İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturma, eylül ayının ortasında başlayan piyasa hareketliliğinin ardından genişleyerek devam ediyor. Süreçte bir yandan tasfiye edilen yatırım fonlarının yatırımcılarına yapılacak ödemeler için yeni mekanizmalar oluşturulurken, diğer yandan soruşturma kapsamında yeni gözaltı ve tutuklama kararları alınıyor. Sermaye Piyasası Kurulu’nun 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verilmişti. Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre söz konusu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.

Yeşilçam’ın “Altın Çocuk”u Göksel Arsoy hayatını kaybetti
Yeşilçam’ın “Altın Çocuk”u Göksel Arsoy hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

Eski SPK Başkanı Gönül hakkında yeni soruşturma süreci

Fon soruşturmasındaki en son gelişmelerden biri eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gönül hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan soruşturma yürütülebilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan izin talep etti. Başsavcılığın 30 Eylül 2026 tarihli yazısıyla yaptığı başvurunun ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ön inceleme ve araştırma yapılması amacıyla Bakanlık Teftiş Kurulu’nu görevlendirdi. Böylece Gönül hakkındaki süreç, henüz soruşturma izni verilmiş bir aşama değil, izin talebinin incelendiği bir aşamaya taşındı. Savcılığın yazısında, SPK’nin yatırım fonları üzerindeki gözetim ve denetim faaliyetlerini yürütme sorumluluğuna ilişkin değerlendirmelerin de yer aldığı bildirildi. Soruşturma izni talebi, Gönül’ün daha önce aynı kapsamlı fon soruşturmasında şüpheli sıfatıyla ifade vermesinin ardından geldi.

Tutuklu sayısı 85’e yükseldi

Soruşturmanın adli ayağında da yeni tutuklama kararları alındı. Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 20 şüphelinin tamamı, 3 Ekim’de çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Son 20 tutuklamayla birlikte soruşturma kapsamındaki toplam tutuklu sayısı 85’e çıktı. Daha önceki operasyonlarda finans, portföy yönetimi ve yatırım şirketleriyle bağlantılı çok sayıda yönetici hakkında işlem yapılmıştı. Soruşturmanın kapsamının yeni mali incelemeler, dijital materyaller ve şirketler arasındaki bağlantıların araştırılmasıyla genişletildiği belirtiliyor.

455 bin 758 yatırımcı için ödeme süreci

Fon soruşturmasının en kritik başlıklarından biri ise tasfiye kapsamındaki fonlarda bulunan yatırımcıların paralarının nasıl ve ne zaman ödeneceği. SPK, 17 Eylül’de 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edilmesine karar vermiş, 23 Eylül’de yaptığı açıklamada bu fonlardaki tekil yatırımcı sayısının 455 bin 758 olduğunu duyurmuştu. SPK’nın 1 Ekim’de aldığı kararla, tasfiye süreci devam eden bazı fonlardaki yatırımcılar için ara ödeme mekanizması oluşturuldu. Buna göre mutabakat işlemleri tamamlanan katılma payı sahiplerine, tasfiye sonunda hak kazanacakları nihai tutardan mahsup edilmek üzere ara ödeme yapılacak. Ara ödemelerin hesabında ise Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından her yatırımcı için belirlenecek net yatırım tutarı esas alınacak. Bir yatırımcıya, her bir fon için yapılacak ara ödeme 1 milyon lirayı geçemeyecek. Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcıya bu tutarın tamamı, 1 milyon lira ve üzerinde olan yatırımcıya ise en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılacak. Bu ödeme karşılığında yatırımcının elindeki fon katılma payları iade edilmiş sayılmayacak; söz konusu paylar nihai tasfiye ödemeleri sırasında değerlendirilecek. Uygulamanın öncelikli olarak para piyasası fonlarından başlatılması kararlaştırıldı.

Net yatırım tutarı yöntemi üzerinde çalışılıyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında 2 Ekim’de yapılan ikinci Fon Kurulu toplantısında da ödeme sürecinin ayrıntıları ele alındı. Toplantıda, SPK’nın 30 Eylül tarihli kararları çerçevesinde hesaplanacak net yatırım tutarının belirlenmesine ilişkin ilgili kurumların çalışmaları değerlendirildi. Ayrıca ara ödemelere ilişkin ikincil düzenlemeler ve ödeme takvimi görüşüldü. Toplantıda üzerinde çalışılan düzenlemelerin vatandaşlara herhangi bir ek mali yük getirmemesi yaklaşımı da vurgulandı. Fon Kurulu, sermaye piyasalarının belirli ve sınırlı bir bölümünde ortaya çıkan sorunun sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adalet gözetilerek çözülmesi için çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.

