Kanserin, normal hücrelerin çok aşamalı bir süreç sonunda tümör hücrelerine dönüşmesiyle ortaya çıktığını belirten Helvacı, genetik faktörler ile çevresel etkenlerin etkileşiminin hastalığın gelişiminde önemli rol oynadığını dile getirdi. Tütün kullanımı, obezite, alkol tüketimi, yetersiz meyve-sebze tüketimi, hareketsiz yaşam ve bazı enfeksiyonların temel risk faktörleri arasında yer aldığını kaydeden Helvacı, bu etkenlerin tüm kanser ölümlerinin yaklaşık yüzde 30’undan sorumlu olduğunu söyledi.
Erken tanı hayat kurtarıyor
Erken teşhisin tedavi başarısını belirgin şekilde artırdığını vurgulayan Helvacı, meme kanserinin birinci evrede yakalanması durumunda 5 yıllık sağkalım oranının yüzde 99’a ulaştığını, metastatik evrede ise bu oranın yüzde 30’a kadar düştüğünü belirtti. Kolon kanserinde erken tanı sayesinde hastaların yüzde 90’ından fazlasında tam iyileşme sağlanabildiğini ifade eden Helvacı, serviks kanserinde ise tarama programları ve HPV aşısı sayesinde bazı ülkelerde vakaların yüzde 85-90 oranında azaltıldığını söyledi.
Uyarı veren belirtiler
Kanserin bazı önemli belirtilerle kendini gösterebileceğine dikkat çeken Helvacı, açıklanamayan ani kilo kaybı, vücutta büyüyen ağrısız kitleler, üç haftadan uzun süren öksürük veya ses kısıklığı, dışkılama alışkanlıklarında kalıcı değişiklikler ve ciltteki benlerde şekil ya da renk değişiminin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.
Bilimsel verilerin kanser vakalarının yüzde 30 ila 50’sinin önlenebilir olduğunu gösterdiğini belirten Helvacı, sigarayı bırakmanın akciğer kanseri riskini yüzde 90 oranında azaltabileceğini, HPV aşısının ise rahim ağzı kanserine karşı yüksek koruma sağladığını ifade etti. Güneşten korunmanın da deri kanserlerinin büyük bölümünü engelleyebileceğini ekledi.
Kişiselleştirilmiş tedavi dönemi
Modern onkolojide standart tedavilerin yerini giderek kişiselleştirilmiş yaklaşımların aldığını belirten Helvacı, immünoterapinin bağışıklık sistemini harekete geçirerek özellikle melanom ve akciğer kanserinde sağkalımı birkaç kat artırdığını söyledi. Genetik mutasyonları hedef alan akıllı ilaçların sağlıklı hücrelere zarar vermeden etkili sonuçlar sunduğunu, likit biyopsi teknolojisinin ise kanserin genetik yapısının kan örneğiyle izlenmesine olanak tanıdığını kaydetti.
Kanser tedavisinin ekip çalışması gerektirdiğini vurgulayan Helvacı, farklı branşlardan uzmanların yer aldığı tümör konseylerinde değerlendirilen hastalarda tanı doğruluğunun arttığını ve yaşam süresinin uzadığını belirtti.




