Küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan seyrüsefer krizine ilişkin diplomatik temaslar sürüyor. İran ile Umman arasında ilk temasların başladığı belirtilirken, Washington ile Tahran arasındaki iletişimin ise doğrudan müzakere yerine üçüncü taraflar üzerinden yürütüldüğü ifade ediliyor. İran, boğazın yeniden açılması için ABD’ye yönelik taleplerini 6 başlıkta ortaya koyarken, Washington’dan gelen son açıklama taraflar arasındaki görüş ayrılığını daha da belirgin hale getirdi.

İran’dan Hürmüz için 6 şart

Tahran yönetiminin boğazın açılması konusunda öne sürdüğü şartlar arasında ABD’nin savaş tazminatı ödemesi, İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması ve yaptırımların kaldırılması bulunuyor. İran ayrıca ABD’nin uyguladığı ablukanın sona erdirilmesini, Lübnan, Filistin, Yemen ve Irak’taki İran ve müttefiklerine yönelik savaş ve saldırıların durdurulmasını talep ediyor. Tahran yönetimi bunun yanı sıra Amerikalı yöneticilerin İran halkı ve devletine yönelik hakaret içerikli açıklamalardan vazgeçmesini istiyor. Bu taleplerin ardından gözler Washington’ın vereceği yanıta çevrilirken, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları tarafların uzlaşma konusunda henüz ortak bir zemine ulaşamadığını ortaya koydu.

Trump’tan tazminat karşılığı

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın savaş tazminatı talebine karşılık Tahran’ın geçmişte verdiği zararlar nedeniyle ödeme yapması gerektiğini savundu. Trump,

“Onlar savaş tazminatı talep ettiler, bence bu iyi bir fikir, biz de onların 50 yılda verdikleri zararlar için tazminat isteyeceğiz”

ifadelerini kullandı. İran’ın son 50 yılda öldürdüğünü öne sürdüğü protestocuların ailelerine de ödeme yapılması gerektiğini savunan Trump,

“Eğer karşılanacak bir zarar varsa asıl İran verdiği zararlar için ödeme yapmalı”

dedi.

Hürmüz’de kilit nasıl açılacak?

Tarafların karşılıklı talepleri, Hürmüz Boğazı’nın kısa süre içerisinde yeniden açılması ihtimalini belirsizliğe itti. Krizin bundan sonraki seyrinde ise ekonomik ve siyasi baskının hangi taraf üzerinde daha fazla etkili olacağı kritik önem taşıyor. Tahran merkezli siyasi analist Hüseyin Royvaran, mevcut durumu “kapatmaya karşı abluka” şeklinde tanımlayarak çözümün tarafların dayanma gücüne bağlı olduğunu belirtti. Royvaran, Al Jazeera tarafından aktarılan değerlendirmesinde,

“Şu anda şöyle bir denklem var: Kapatmaya karşı abluka. Ancak asıl soru şu: İlk kim feryat edecek?”

ifadelerini kullandı.

ABD’de ekonomik baskı, İran’da savaş algısı

ABD’de savaşın ekonomik sonuçlarının giderek daha fazla hissedildiğini belirten Royvaran, özellikle benzin fiyatları, enflasyon ve yaşam maliyetindeki artışın toplumdaki rahatsızlığı artırdığını söyledi. Royvaran,

“Şu anda Amerika sıkıntı çekiyor: Benzin fiyatlarında, enflasyonda ve ülkedeki yaşam maliyetinin artışında. Amerika içinde bu savaşa ve bunun toplum üzerindeki sonuçlarına karşı derin bir memnuniyetsizlik var”

dedi. İran’da da ekonomik sıkıntıların bulunduğunu belirten analist, ancak toplumun savaşın nedenlerine ilişkin yaklaşımının farklı olduğunu savundu. Royvaran, İran kamuoyunda savaşın ülkeye dayatıldığı ve Tahran’ın kendisini savunmaktan başka seçeneğinin bulunmadığı yönünde bir değerlendirme olduğunu ifade etti.

“İran daha uzun süre dayanabilir”

Royvaran, mevcut şartlarda İran’ın ABD’ye kıyasla daha uzun süre direnebileceği görüşünü dile getirdi. Savaşın devam etmesinin ABD Başkanı Donald Trump açısından siyasi sonuçlar doğurabileceğini savunan analist, Trump’ın çözüm bulamaması halinde Cumhuriyetçi Parti’nin seçimlerde olumsuz etkilenebileceğini öne sürdü.İran’daki tedarik sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Royvaran, ülkede temel ürünlere erişimde ciddi bir kıtlık yaşandığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Royvaran,

“İran'ın Hazar Denizi'ndeki limanları ülkenin iç ihtiyaçlarını karşılamada son derece aktif. İran pazarında herhangi bir ürün eksikliği bulunmuyor”

dedi. İran’ın coğrafi yapısının da ablukanın etkisini sınırlayabileceğini savunan Royvaran, ülkenin geniş kara ve deniz sınırlarına dikkat çekerek,

Dünya Bankası Suriye'ye 100 milyon dolarlık hibeyi onayladı
Dünya Bankası Suriye'ye 100 milyon dolarlık hibeyi onayladı
İçeriği Görüntüle

“İran büyüklüğünde, 7 bin kilometrelik kara sınırına ve 3 bin kilometrelik kıyı şeridine sahip bir ülke ablukaya alınamaz”

değerlendirmesinde bulundu. Hürmüz Boğazı’ndaki krizin ne zaman ve hangi koşullarda sona ereceği ise tarafların ekonomik, siyasi ve askeri baskıya ne kadar süre dayanabileceğine bağlı olacak.

Kaynak: cnn