Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yıllar sonra yeniden başlatılan soruşturma genişletilerek sürdürülüyor. Son operasyonda eski Cihan Haber Ajansı muhabiri Osman Arslan, ambulans şoförü Süleyman Kaba, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ve dönemin vardiya amiri Kazım Beyke gözaltına alındı. Kaba’nın jandarmadaki işlemlerinin ardından serbest bırakılmasıyla birlikte gözaltındaki şüpheli sayısı üçe düştü.
Dört şüpheliden biri serbest bırakıldı
İstanbul ve Tekirdağ’da gerçekleştirilen operasyon kapsamında gözaltına alınan Süleyman Kaba, mevcut delil durumu dikkate alınarak jandarmadaki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Osman Arslan, Ömer Vatan ve Kazım Beyke’nin ise işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Son operasyon, Kozinoğlu’nun cezaevinde hayatını kaybettiği dönemde görev yapan veya olayın ardından yürütülen süreçte rol alan farklı isimlerin soruşturma kapsamına dahil edilmesi açısından dikkat çekti. Savcılığın şüphelilere yönelttiği suçlamaların ayrıntıları ise kamuoyuna tüm yönleriyle açıklanmış değil.
Önceki operasyonda gazeteci ve sağlık çalışanları tutuklandı
Soruşturmanın bir önceki aşamasında gazeteci Selahattin Günday ile iki acil tıp teknisyeni tutuklandı, kameraman İdris Tiftikçi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Günday hakkında “istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek” ve “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” suçlamalarının yöneltildiği, daha sonra “örgüt kurma” suçlaması kapsamında da ikinci bir tutuklama kararı verildiği bildirildi. Günday’ın avukatı Hüseyin Ersöz ise tutuklama kararına itiraz edeceklerini açıklayarak, müvekkilinin 2011 yılında haber amaçlı gerçekleştirilen gazetecilik faaliyetleri nedeniyle suçlandığını savundu. Ersöz, ilgili kanun maddesinin olay tarihinden sonra değiştirildiğini ve tutuklama kararında uygulanan düzenlemenin bu nedenle hukuken tartışmalı olduğunu ileri sürdü.
Kozinoğlu’nun adliyeye geliş görüntüleri de dosyada
Savcılıkta Günday ve Tiftikçi’ye, Kozinoğlu’nun 2011 yılında tutuklandığı gün adliyeye getirilişi sırasında çekilen görüntüler de soruldu. Günday savunmasında o tarihte haber takibi amacıyla adliyede bulunduğunu ve söz konusu görüntüyü kendisinin çekmediğini söyledi. Günday ayrıca, Kozinoğlu’nun ölümünün ardından basında ilk olarak doğal ölüm ve kalp krizi haberlerinin yer aldığını, kendisinin ise avukatıyla yaptığı röportajlar aracılığıyla ölümün şüpheli olabileceğine ilişkin iddiaları gündeme getiren ilk gazetecilerden biri olduğunu belirtti.
Beş sağlık çalışanı adli kontrolle serbest bırakıldı
Soruşturmanın bir başka aşamasında gözaltına alınan beş sağlık çalışanı da yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı. Böylece soruşturmanın farklı aşamalarında cezaevi personeli, sağlık çalışanları, gazeteciler ve olay gecesinde görev yapan kişiler hakkında adli işlemler gerçekleştirildi. Dosyanın bu yönüyle yalnızca Kozinoğlu’nun cezaevindeki son saatlerinin değil, ambulans süreci, hastaneye sevk, olay sonrası adli işlemler ve döneme ilişkin bazı görüntülerin de yeniden incelendiği bir soruşturmaya dönüştüğü görülüyor.
Kozinoğlu’nun mezarı açıldı
Soruşturmanın en önemli adımlarından biri de Kozinoğlu’nun mezarının açılması oldu. Ümraniye Mezarlığı’nda gerçekleştirilen fethi kabir işlemi kapsamında üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan heyet görev yaptı. Çalışmalar sırasında Kozinoğlu’nun cenazesinden kemik örneklerinin yanı sıra mezar toprağından ve diğer materyallerden de numuneler alındı. Örnekler inceleme yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Ceza infaz kurumuna ait kamera kayıtları, 112 Acil Çağrı Merkezi kayıtları ve hastane evraklarının da incelemeye dahil edileceği bildirildi. Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu’nun incelemelerin ardından Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedenine ve üçüncü kişi müdahalesi bulunup bulunmadığına ilişkin mütalaa hazırlaması bekleniyor.
2011’deki soruşturma yeniden inceleniyor
Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmişti. İlk soruşturma sürecinde ölüm nedeni kalp krizi olarak değerlendirilmişti. Yıllar sonra dosyanın yeniden ele alınmasıyla birlikte Kozinoğlu’nun cezaevindeki son saatleri, sağlık durumuna müdahale süreci, kamera kayıtları, 112 kayıtları, hastane belgeleri ve olay sonrası yürütülen adli işlemler yeniden incelemeye alındı. Soruşturma kapsamında bugüne kadar farklı aşamalarda çok sayıda kişi hakkında gözaltı, tutuklama ve adli kontrol kararları verildi. Sürecin bundan sonraki bölümünde hem Adli Tıp incelemesinin hem de şüphelilerin adli işlemlerinin sonuçları belirleyici olacak.
Enver Altaylı’nın da ifadesi alınacak
Soruşturmadaki son gelişmeler arasında eski istihbaratçı ve FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı’nın da Silivri Adliyesi’nde savcılık tarafından ifade vereceği bilgisi yer aldı. Altaylı’nın soruşturma kapsamında hangi konularda bilgisine başvurulacağına ilişkin ayrıntıların ifade işlemi sonrasında netleşmesi bekleniyor. Kozinoğlu dosyasında gözaltı ve adli işlemler devam ederken, fethi kabir sonucu hazırlanacak Adli Tıp raporu ile soruşturma kapsamında toplanan dijital ve diğer delillerin, 2011 yılında verilen kararların yeniden değerlendirilmesinde önemli rol oynaması bekleniyor.




