İsrail’de en çok izlenen komedi programlarından Eretz Nehederet (Harika Bir Ülke), Türkiye’yi konu alan skeçleriyle son yıllarda dikkat çekiyor. 2003’ten bu yana yayınlanan programda Türkiye çoğu zaman İsraillilerin “saç ekimi için gittiği ülke” teması üzerinden mizahi bir dille işleniyor. 2019’daki bir bölümde Türkiye’de saç ektiren bir babanın dönüşte değişen davranışları anlatılmış; karakterin bir anda “fazla bilgili ve stratejik” konuşmaya başlaması çevresindekilerin şüphelerini artırmıştı. 22 Nisan’da yayınlanan yeni bölümde ise Türkiye’ye saç ekimi için giden İsrailli erkeklere yönelik kurgusal bir “gizli operasyon” hikayesi işlendi. “Gençlik Folikülleri” adlı skeçte Türkiye’ye giden İsraillilerin hedef alındığı abartılı bir senaryo anlatılırken, İsrail kamuoyundaki güvenlik algısı ile popüler kültür arasındaki kesişim de dikkat çekti. Skeçte ayrıca oyuncu Yehuda Levi üzerinden İsrail toplumundaki “genç kalma” algısına da göndermeler yapıldı.
Türkiye algısı: Gündelik hayat ve turizm merkezli bakış
BBC Türkçe’ye konuşan Londra City St George’s University’den gazeteci Dr. Ayala Panievsky, İsrail’de Türkiye algısının büyük ölçüde gündelik yaşam ve turizm üzerinden şekillendiğini söylüyor.
“İsrail’de geniş kitleler için Türkiye denince akla gelen ilk şey savaş değil, saç ekimi ve turizm”
diyen Panievsky, buna rağmen son yıllarda siyasi atmosferin değiştiğine dikkat çekiyor. 2022’de İsrail’den Türkiye’ye giden turist sayısı 650 bine yaklaşarak rekor kırmıştı. Ancak 7 Ekim 2023 sonrası Gazze savaşıyla birlikte iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler ciddi şekilde gerildi.
Savaşın etkisi: Güvenlik algısında sertleşme
28 Şubat sonrası ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve bölgesel etkileri süren süreç, Orta Doğu’da güvenlik algısını daha da karmaşık hale getirdi. Dr. Panievsky, İsrail toplumunda son yıllardaki travmaların Türkiye algısını da dolaylı biçimde etkilediğini belirtiyor:
“Bazı kesimlerde ‘Biz Hizbullah’a karşı yaptıklarımızın karşılığını bir gün görebiliriz’ gibi bir endişe var. Türkiye’nin Hamas’a yakın bir aktör olarak algılanması da bu tabloyu besliyor.”
Netanyahu–Erdoğan gerilimi ve siyasi arka plan
Son dönemde iki ülke arasındaki gerilimi artıran açıklamalardan biri İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’dan geldi. Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözleri Türkiye’de geniş yankı uyandırdı ve Ankara’dan sert tepkiler geldi. Netanyahu, İsrail’in İran ve bölgesel tehditlere karşı mücadelesini vurgularken Erdoğan’ı da eleştirmişti. Buna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan,
“Hiçbir güç Türkiye’ye parmak sallayamaz”
ifadelerini kullandı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de açıklamaları “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
Uzmanlar: Söylem iç siyasetten de etkileniyor
Tel Aviv Üniversitesi’nden Dr. Gallia Lindenstrauss, Netanyahu’nun çıkışlarının yalnızca Türkiye’ye değil, iç politikaya da yönelik olduğunu söylüyor. İsrail’de yaklaşan seçim süreci nedeniyle Netanyahu’nun güvenlik söylemini sertleştirdiği değerlendiriliyor. Oxford Analytica’dan Laura James ise, “Bu tür açıklamalar dış politika kadar iç siyasette güçlü görünme çabasıyla da ilgili” yorumunu yapıyor.
İsrail’de Türkiye algısı: Tanıdık ülke mi, riskli aktör mü?
Uzmanlara göre İsrail kamuoyunda Türkiye’ye bakış tek boyutlu değil. Bir yandan Türkiye, turizm ve kültürel bağlar nedeniyle “tanıdık bir ülke” olarak görülürken, diğer yandan bölgesel gerilimler nedeniyle zaman zaman “riskli aktör” olarak da tanımlanıyor. Dr. Ayala Panievsky bu ikili durumu şöyle özetliyor:
“İsrailliler Türkiye’yi tanıyor, birçok kişi daha önce Türkiye’ye gitti. Bu nedenle İran gibi tamamen düşmanlaştırılmış bir ülke algısı yok.”
Chatham House’tan Ksenia Svetlova ise bölgesel ittifak değişimlerinin İsrail’de genel bir tedirginlik yarattığını belirtiyor:
“Türkiye, Pakistan ve diğer bölgesel aktörlerle yeni bir güç dengesi oluştuğu algısı İsrail’i daha izole hissettirebiliyor.”
Uzmanlara göre İsrail’de Türkiye algısı; popüler kültür, güvenlik politikaları ve bölgesel krizlerin iç içe geçtiği karmaşık bir yapı sergiliyor. Bir yanda turizm ve gündelik hayat üzerinden kurulan tanıdıklık, diğer yanda ise siyasi söylemlerin sertleşmesi bulunuyor. Bu tablo, İsrail kamuoyunda Türkiye’ye ilişkin algının sabit değil, dönemsel gelişmelerle değişen dinamik bir yapı olduğunu ortaya koyuyor.





