Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 17 Eylül’de İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, olay tarihinde cezaevi savcısı olarak görev yapan Necip Doğan ve Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım gözaltına alınmıştı. Kozinoğlu’nun bir diğer koğuş arkadaşı olan emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur hakkında da aynı soruşturma kapsamında gözaltı kararı verilmiş, Uğur’un Kıbrıs’ta bulunduğu belirlenmişti.
Hasan Atilla Uğur Türkiye’ye döndü
Hakkında gözaltı kararı bulunan Hasan Atilla Uğur, Kıbrıs’tan Türkiye’ye döndü. Uğur’u taşıyan uçağın 23.36’da havalimanına indiği, pasaport kontrolünün ardından Uğur’un gözaltına alındığı ve işlemleri için Maslak Jandarma Komutanlığı’na götürüldüğü bildirildi. Uğur, hakkındaki kararın ardından daha önce yaptığı açıklamada İstanbul’a dönerek ifade vereceğini ve soruşturma kapsamında bildiklerini anlatacağını söylemişti. Uğur’un gözaltına alınmasıyla birlikte soruşturma kapsamında hakkında yakalama ve gözaltı kararı verilen dört kişinin tamamı adli sürece dahil edilmiş oldu.
Soruşturmada dört isim gözaltında
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler arasında dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, olay tarihinde cezaevi savcısı olarak görev yapan Necip Doğan, Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı Hasan Ataman Yıldırım ve emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur bulunuyor. İlk üç şüpheli 17 Eylül’de İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilen operasyon kapsamında gözaltına alınmıştı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, dört şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı verildiğini, üç kişinin yakalanarak gözaltına alındığını ve Kıbrıs’ta bulunan diğer şüpheliye ilişkin adli sürecin sürdüğünü açıklamıştı. Uğur’un Türkiye’ye dönmesiyle bu aşamadaki dört şüpheli de gözaltına alınmış oldu.
Kozinoğlu dosyası yeniden açılmıştı
Kaşif Kozinoğlu, Odatv soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011’de rahatsızlanmasının ardından hastaneye sevk edilmiş ve burada hayatını kaybetmişti. İlk soruşturma kapsamında kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, cezaevi, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşlarının ifadeleri alınmış ve 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. Dosya, 2026 yılında Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının çalışmaları kapsamında yeniden incelendi. Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla önceki takipsizlik kararı kaldırılırken, soruşturma yeniden başlatıldı ve olayın tüm yönleriyle araştırılması için özel bir ekip oluşturuldu. Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla da fethi kabir işlemi gerçekleştirildi.
Bakan Gürlek: “Maddi gerçek ortaya çıkarılacak”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, gözaltı kararlarının ardından yaptığı açıklamada soruşturmanın olayın bütün yönleriyle aydınlatılması amacıyla sürdürüldüğünü belirtti. Gürlek, ölümün meydana geldiği gece yaşananlar, olayın ardından yürütülen adli işlemler, toplanan deliller ve önceki soruşturma sürecinin yeniden incelendiğini ifade etti. Gürlek, “Aradan geçen süre ne olursa olsun; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, sorumluların tespit edilmesi ve adaletin tecellisi için gereken bütün adli süreçler kararlılıkla yürütülmektedir” açıklamasında bulundu. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin adli işlemleri sürerken, soruşturmanın kapsamı ve şüphelilere yöneltilen suçlamalara ilişkin savcılık tarafından ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.




