Yeni bir araştırmaya göre televizyon karşısında geçirilen süreyi azaltıp yerine hareket koymak, özellikle orta yaşta depresyon riskini belirgin şekilde düşürebiliyor. Araştırmada, günde yalnızca bir saatlik değişimin bile etkili olduğu vurgulandı.
Televizyon yerine hareket koymak fark yaratıyor
Televizyon karşısında daha az vakit geçirmek ve bu süreyi başka aktivitelerle değiştirmek, depresyon riskini azaltabiliyor. Daha önceki çalışmaların genellikle hareketsiz yaşam ile depresyon arasındaki ilişkiye odaklandığı ifade edildi. Araştırmada, televizyon izleme süresinin günde 60 dakika azaltılıp başka aktivitelere kaydırılmasının, majör depresyon gelişme olasılığını yüzde 11 düşürdüğü belirtildi. Sürenin 90 ya da 120 dakikaya çıkarılması halinde riskteki azalmanın yüzde 25’in üzerine çıktığı kaydedildi.
En büyük etki orta yaş grubunda
En dikkat çekici sonuçlar orta yaş grubunda elde edildi. Bu grupta televizyon süresinin günde bir saat azaltılmasının depresyon riskini yaklaşık yüzde 18 düşürdüğü bildirildi. Sürenin 90 dakikaya çıkarılmasıyla bu oranın yüzde 29’a, iki saate çıkarılmasıyla ise yüzde 43’e kadar ulaştığı ifade edildi. Televizyon süresinin sporla değiştirilmesinin en güçlü etkiyi gösterdiği belirtilirken, fiziksel aktivitenin iş ya da okul ortamında yapılmasının, yürüyüş gibi günlük hareketlerin ve hatta uykunun artırılmasının da riski düşürdüğü kaydedildi.
Gençler ve yaşlılarda etki sınırlı
Yaşlı yetişkinlerde televizyon süresinin başka günlük aktivitelerle değiştirilmesinin genel olarak anlamlı bir fark oluşturmadığı, ancak sporun istisna olduğu belirtildi. Sporla yapılan değişimlerde depresyon olasılığının ölçülebilir biçimde düştüğü ifade edildi. Genç yetişkinlerde ise televizyon süresinin azaltılmasının depresyon riskinde belirgin bir değişim yaratmadığı kaydedildi. Araştırmacılar, genç grubun zaten daha aktif olması nedeniyle ek etkinin sınırlı kalmış olabileceğini değerlendirdi.
Geniş kapsamlı ve uzun süreli takip
Çalışma, başlangıçta depresyonu bulunmayan 65 binden fazla yetişkini dört yıl boyunca takip eden geniş kapsamlı bir nüfus araştırmasına dayanıyor. Katılımcıların günlük aktivitelerini bildirdiği ve depresyon tanılarının klinik görüşmelerle belirlendiği ifade edildi. Avrupa Psikiyatri Birliği adına yayımlanan ve European Psychiatry dergisinde yer alan çalışmada, özellikle orta yaş grubunda dikkat çekici sonuçlar elde edildiği aktarıldı.





