İngiliz milyarder iş insanı Joe Lewis, yıllar önce satın aldığı sanat eserlerinin satışından elde ettiği yüksek kazançla gündeme geldi. Bloomberg'in derlediği verilere göre Lewis, Londra'da düzenlenen üç ayrı Sotheby's müzayedesinde özel koleksiyonuna ait yaklaşık 50 eseri satışa sundu. Müzayedelerden elde edilen toplam gelir yaklaşık 350 milyon sterlin (469 milyon dolar) olarak hesaplandı.
Eserlerin büyük bölümü 1990'larda satın alındı
Joe Lewis'in satışa çıkardığı eserlerin yarısından fazlasını 1990'lı yıllarda koleksiyonuna kattığı belirtildi. Aradan geçen yıllarda önemli ölçüde değer kazanan eserlerin satışıyla bazı yatırımlarda yüzde 500'ün üzerinde getiri elde edildi. Lewis'in sanat koleksiyonunda uzun yıllardır yer alan eserlerin büyük bölümü uluslararası sanat piyasasının önde gelen isimlerine ait çalışmalardan oluşuyor.
Dünyaca ünlü sanatçıların eserleri alıcı buldu
Müzayedelerde, Francis Bacon, Gustav Klimt ve Edgar Degas'ın eserlerinin yanı sıra Pablo Picasso, Henri Matisse ve Amedeo Modigliani'ye ait çalışmalar da yeni sahiplerini buldu. Açıklanan verilere göre bazı eserler için verilen teklifler, müzayede öncesindeki yüksek tahmini değerlerin yüzde 329'una kadar ulaştı. Satışlar, tek bir özel sanat koleksiyonundan gerçekleştirilen en büyük müzayede organizasyonları arasında gösterildi.
Sanat yatırımları servetin önemli bölümünü oluşturuyor
Bloomberg Milyarderler Endeksi'ne göre Joe Lewis ve ailesinin serveti yaklaşık 9,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Endekste yer alan değerlendirmelere göre aile servetinin yaklaşık yüzde 10'u sanat yatırımlarından oluşuyor. Lewis'in kızı Vivienne Lewis'in de son yıllarda aile koleksiyonunun yönetimi ve yeniden şekillendirilmesi sürecinde daha aktif rol üstlendiği belirtiliyor.
Sanat koleksiyonunda yeni dönem
Tavistock Group'un üst düzey yöneticileri arasında yer alan Vivienne Lewis, satışa sunulan eserlerden ayrılmanın ilk etapta zor olacağını düşündüğünü ancak süreç ilerledikçe kararından memnun kaldığını ifade etti. Sotheby's Avrupa Başkanı Oliver Barker ise söz konusu satışları sanat piyasası açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. Barker, bu büyüklükteki koleksiyonların zaman içinde yenilenmesinin ve gelişmesinin doğal bir süreç olduğunu belirtti.




