Göz bebeklerinin karanlıkta daha fazla ışık alabilmek için büyüdüğü, aydınlıkta ise küçüldüğü uzun zamandır biliniyor. Ancak göz bebeğinin boyutunu belirleyen tek etken ışık değil. Yeni bir araştırma, şaşırtıcı bir olayla karşılaşıldığında göz bebeklerinin büyümesinin, beynin beklenmedik durumlara uyum sağlamasına yardımcı olan daha kapsamlı bir mekanizmanın parçası olabileceğini ortaya koydu.
63 kişiyle deney yapıldı
Brown Üniversitesinden nörobilimci Matt Nassar ve ekibinin yürüttüğü araştırmada 63 sağlıklı yetişkin gönüllü yer aldı. Katılımcılara farklı renklerden oluşan görüntüler gösterildi. İlk aşamada daha önce gördükleri renkleri hatırlamaları istenirken, sonraki aşamada öğrendikleri renk dizilimlerinden yola çıkarak sıradaki görüntüde hangi rengin ortaya çıkacağını tahmin etmeleri istendi.
Deney sırasında katılımcıların göz bebeği çapındaki değişimler ile beyin aktiviteleri ölçüldü. Beklentilerinin dışında bir renkle karşılaşan katılımcıların göz bebeklerinin belirgin şekilde büyüdüğü ve bazı beyin dalgalarında artış meydana geldiği gözlemlendi.
Şaşırtıcı olay beyni “Yeniliyor”
Araştırmacılar, beklenmedik görüntülerin yalnızca anlık bir şaşkınlık tepkisine yol açmadığını, aynı zamanda öğrenme biçimini de değiştirdiğini belirledi.
Görüntüler beklentileriyle uyumlu olduğunda katılımcılar önceki tahminlerine daha fazla bağlı kalırken, beklenmedik bir görüntüyle karşılaştıklarında bu eğilim azaldı. Bu durum, beynin şaşırtıcı bir olay sonrasında mevcut beklentileri zayıflatarak yeni bilgileri değerlendirmeye daha açık hale geldiğini gösterdi.
Göz bebekleri beyindeki değişimin işareti olabilir
Nature Human Behaviour dergisinde yayımlanan araştırmaya göre göz bebeğindeki büyüme ve belirli beyin dalgalarındaki değişimler, beynin yeni bir zihinsel duruma geçtiğinin dışarıdan gözlemlenebilen işaretleri olabilir.
Araştırmanın başındaki Matt Nassar, beynin bir süre mevcut zihinsel bağlamı koruduğunu, ancak beklenmedik bir olayla karşılaştığında bu bağlamı değiştirdiğini belirtti. Böylece eski beklentilerin etkisi azalırken, beynin yeni bilgileri daha hızlı öğrenebilmesi için adeta bir “temiz sayfa” oluşuyor.
Locus Coeruleus önemli rol oynuyor
Araştırmacılar, bu uyarılma mekanizmasında beynin sapında bulunan locus coeruleus adı verilen küçük bir nöron kümesinin de önemli rol oynadığını belirtiyor. Bu bölge, “savaş ya da kaç” tepkisiyle bağlantılı nörotransmiter ve hormon olan noradrenalinin başlıca kaynaklarından biri olarak biliniyor.
Beklenmedik olayların ardından locus coeruleus bölgesindeki aktivitenin arttığı ve bunun göz bebeğindeki değişimler ile EEG'de ölçülen bazı beyin dalgalarıyla bağlantılı olduğu ifade ediliyor.
Araştırmacılara göre bulgular, şaşırmanın yalnızca kısa süreli bir tepki olmadığını ortaya koyuyor. Göz bebeğinin büyümesiyle birlikte devreye giren bu mekanizma, beynin mevcut beklentilerini güncellemesine ve değişen koşullara daha hızlı uyum sağlamasına yardımcı olabilir.



