CHP’de mahkemenin verdiği “mutlak butlan” kararının ardından başlayan genel başkanlık ve yetki tartışması yeni bir aşamaya taşınıyor. Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin olağanüstü kurultay seçeneğine kapıyı kapatması, ihraç ve görevden alma süreçlerinin gündeme gelmesiyle birlikte Özgür Özel cephesinde yeni parti formülü yeniden tartışılmaya başlandı. Parti kulislerinde, olası bir yeni oluşum için temmuz ayının sonlarına işaret edilirken, böyle bir adımın hayata geçmesi durumunda siyasi dengelerin önemli ölçüde değişebileceği değerlendiriliyor.

Yeni parti için hangi seçenekler konuşuluyor?

Özel ve ekibinin önünde birkaç farklı seçenek olduğu belirtiliyor. Bunlardan ilki, seçime girme yeterliliğine sahip mevcut bir siyasi partiyle anlaşma yapılması. Bu formüle göre yeni oluşumun, seçim takviminin erkene alınması ihtimaline karşı mevcut bir parti çatısı altında seçime girme yolunu tercih edebileceği ifade ediliyor. Özel kanadı daha önce Demokratik Sol Parti (DSP) ve Genç Parti ile görüşüldüğü iddialarını reddederken, kulislerde Ahmet Özal’ın kurduğu ve genel başkanlığını Süleyman Yağcıoğlu’nun yaptığı Teknoloji Kalkınma Partisi (TEK Parti) ile temas iddiaları gündeme geldi. Bazı CHP’li milletvekillerinin ise Demokrat Parti (DP) ile olası bir iş birliğinin değerlendirilmesi gerektiğini savunduğu belirtiliyor. Bunun yanında seçimlerin 2027 sonu veya daha ileri bir tarihte yapılması ihtimali nedeniyle, sıfırdan yeni bir siyasi parti kurulması seçeneği de masada tutuluyor.

Özel cephesinin yeni parti gerekçeleri

Özgür Özel’e yakın isimler, yeni parti seçeneğinin üç temel gerekçeye dayandığını ifade ediyor.

Bunlar:

CHP’de grup toplantısı krizi: Özgür Özel’den TBMM Başkanlığı’na başvuru
CHP’de grup toplantısı krizi: Özgür Özel’den TBMM Başkanlığı’na başvuru
İçeriği Görüntüle
  • CHP’nin seçime girme yeterliliği konusunda risk oluşması,

  • İhraç ve görevden almalar nedeniyle CHP çatısı altında siyaset yapma imkanının azalması,

  • Parti içindeki uzun süren tartışmaların siyasi desteğe zarar verme ihtimali.

Özel cephesi, mevcut süreçte belirsizliğin devam etmesi halinde zaman kaybının kendileri açısından dezavantaj oluşturacağını savunuyor.

Seçime girme yeterliliği tartışması

Yeni parti tartışmasının merkezindeki en kritik başlıklardan biri seçimlere katılma hakkı. Mutlak butlan kararı sonrası 2020’de gerçekleştirilen 37. Kurultay’da seçilen yönetimin yeniden göreve gelmesiyle başlayan süreçte, Özel tarafı seçim takvimi başladıktan sonra yaşanabilecek hukuki bir itirazın ciddi sonuçlar doğurabileceğini düşünüyor. Özel’e yakın isimler, Yüksek Seçim Kurulu’na yapılacak olası bir başvuruyla CHP’nin seçime katılma yeterliliğinin tartışmaya açılabileceğini savunuyor. Bu görüşe göre, seçim sürecinde böyle bir karar çıkması halinde aday listelerinin etkilenebileceği ve bazı isimlerin farklı partilerden aday olma imkanını da kaybedebileceği belirtiliyor. CHP’nin mevcut yönetimine yakın isimler ise kurultayın yapılamamasının “mücbir sebep” kapsamında değerlendirilebileceğini ve seçime girme konusunda sorun yaşanmayacağını savunuyor.

“103 yıllık CHP markasını bırakamayız” diyenler var

Yeni parti seçeneğine CHP içinde itiraz eden önemli bir kesim de bulunuyor. Parti içindeki bazı milletvekilleri ve örgüt yöneticileri, çözümün CHP’den ayrılmak değil, parti içinde mücadele etmek olduğunu savunuyor. Bu kesim, CHP’nin tarihsel kimliğine dikkat çekerek “103 yıllık bir siyasi mirasın terk edilemeyeceği” görüşünü dile getiriyor. Özellikle olağanüstü kurultay çağrısına destek veren 111 milletvekilinin tamamının yeni partiye geçmesinin beklenmediği, bazı isimlerin CHP çatısı altında kalmayı tercih edebileceği ifade ediliyor. Kulislerde yeni oluşuma katılabilecek milletvekili sayısının yaklaşık 70 civarında olabileceği iddia ediliyor. Bu rakamın, yeni partinin Meclis’teki gücü açısından kritik olacağı belirtiliyor.

Belediye başkanları zor bir tercih yapabilir

Yeni parti senaryosunda en önemli başlıklardan biri de belediye başkanlarının tutumu. Özellikle CHP’li büyükşehir belediye başkanlarının böyle bir durumda zor bir siyasi tercih yapmak zorunda kalabileceği belirtiliyor. Yeni partiye geçiş halinde belediye meclislerinde de dengelerin değişebileceği, bazı başkanların karar alma süreçlerinde zorlanabileceği ifade ediliyor. Ayrıca yeni oluşum içinde yer alan belediye başkanlarının siyasi ve hukuki baskılara daha açık hale gelebileceği yorumları yapılıyor.

Finansman sorunu en büyük engellerden biri

Yeni bir partinin karşılaşacağı en büyük sorunlardan biri de mali kaynak olarak gösteriliyor. CHP’nin sahip olduğu devlet yardımı ve kurumsal yapının dışında yeni bir siyasi hareketin teşkilatlanma, seçim kampanyası ve saha çalışmaları için ciddi bir finansmana ihtiyaç duyacağı belirtiliyor. Bağış ve gönüllü destek mekanizmaları bulunsa da siyasi partiler mevzuatı ve olası hukuki süreçler nedeniyle bunun kolay olmayacağı değerlendiriliyor.

Dokunulmazlık ve hukuki risk tartışması

CHP kulislerinde konuşulan bir diğer başlık ise milletvekillerinin dokunulmazlıkları. Yeni parti kurulması halinde Özgür Özel ve bazı milletvekilleri hakkında farklı hukuki süreçlerin gündeme gelebileceği iddia ediliyor. İktidar kanadından bu yönde resmi bir açıklama bulunmazken, CHP içinde bazı isimler “mutlak butlan kararını mümkün gören siyasi yaklaşımın, ihtiyaç halinde başka hukuki adımları da gündeme getirebileceği” yorumunu yapıyor.

Kritik eşik: Temmuz sonu

CHP’deki kriz sürerken, gözler önümüzdeki haftalarda atılacak adımlara çevrildi. Özel cephesi açısından zaman faktörü belirleyici olurken, temmuz sonuna kadar yaşanacak gelişmelerin yeni parti kararında etkili olabileceği belirtiliyor. Yeni parti formülünün hayata geçip geçmeyeceği kadar, böyle bir adımın CHP’nin siyasi gücünü nasıl etkileyeceği de önümüzdeki dönemin en önemli tartışma başlıklarından biri olacak.

Kaynak: BBC