Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Kozinoğlu’nun diğer koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile olay tarihinde görev yapan dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı ve cezaevi savcısı hakkında da gözaltı kararı verildi. Üç şüpheli yakalanırken, Kıbrıs’ta olduğu belirtilen Hasan Atilla Uğur için de adli işlem başlatıldı.
Hasan Atilla Uğur kimdir?
19 Aralık 1957’de Ankara’da doğan Hasan Atilla Uğur, Kuleli Askeri Lisesi ve Kara Harp Okulu’nun ardından 1979’da jandarma teğmen olarak mezun oldu. Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere çeşitli bölgelerde jandarma birliklerinde görev yapan Uğur, 2002-2004 yılları arasında Jandarma Teknik İstihbarat Daire Başkanlığı görevini yürüttü. Kocaeli İl Jandarma Komutanlığı ve Çanakkale Jandarma Eğitim Alay Komutanlığı görevlerinin ardından 2007’de albay rütbesiyle kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Uğur, kamuoyunda özellikle 1999 yılında Kenya’da yakalanarak Türkiye’ye getirilen Abdullah Öcalan’ın İmralı Adası’ndaki sorgu sürecinde görev alan isimlerden biri olarak tanındı. Askerlik döneminin ardından çeşitli kitaplar yayımlayan ve siyasette de görev alan Uğur, daha sonra Ergenekon davası kapsamında yargılanmasıyla yeniden gündeme geldi.
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında adı neden geçiyor?
Kaşif Kozinoğlu, Odatv soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011’de hayatını kaybetti. Kozinoğlu’nun ölümünden sonra cezaevi ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşlarının ifadeleri alınırken, Adli Tıp Kurumu’nun değerlendirmesinde ölümün kronik iskemik kalp hastalığına bağlı doğal nedenlerle gerçekleştiği sonucuna varıldı. Dosyada 2012’de takipsizlik kararı verilmesinin ardından, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin bazı iddiaların yeniden gündeme gelmesi üzerine soruşturma 2026 yılında yeniden açıldı. Silivri Sulh Ceza Hâkimliği’nin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla önceki takipsizlik kararı kaldırılırken, Kozinoğlu’nun mezarı da ölüm nedeninin yeniden araştırılması ve üçüncü kişi müdahalesi bulunup bulunmadığının incelenmesi amacıyla açıldı. Uğur’un dosyadaki konumunun temel nedeni ise Kozinoğlu ile aynı koğuşta kalmış olması. Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım’ın yaklaşık dokuz ay boyunca Kozinoğlu ile aynı koğuşta bulunduğu ve Uğur’un Kozinoğlu’nun rahatsızlandığı son saatlere ilişkin daha önce ayrıntılı açıklamalarda bulunduğu belirtiliyor.
Uğur, Kozinoğlu’nun son saatlerini nasıl anlattı?
Uğur, 10 Eylül’de yaptığı açıklamalarda Kozinoğlu’nun ölümünden önce duş aldığını, kahve içtiğini ve daha sonra göğsünü tutarak kendisine seslendiğini anlattı. Kendisinin ve diğer koğuş arkadaşı Yıldırım’ın acil durum düğmesine bastığını, kapıya vurarak görevlilerden yardım istediğini söyledi. Uğur ayrıca Kozinoğlu’nun ilk aşamada ayakta olduğunu ve sedyeye binmek istemediğini, koğuştan çıkarıldığı sırada da kendisine seslendiğini aktardı. Bu anlatımlar, yeniden açılan soruşturmada olay gecesine ilişkin incelenen başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Ergenekon davasında yargılandı
Hasan Atilla Uğur’un adı daha önce Ergenekon soruşturması ve davasıyla da gündeme geldi. 2008’de tutuklanan Uğur, 2013 yılında çeşitli suçlardan toplam 29 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı ve yaklaşık beş yıl sekiz ay cezaevinde kaldı. Yargıtay’ın 2016’da Ergenekon davasındaki hükümleri bozmasının ardından yeniden görülen davada Uğur dahil sanıklar hakkında beraat kararları verildi. Uğur hakkındaki beraat kararı 2019 yılında kesinleşti.
Kızıltepe JİTEM davasında da adı geçti
Uğur’un görev yaptığı döneme ilişkin adı geçen bir başka dosya ise Mardin’in Kızıltepe ilçesindeki JİTEM davası oldu. 1990’lı yıllarda Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanlığı görevinde bulunan Uğur, bölgede yaşanan zorla kaybetme ve öldürme iddiaları nedeniyle yargılandı. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi 2019’da Uğur ve dönemin Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Eşref Hatipoğlu hakkında beraat kararı verdi. Diğer bazı sanıklar yönünden görülen öldürme davaları ise zamanaşımı nedeniyle sona erdi.
“Ne biliyorsak anlatacağız” dedi
Hakkındaki gözaltı kararının ardından açıklama yapan Hasan Atilla Uğur, şehir dışında bulunduğunu ve İstanbul’a döndüğünde ifade vereceğini söyledi. Uğur, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin o dönemde bildiklerini anlattığını belirterek, yeniden soruşturma kapsamında da “ne biliyorsak anlatacağız” mesajı verdi. Savcılık açıklamasında Uğur hakkında verilen gözaltı kararının gerekçesine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı. Soruşturma kapsamında ölüm gecesi yaşananlar, sonrasındaki adli işlemler, toplanan deliller ve önceki soruşturmanın bütün yönleriyle yeniden incelendiği bildirildi.





