Türkiye’de yağışlı bir döneme girilirken, gözler özellikle İzmir’in su kaynakları ve kent altyapısına çevrildi. TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, 2026 yılının ilk altı ayında Türkiye genelinde yağış rekoru kırıldığını belirterek önümüzdeki dönemde yağışların daha da artmasını beklediğini söyledi. Yaşar, özellikle ekim ayının ikinci yarısından sonra Türkiye ve İzmir’in daha fazla yağış alabileceğini ifade etti.

İzmir Valisi Elban’dan Gaziler Günü mesajı: Gazilik, fedakârlığın müstesna bir ifadesidir
İzmir Valisi Elban’dan Gaziler Günü mesajı: Gazilik, fedakârlığın müstesna bir ifadesidir
İçeriği Görüntüle

İzmir’de barajlar için dikkat çeken değerlendirme

Prof. Dr. Doğan Yaşar, yağışların İzmir’in su kaynaklarına etkisini değerlendirirken Tahtalı ve Gördes barajlarındaki doluluk oranlarına dikkat çekti. Yaşar’ın verdiği bilgilere göre Tahtalı Barajı’nın doluluk oranı yüzde 46 civarında, Gördes Barajı’nın doluluğu ise yüzde 30 seviyelerinde bulunuyor. Yaşar, önümüzdeki yağışlı dönemde bu oranların daha da yükselmesini beklediğini belirterek, barajlardaki dolulukların yüzde 70-80 seviyelerine ulaşabileceğini öne sürdü. Türkiye genelinde 2035’lere kadar ciddi bir su sorunu yaşanmayacağını savunan Yaşar, önümüzdeki 10 yılın 7-8 yılında yağışların ortalama veya ortalamanın üzerinde seyredeceği değerlendirmesinde bulundu.

“Ekim ayının ikinci yarısından sonra güzel yağışlar bekleniyor”

Önümüzdeki kış mevsiminin ılık geçeceğini tahmin ettiğini belirten Yaşar, asıl dikkat çekici yağışların ekim ayının ikinci yarısından itibaren görülebileceğini söyledi. Yaşar, Dünya Meteoroloji Örgütü’nün de “Mega El Nino” ihtimaline ilişkin uyarılarda bulunduğunu aktararak bu ihtimalin son dönemde yükseldiğini belirtti. El Nino’yu okyanus sularındaki sıcaklık artışıyla açıklayan Yaşar, sıcaklık artışının seviyesine göre “normal El Nino”, “Süper El Nino” ve “Mega El Nino” olarak sınıflandırıldığını ifade etti. Yaşar’a göre 2027 yılında etkili olması beklenen güçlü El Nino koşulları, Türkiye ve Avrupa’da yağışlı bir dönemi beraberinde getirebilir.

İzmir için asıl risk yoğun yağış

Yaşar, yağışların su kaynakları açısından olumlu olabileceğini ancak kısa sürede çok miktarda yağış düşmesinin İzmir gibi kentlerde farklı sorunlara yol açabileceğini söyledi. Özellikle kent altyapısının yoğun yağışa yeterince hazır olmaması durumunda su baskınları ve ulaşım sorunlarının yaşanabileceği uyarısında bulundu. İzmir’in bazı bölgelerinde zemin çökmesinin devam ettiğini belirten Yaşar, Alsancak, Basmane, Karşıyaka ve Bostanlı gibi geçmişte deniz olan veya dolgu alanlarında bulunan bölgelerin yoğun yağış açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Yaşar, kentte bazı bölgelerin yılda yaklaşık 2 santimetre çöktüğünü ve bunun altyapı sistemleri üzerinde baskı oluşturduğunu dile getirdi.

“İzmir’in topoğrafya haritası çıkarılmalı”

İzmir’de olası yağışların etkilerinin azaltılması için kentin topoğrafik yapısının ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini belirten Yaşar, hangi bölgelerde ne kadar çökme yaşandığının belirlenmesini istedi. Yaşar, özellikle yağışın yoğunlaşması halinde altyapı sistemlerinin taşıma kapasitesinin kritik hale gelebileceğini ifade etti. Geçtiğimiz yıllarda Alsancak ve çevresinde yaşanan su baskınlarını hatırlatan Yaşar, kentin zemin yapısı ile altyapısındaki sorunların birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Yaşar’a göre önümüzdeki dönemde yağış miktarının artması ihtimali, İzmir açısından yalnızca barajlar için değil, kent planlaması ve altyapı yatırımları bakımından da yeni bir hazırlık sürecini gerekli kılıyor.

“Kuraklığı geride bıraktık” değerlendirmesi

Yaşar, 2025 yılında kurak dönemin sona ereceğini ve 2026’nın daha yağışlı geçeceğini öngördüğünü, yılın ilk yarısındaki yağışların da bu beklentiyle uyumlu olduğunu belirtti. Yağışlı ve kurak dönemlerin birbirini izleyen doğal süreçler olduğunu savunan Yaşar, önümüzdeki yıllarda da yağışların belirli dönemlerde ortalamanın üzerine çıkabileceğini söyledi. Bununla birlikte Yaşar, barajların dolması halinde dahi su tüketiminde tasarrufun sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle İzmir gibi nüfus yoğunluğu yüksek kentlerde su kaynaklarının korunmasının uzun vadeli planlama açısından önem taşıdığını belirten Yaşar, yağışlı dönemin su yönetimi açısından kalıcı bir rahatlama olarak görülmemesi gerektiğini kaydetti.

Kaynak: CNN