaynağına dikkat çekti
Konstantinidis, Türkiye’nin yalnızca İHA üretimine değil, bu teknolojilerin kullanımına yönelik insan kaynağına da yatırım yaptığını ileri sürdü. Türkiye’nin bu alandaki kapasitesinin Yunanistan tarafından örnek alınması gerektiğini savunan gazeteci, savunma teknolojilerinin yanında eğitimli insan kaynağının da olası bir çatışmada önemli unsur olacağını belirtti. Yunanistan’ın da benzer biçimde kendi savunma kapasitesini ve toplumun hazırlık seviyesini artırması gerektiğini dile getiren Konstantinidis, olası bir çatışmanın yalnızca askeri araçlarla değil, ekonomik ve toplumsal dayanıklılıkla da ilgili olacağını savundu.
“Topyekün mücadele gerekiyor”
Yunan gazeteci, Türkiye’ye karşı olası bir savaşın kazanılabilmesi için yalnızca profesyonel askeri gücün yeterli olmayacağını, geniş kapsamlı bir hazırlık gerektiğini öne sürdü. Bu çerçevede toplumun eğitilmesi, savunma kapasitesinin geliştirilmesi ve uzun süreli bir kriz ihtimaline karşı hazırlık yapılması gerektiğini ifade etti. Konstantinidis ayrıca Doğu Akdeniz’de Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekerek, bu üçlü ilişkinin bölgede yeni bir güvenlik mimarisinin temelini oluşturabileceğini savundu.
Atina’da savunma politikası da tartışılıyor
Yunanistan’da Türkiye ile ilişkiler bir yandan güven artırıcı adımlar üzerinden yürütülürken, diğer yandan Atina’da savunma kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik tartışmalar devam ediyor. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis de ağustos ayında yaptığı değerlendirmede, Türkiye ile yaşanan gerilimlerin ardından “sakin sular” politikasının Yunanistan’a ordusunu ve ekonomisini güçlendirmek için zaman kazandırdığını söylemişti. Yunanistan ve Türkiye, Şubat 2026’da yaptıkları ortak açıklamada ise dostane ilişkiler, iyi komşuluk ve barış içinde bir arada yaşama hedeflerini yinelemiş, iki ülkenin siyasi diyalog ve güven artırıcı önlemler kapsamında temaslarını sürdürme konusunda mutabık kalmıştı. Buna rağmen Yunan basınındaki bazı yayınlarda Türkiye’nin askeri kapasitesine yönelik endişelerin yeniden öne çıkması, Ege ve Doğu Akdeniz’deki güvenlik tartışmalarının siyasi gündemdeki ağırlığını koruduğunu gösteriyor.