Fahiş kazanç sağlayanlara iade yolu açıldı

SPK, tasfiye kararından önce fon katılma paylarını satarak fahiş kazanç elde ettiğini değerlendiren yatırımcılar için de ayrı bir mekanizma oluşturdu. 1 Ekim’de yapılan duyuruya göre, elde ettiği kazancı gönüllü olarak ilgili fona iade etmek isteyenler için her fon adına ayrı “İsteğe Bağlı İade Hesabı” açıldı. Bu hesaplara yatırılacak tutarlar yalnızca ilgili fonun tasfiye malvarlığına dahil edilecek ve yine o fonun katılma payı sahiplerine yapılacak ödemelerde kullanılacak. Borsada işlem gören şirket paylarının alım satımı gibi işlemlerden elde edilen fahiş kârların gönüllü iadesi için de ayrıca “Genel Hisse İade Hesabı” oluşturuldu. Buradaki düzenleme zorunlu bir tahsilat mekanizması değil; kazancı gönüllü olarak iade etmek isteyenler için oluşturulan bir hesap sistemi olarak tanımlanıyor.

17 Eylül’de ne olmuştu?

Fon krizinin kamuoyunda görünür hale gelmesinde, 16 Eylül’de bazı yatırım fonlarının temerrüde düşmesi ve piyasalardaki sert hareketler etkili oldu. Bunun ardından SPK, 17 Eylül’de 7 portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 131 fonun tasfiyesine karar verdi ve söz konusu fonları Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’ndaki işlemlere kapattı. Tasfiye kapsamındaki şirketler Tera Portföy, Pusula Portföy, Hedef Portföy, Atlas Portföy, A1 Capital Portföy, Pardus Portföy ve Bulls Portföy olarak açıklandı. SPK daha sonra tasfiye sürecine ilişkin usul ve esaslarda çeşitli değişikliklere gitti. SPK, 28 Eylül’de yaptığı açıklamayla 17 Eylül tarihinde tasfiyeye konu fonların TEFAS üzerinden işleme kapatılması nedeniyle iptal edilen talimatların sahiplerine de tasfiye bakiyesinden, fondaki katılma payı sahipliği oranında ödeme yapılacağını bildirdi. Ayrıca 16 Eylül ve öncesinde TEFAS’a iletilmiş ancak fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması nedeniyle gerçekleştirilememiş bazı talimatların da tasfiye kapsamına alınacağı açıklandı.

Tasfiye süresi 6 aya çıkarıldı

Tasfiye sürecinin yürütülmesine ilişkin takvimde de değişiklik yapıldı. SPK, 21 Eylül’de yayımladığı düzenlemeyle tasfiye usul ve esaslarında daha önce 3 ay olarak yer alan sürenin 6 aya çıkarıldığını duyurdu. Böylece fonların tasfiye işlemlerinin tamamlanması için tanınan süre uzatılmış oldu. Ayrıca bazı fonların tasfiye işlemlerinin yatırımcı sayısı ve fon türleri dikkate alınarak önceliklendirilmesi kararlaştırıldı. 1 Ekim tarihli SPK düzenlemesinde, özellikle “para piyasası” ibaresini taşıyan fonlardan başlanması ve yatırımcı sayısı en fazla olan fondan en aza doğru ilerlenmesi öngörüldü.

Ödemelerde gözler takvimde

Soruşturmanın bundan sonraki iki önemli ayağını adli süreç ile yatırımcılara yapılacak ödemelerin uygulanması oluşturuyor. Bir tarafta tutuklamalar ve yeni mali incelemeler sürerken, diğer tarafta tasfiye edilen fonların yatırımcılarına yönelik ara ödeme mekanizmasının uygulanması için hazırlıklar devam ediyor. Resmi verilere göre kriz, fon piyasasının tamamını değil, belirli ve sınırlı bir bölümünü etkiliyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 17 Eylül tarihli Finansal İstikrar Komitesi açıklamasında da piyasalardaki hareketliliğin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin uhdesindeki bazı fonlarda yaşanan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığı, Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmadığı belirtilmişti. Bu çerçevede 455 bin 758 yatırımcının bulunduğu 131 fonun tasfiye süreci devam ederken, ara ödemelerin hangi takvimle gerçekleştirileceği, soruşturmadaki yeni adımlar ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkındaki incelemenin sonucu fon krizinin bundan sonraki seyrini belirleyecek başlıklar arasında yer alıyor.

Kaynak: BBC