İrlanda’daki APC Microbiome Ireland araştırma merkezi ile University College Cork bünyesinde görev yapan bilim insanları, kahve tüketiminin bağırsak mikrobiyomu ve beyin arasındaki bağlantıya etkilerini inceledi. Araştırma, düzenli kahve içmenin bağırsak bakterilerini değiştirdiğini ve bu değişimin psikolojik durum üzerinde doğrudan etkiler oluşturabildiğini ortaya koydu.
Bağırsak ve beyin arasındaki görünmeyen bağlantı
Araştırmada kahvenin vücutta nasıl bir etki mekanizması oluşturduğu ayrıntılı şekilde ele alındı. Özellikle bağırsak ile beyin arasındaki iletişim ağına odaklanılan çalışmada, düzenli kahve tüketiminin mikrobiyom yapısını değiştirdiği tespit edildi.
Elde edilen bulgulara göre bu değişim, ruh hali, stres seviyesi ve genel psikolojik durum üzerinde etkili olabiliyor. Kahve tüketen bireylerde bazı yararlı bakteri türlerinin daha yoğun bulunduğu, bu bakterilerin ise sindirim sisteminde koruyucu mekanizmalar ve asit üretimi gibi süreçlerde rol oynadığı belirtildi.
Kahve tüketimi bırakıldığında değişim gözlendi
Çalışma kapsamında katılımcıların bir süre kahve tüketimi durduruldu. Bu süreçte bağırsak mikrobiyomunda belirgin değişiklikler yaşandığı gözlemlendi. Katılımcılar yeniden kahve tüketmeye başladığında ise bu değişimlerin geri döndüğü kaydedildi.
Kahve türüne göre farklı etkiler
Araştırma, kahvenin etkilerinin türüne göre değişebildiğini de ortaya koydu.
Kafeinsiz kahve tüketen bireylerde öğrenme ve hafıza performansında artış görülürken, kafeinli kahve tüketenlerde dikkat, odaklanma ve uyanıklık seviyelerinde yükselme tespit edildi. Ayrıca kafeinli kahve tüketen grupta kaygı seviyelerinde azalma ve iltihap riskinde düşüş gibi ek faydaların da gözlemlendiği ifade edildi.
Kafeinsiz kahve de etkili bulundu
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise kafeinsiz kahvenin de önemli etkiler gösterebilmesi oldu. Katılımcılar, hem kafeinli hem de kafeinsiz kahve tükettiklerinde daha az stresli, daha dengeli ve daha iyi hissettiklerini bildirdi.
Bilim insanları, bu etkinin yalnızca kafeine bağlı olmadığını, kahvede bulunan bitkisel bileşenlerin de mikrobiyom üzerinden önemli rol oynayabileceğini değerlendiriyor.





