Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin (İESOB) 27. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada esnaf ve sanatkârların toplumdaki yeri, ekonomik hayat içindeki rolü ve gelecek vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kasapoğlu, esnafın sadece ticaretin değil aynı zamanda toplumsal dayanışmanın da temel taşı olduğunu vurguladı.

İesob genel kurulunda esnafa vurgu
Konuşmasında yalnızca bir meslek teşkilatının kongresinde bulunmadıklarını ifade eden Dr. Mehmet Kasapoğlu, İzmir’in iktisadi hafızasını temsil eden esnafın sorunlarını dinlemek üzere bir araya geldiklerini söyledi. Esnaf ve sanatkârların geleceğe yönelik vizyonlarını bu birlik çatısı altında tazelediğine dikkat çeken Kasapoğlu, birlik yapısının önemine değindi.
Kasapoğlu, “Bu Birlik, esnaf ve sanatkarımızın en güçlü şekilde dayanışmasını sembolize ediyor. Esnafımız sadece ticaret yapmıyor bu şehrin kardeşliğini, bu şehrin birliğini, bu şehrin beraberliğini bugünlere getiren önemli bir fikri ifade ediyor. Ben bu toplantı vesilesiyle tüm esnaf ve sanatkâr kardeşlerimizi, geçmişten bugüne kadar görev yapmış değerli yöneticileri şükran, minnet ve saygıyla selamlıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın esnafa dair bir ifadesi var ; “Esnaf, sadece alıp satan, sadece ticaret yapan kişi değildir. Esnaf; sokağın vicdanıdır, mahallenin ağabeyidir, ablasıdır. Esnaf, o mahallenin adeta manevi muhafızıdır.” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında esnaflığın tarihsel köklerine de değinen Kasapoğlu, Anadolu’daki esnaf kültürünün Ahilik geleneğinden beslendiğini vurguladı. Ahiliğin dürüstlük, kardeşlik ve dayanışma üzerine kurulu bir sistem olduğuna dikkat çekti.
“Esnafımızın köklerinde Ahilik geleneği yatar"
“Bizim medeniyetimizde esnaflık, köklerini doğrudan Ahilik teşkilatından alır.Ahilik; dürüstlüğün, kardeşliğin, yardımlaşmanın ve helal rızkın sembolüdür.Sabah dükkânını açarken “Bismillah” diyerek kepengini kaldırır, siftah yaptıktan sonra komşusu da kazansın diye müşterisini komşuya yönlendirir. İşte esnafımız bugün bu ahlakı sembolize ediyor. Bizim esnafımız, yalnızca mal satmaz; dert dinler, yol gösterir, rehberlik eder, gerekirse cebindeki son kuruşu komşusuyla paylaşır. Esnaf ve sanatkarımız, bu toplumun ahlak pusulasıdır, yol göstericisidir, toplumsal huzurumuzun, iktisadi hayatımızın en güçlü taşıdır, çimentosudur.” sözleriyle esnafın toplumsal rolünü anlattı.

Esnafa sahip çıkma ve gelecek vurgusu
Konuşmasının son bölümünde esnaf ve sanatkârlara yönelik yaklaşımın altını çizen Kasapoğlu, bu kesimin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan bir yapı olmadığını ifade etti. Esnafın her zaman devlet ve toplum nezdinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
Kasapoğlu, “Bizler esnaf ve sanatkârlarımızı sadece seçim zamanı hatırlanacak bir kitle olarak asla görmüyoruz. Her daim sizlerle beraberiz. Nerede esnafımızın derdi varsa onu çözmek, onunla birlikte geleceği inşa etmek için beraberiz. O yüzden hiçbir vatandaşımızı, hiçbir ferdi birbirinden ayırmadığımız gibi, esnafımızı da kategorize etmedik ve kategorize etmeyeceğiz. Esnafımızı ayrıştıranlara, tepeden bakanlara ve hakir görenlere asla müsaade etmeyeceğiz. Kılığıyla kıyafetiyle inancıyla ideolojisiyle hiçbir zaman esnafımızı ayrıştırmadık, ayrıştırmayacağız. Ütülü ceket de giyse, gömlek de giyse, tulumunu da giyse her bir esnafımız, sanatkarımız özverisiyle, gayretiyle, alın teriyle başımızın tacıdır. Bizim kitabımızda ayrıştırmak yok. Kucaklamak var, kapsamak var, birleştirmek var, bütünleştirmek var. Esnaf ve sanatkarımız feraset, gayret, emek, üretim sahibidir. İşte bu yönleriyle geleceğin daha aydınlık ve güçlü Türkiye’si Esnaf ve Sanatkarımızla yükselecektir. Bugüne kadar nasıl kuru laf siyasetinden demagojiden, ideolojik ayrıştırmadan uzak durduysak, elitist anlayışla milletimize, halkımıza, sanayicimize esnaf ve sanatkarımıza tepeden bakmadıysak, bundan sonra da çarşıda pazarda ekmek teknelerinizde sizinle birlikte olmaya, dertleşmeye, muhabbete devam edeceğiz.” dedi.




