Karadeniz’de Rusya ve Ukrayna arasındaki saldırıların deniz ticareti üzerindeki etkisi giderek ağırlaşıyor. Türk denizcilik sektöründe faaliyetlerin önemli ölçüde yavaşladığı belirtilirken, yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin dış ticaretinden gıda arzına kadar geniş bir alanda ekonomik baskı oluşturabileceği ifade edildi. Bloomberg HT yayınına katılan Transbosphor Deniz Taşımacılığı Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Can, Karadeniz-Mısır hattındaki deniz taşımacılığının mevcut koşullar nedeniyle ciddi şekilde sekteye uğradığını belirtti. Can, çatışmaların üç ay daha devam etmesi halinde Türkiye’nin ekonomik kaybının 20 milyar dolara ulaşabileceğini söyledi.

Boğazlardan geçen gemi sayısı 25-30’a düştü

Karadeniz’de ticari gemi trafiğinin savaş nedeniyle ciddi ölçüde daraldığını belirten Can, Türk Boğazları’ndan geçen günlük gemi sayısının yaklaşık 200’den 25-30 seviyesine gerilediğini söyledi. Boğaz geçişlerinden elde edilen gelirin yaklaşık 700-800 milyon dolar seviyesinde olduğunu aktaran Can, bölgedeki ihracatın da büyük ölçüde gerilemesinin Türkiye ekonomisine doğrudan yansıyacağını ifade etti. Can, Türk gemilerinin de saldırılardan etkilendiğini belirterek, gemilerin batmasa bile aldıkları hasar nedeniyle sefer dışı kaldığını ve mürettebatın güvenlik endişesi yaşadığını dile getirdi.

“Yeni bir tahıl koridoru kurulmak zorunda”

Karadeniz’deki güvenlik sorununun yalnızca denizcilik sektörüyle sınırlı kalmadığını belirten Can, küresel gıda arzına yönelik risklere de dikkat çekti. Rusya'nın yıllık tahıl ihracatının 26,5 milyon ton seviyesinde olduğunu, Ukrayna'nın ise bunun yaklaşık yarısı kadar ihracat yaptığını belirten Can, Karadeniz limanlarından tahıl sevkiyatının aksamasının dünya genelinde gıda fiyatlarını etkileyebileceğini söyledi. Buğday fiyatlarında vadeli piyasalarda şimdiden yüzde 17'ye varan artış görüldüğünü aktaran Can, sevkiyatların aksaması halinde fiyatlardaki yükselişin daha da hızlanabileceği uyarısında bulundu.

Alternatif rotalar maliyeti artırıyor

Saldırılar nedeniyle denizcilik şirketlerinin alternatif güzergahlara yöneldiğini belirten Can, yeni rotaların sefer sürelerini 10 ila 15 gün uzattığını söyledi. Baltık Kuru Yük Endeksi'nin yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 50 arttığını belirten Can, navlun fiyatlarındaki yükselişin armatörlerin kazancının arttığı anlamına gelmediğini vurguladı. Gemilerin daha uzun rotalarda seyretmesinin yakıt, personel ve sigorta giderlerini artırdığını ifade eden Can, ham petrol fiyatlarındaki yükselişin de Türkiye'nin enerji ve dış ticaret faturası üzerinde ek baskı oluşturduğunu söyledi.

ATM’lerden para çekerken dikkat: Hesapta para olması yetmeyebilir
ATM’lerden para çekerken dikkat: Hesapta para olması yetmeyebilir
İçeriği Görüntüle

“Gemi yatırımı yapmayı unutun”

Türk denizcilik filosunun yenilenmesi gerektiğini ancak mevcut koşulların yatırımlar açısından elverişli olmadığını belirten Can, yüksek faizler ve jeopolitik belirsizliğin yatırım iştahını zayıflattığını söyledi. Can, özellikle navlun fiyatlarındaki yükselişi fırsat olarak görerek gemi satın almak isteyen ihracatçı firmaları uyardı. Deniz taşımacılığının uzun vadeli ve yüksek maliyetli bir yatırım olduğunu belirten Can, yalnızca mevcut navlun fiyatlarına bakılarak gemi yatırımı yapılmaması gerektiğini ifade etti.Can ayrıca, Türkiye'nin Rusya ve Ukrayna nezdinde daha güçlü diplomatik girişimlerde bulunması gerektiğini belirterek, Karadeniz'de ticaretin güvenli şekilde yeniden sürdürülebilmesi için yeni bir tahıl koridorunun oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

Kaynak: Bloomberght