Uluslararası bir araştırma ekibi, sağlıklı ve uzun yaşamı destekleyen araştırmaların yaşamın çok daha erken dönemlerine, hatta doğum öncesine odaklanması gerektiğini savundu. Nature Health dergisinde yayımlanan değerlendirme yazısında, bilim insanları bu alandaki çalışmaları bir araya getirecek uluslararası PROSPER adlı araştırma konsorsiyumunun kurulmasını önerdi.
Araştırmacılar, günümüzde uzun ömür çalışmalarının büyük bölümünün yetişkin bireyler üzerinde yürütüldüğünü, ancak yaşlanmaya neden olan birçok biyolojik sürecin çok daha erken dönemlerde şekillenmeye başladığını ifade etti.
'Kritik fırsat erken yaşlarda kaçıyor'
Bilim insanlarına göre yaşlanmaya bağlı moleküler ve hücresel değişiklikler yıllar boyunca birikiyor. Bu nedenle yalnızca ileri yaşlarda uygulanan müdahalelerin, yaşlanma sürecini yavaşlatmada önemli bir fırsatı kaçırdığı değerlendiriliyor.
Araştırmacılar, çocukluk ve doğum öncesi dönemdeki biyolojik gelişimin ilerleyen yaşlardaki sağlık üzerinde belirleyici rol oynayabileceğini belirterek, yaşlanmanın yaşam boyu takip edilmesi gerektiğini vurguladı.
Çocuklara özel biyolojik yaş ölçümleri önerildi
Araştırmada, yetişkinlerde kullanılan biyolojik yaş göstergelerinin çocuklar için doğru sonuç vermeyebileceğine dikkat çekildi. Bilim insanları, erken yaşlarda biyolojik yaşın biriken hasarı değil, gelişim sürecinin uyumunu ve dayanıklılığını yansıttığını ifade etti.
Bu nedenle çocuklara özel biyobelirteçlerin ve yaşlanmayı değerlendirecek yeni yöntemlerin geliştirilmesi gerektiği belirtildi.
Hedef hastalıkları ortaya çıkmadan önlemek
Önerilen PROSPER girişiminin; genetik veriler, klinik bulgular ve biyolojik ölçümleri yaşamın tüm evrelerinde bir araya getirerek bireylerin uzun vadeli sağlık risklerini çok daha erken belirlemeyi amaçladığı aktarıldı.
Araştırmacılar, bu yaklaşımla sağlık sisteminin hastalık ortaya çıktıktan sonra tedaviye odaklanmak yerine, doğum öncesinden başlayarak sağlıklı yaşlanmayı destekleyen önleyici bir modele geçebileceğini ifade etti.





