Gün boyu bitkin hissetme, sabahları dinlenmeden uyanma ve enerjisizlik şikâyetlerinin basit bir yorgunluk olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Sivritepe, uzun süren halsizlikte mutlaka tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi.
“Halsizliği normalleştirmeyin”
Medipol Üniversitesi Pendik Hastanesi’nde görev yapan Doç. Dr. Sivritepe, sürekli yorgunluğun; kansızlık, tiroid hastalıkları, diyabet, vitamin–mineral eksiklikleri ve kronik enfeksiyonların erken belirtisi olabileceğini ifade etti.
“Kalıcı halsizlik varsa mutlaka nedeni araştırılmalı. Bu durum çoğu zaman basit ama tedavi edilebilir sorunlardan kaynaklanır” dedi.

En sık ihmal edilen 5 öneri
Sivritepe, enerji seviyesini artırmaya yardımcı olacak temel noktaları şöyle sıraladı:
1- Vitamin ve mineral düzeylerini kontrol ettirin
Demir eksikliği ile B12 ve D vitamini düşüklüğünün halsizliğin en yaygın nedenleri arasında yer aldığını belirten Sivritepe, takviyelerin mutlaka kan tahliline göre planlanması gerektiğini vurguladı.
2- Uyku düzenini sağlayın
Geç saatlere kadar ekran kullanımı ve düzensiz uyku saatlerinin biyolojik ritmi bozduğunu söyleyen Sivritepe, her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmanın enerji seviyesini artırdığını ifade etti.
3- Kan şekerini dengeleyen beslenme tercih edin
Basit karbonhidrat ağırlıklı ve düzensiz öğünlerin ani enerji düşüşlerine yol açtığını belirten Sivritepe, protein, lif ve sağlıklı yağlardan zengin bir beslenme planının halsizliği azalttığını kaydetti.
4- Hareketsiz kalmayın
Dinlenmenin tek başına çözüm olmadığını belirten Sivritepe, haftada en az üç gün yapılan tempolu yürüyüş gibi hafif–orta düzey egzersizin vücudun enerji üretimini desteklediğini söyledi.
5- Gelişigüzel takviye kullanmayın
“Doğru tanı olmadan alınan takviyeler fayda sağlamaz” diyen Sivritepe, kişiye özel tedavi planının önemine dikkat çekti.
“Alarm sinyali olarak görülmeli”
Halsizliğin vücudun verdiği önemli bir uyarı olduğunu dile getiren Doç. Dr. Sivritepe, “Tek başına bir hastalık değildir ancak kalıcıysa mutlaka altında yatan neden araştırılmalıdır. En sağlıklı yaklaşım, doğru teşhis ve buna uygun tedavidir” ifadelerini kullandı.





