Uzun süreli açlığın ardından iftarı hurmayla açmanın kan şekerinin daha dengeli yükselmesine yardımcı olduğunu belirten Alageyik, “1-2 hurma ve su ile başlamak mideyi yormadan sindirimi başlatır ve ani yüklenmeyi azaltır. Ancak porsiyon kontrolü yapılmazsa hurma da fazla enerji alımına yol açabilir” dedi.
Lif ve mineral desteği
Hurmanın lif açısından zengin olduğuna dikkat çeken Alageyik, bu özelliğin bağırsak hareketlerini desteklediğini, tokluk hissini artırdığını ve kabızlık riskini azalttığını ifade etti. Hurmanın yoğurt, kefir ya da ceviz gibi besinlerle birlikte tüketilmesinin kan şekeri kontrolü açısından daha dengeli bir tercih olacağını vurguladı.
Potasyum ve magnezyum içeriği sayesinde sıvı-elektrolit dengesine katkı sağladığını belirten Alageyik, antioksidan özelliğiyle de hücresel koruma sunduğunu söyledi. Lif, potasyum ve antioksidan kombinasyonunun kalp-damar sağlığına destek olabileceğini ancak hurmanın tek başına “mucizevi” bir besin olarak görülmemesi gerektiğini dile getirdi.

Kimler sınırlı tüketmeli?
Diyetisyen Alageyik; diyabet, insülin direnci, kilo kontrolü hedefi olanlar ile reflü ve mide hassasiyeti bulunan kişilerin hurmayı ölçülü tüketmesi gerektiğini belirtti.
Ramazan için önerilen tüketim şekli
-
İftarda: 1-2 hurma + su
-
Tatlı isteğinde: 1 hurma + yoğurt veya kefir
-
Sahurda: 1 hurma + süt, yoğurt ya da peynir gibi bir protein kaynağı
Sağlıklı bireyler için günlük 1-2 adet hurmanın yeterli olduğunu, aktif kişilerde bu miktarın 2-3 adede çıkabileceğini kaydeden Alageyik, diyabet hastalarının ise 1 adetle sınırlı kalması gerektiğini söyledi.
İftarı hurma ve suyla açmanın en dengeli yöntemlerden biri olduğunu ifade eden Alageyik, hurmaların serin ve kuru ortamda saklanması gerektiğini, küf ya da fermantasyon belirtisi gösteren ürünlerin tüketilmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.




