İsrail ordusunun Hizbullah’a karşı Lübnan topraklarında kara ve hava saldırılarını genişleteceğini açıklaması, bölgede yeni bir çatışma ihtimalini yeniden gündeme taşıdı. Bu açıklama, geçmişte yaşanan büyük çaplı operasyonları ve bu operasyonların etkilerini yeniden tartışılır hale getirdi. İsrail’in Lübnan’daki askeri faaliyetleri uzun yıllara yayılan bir çatışma geçmişine dayanıyor. Farklı dönemlerde gerçekleştirilen operasyonlar hem askeri hem de insani sonuçlarıyla dikkat çekti. Bu süreç, iki taraf arasındaki gerilimin zaman zaman tırmandığını ve bölgesel dengeleri etkilediğini ortaya koyuyor.

ABD ve İsrail aynı çizgide mi: İran savaşı sonrası tartışmalar büyüyor
ABD ve İsrail aynı çizgide mi: İran savaşı sonrası tartışmalar büyüyor
İçeriği Görüntüle

1978 Litani operasyonu

1978 yılında gerçekleştirilen Litani Operasyonu, İsrail’in Lübnan topraklarında yürüttüğü ilk geniş çaplı kara harekâtı olarak biliniyor. Operasyonun temel amacı, Filistinli silahlı grupları sınır hattından uzaklaştırmaktı. İsrail güçleri bu kapsamda Litani Nehri’ne kadar ilerledi ve bölgede kontrol sağladı. Operasyon sonrasında uluslararası baskılar sonucunda İsrail güçleri geri çekildi. Çatışmalar sırasında bölgede ciddi yıkım meydana geldi ve çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Operasyonun ardından Birleşmiş Milletler barış gücü bölgeye konuşlandırılarak sınır hattında gözetim sağlandı.

1982 büyük çaplı işgal

1982 yılında başlatılan Galile için Barış Operasyonu, İsrail’in Lübnan’daki en geniş kapsamlı askeri müdahalelerinden biri oldu. İsrail güçleri kısa sürede ilerleyerek başkent Beyrut çevresine ulaştı ve kenti kuşattı. Özellikle Beyrut’un batı kesimlerinde yoğun bombardımanlar gerçekleştirildi ve uzun süren bir kuşatma yaşandı. Operasyon sırasında Filistinli savaşçılar deniz yoluyla tahliye edildi. Ancak süreç boyunca sivil halk da ağır şekilde etkilendi. Bu operasyon, Lübnan iç savaşının seyrini değiştirdi ve uluslararası alanda geniş yankı uyandırdı.

1993 Hizbullah hedefli operasyon

1993 yılında İsrail, Hizbullah hedeflerine yönelik yoğun hava ve topçu saldırıları düzenledi. Bu operasyonun, Hizbullah’ın İsrail’in kuzeyine yönelik roket saldırılarına karşılık olarak gerçekleştirildiği belirtildi. İsrail güçleri Lübnan’ın güneyindeki birçok noktayı hedef aldı. Saldırılar sırasında altyapı zarar gördü ve çok sayıda sivil yerinden edildi. Operasyon kısa süreli olmasına rağmen etkileri geniş bir alanda hissedildi. Çatışmaların ardından bölgede gerilim bir süre daha devam etti.

1996 Gazap üzümleri operasyonu

1996 yılında gerçekleştirilen Gazap Üzümleri Operasyonu, yine Hizbullah’a yönelik saldırılar kapsamında başlatıldı. İsrail ordusu yoğun hava ve topçu atışlarıyla Lübnan’daki hedefleri vurdu. Operasyon sırasında sivillerin sığındığı bazı bölgelerin zarar görmesi uluslararası tepkilere neden oldu. Özellikle Birleşmiş Milletler tesislerine yönelik saldırılar büyük tartışma yarattı. Çatışmalar sırasında çok sayıda sivil hayatını kaybetti ve geniş çaplı yerinden edilmeler yaşandı. Operasyonun ardından ateşkes sağlandı ancak gerilim tamamen sona ermedi.

2006 İkinci Lübnan savaşı

2006 yılında Hizbullah tarafından İsrail askerlerinin kaçırılmasıyla başlayan süreç kısa sürede geniş çaplı bir savaşa dönüştü. İsrail, Lübnan’a yönelik hava, kara ve deniz saldırıları düzenlerken Hizbullah da İsrail’in kuzeyine roket saldırıları gerçekleştirdi. 34 gün süren çatışmalarda hem askeri hem de sivil hedefler ciddi şekilde etkilendi. İsrail altyapıyı hedef alırken, Hizbullah da roket kapasitesini aktif olarak kullandı. Savaş, Birleşmiş Milletler aracılığıyla sağlanan ateşkesle sona erdi. Ancak taraflar arasındaki gerilim sonraki yıllarda da devam etti.

Güncel gerilim ve olası etkiler

Son dönemde İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını artırabileceğine yönelik açıklamalar, bölgede yeni bir çatışma ihtimalini gündeme taşıdı. Geçmişte yaşanan operasyonlar nedeniyle olası bir geniş çaplı askeri harekâtın ciddi sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, İsrail ile Hizbullah arasındaki gerilimin uzun yıllara dayanan yapısına dikkat çekiyor. Mevcut gelişmelerin geçmişteki çatışma döngüsünü yeniden tetikleyebileceği ifade ediliyor. Bu nedenle bölgedeki durum uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Kaynak: BBC