Konut sektöründe son dönemde dikkat çeken tablo, talep ile satış hareketliliği arasındaki ayrışma oldu. Konut ihtiyacı ve yatırım talebi devam ederken, birçok alıcı yüksek maliyetler ve ekonomik beklentiler nedeniyle satın alma kararını ileri bir tarihe bırakıyor. Sektör temsilcileri, özellikle yaz aylarında görülen mevsimsel yavaşlamanın yanı sıra konut kredisi faizleri, yatırımcıların birikim tercihleri ve fiyat beklentilerindeki farklılıkların piyasadaki hareketliliği sınırladığını belirtiyor. 2024 yılının son döneminde konut kredisi faizlerinde yaşanan düşüşle birlikte oranlar yüzde 2,89 seviyelerine kadar gerilemişti. 2025 boyunca ise bazı bankalar dönemsel kampanyalarla yüzde 2,69 ve yüzde 2,49 seviyelerinde kredi imkanları sunmuştu. Ancak 2026 yılının ikinci yarısıyla birlikte faizlerde yeniden yükseliş eğilimi görülmeye başladı. Güncel tabloda en düşük konut kredisi faiz oranları yaklaşık yüzde 2,80 seviyesinde bulunuyor.
Yüksek faizler konut talebini öteliyor
Konut kredisi kullanarak ev sahibi olmak isteyen vatandaşlar için faiz oranları en önemli belirleyicilerden biri olmaya devam ediyor. Faizlerin yükselmesiyle birlikte aylık kredi ödemeleri artarken, daha uygun kredi koşullarını bekleyen tüketiciler alım kararlarını ertelemeye başladı. Özellikle yüksek kredi maliyetleri nedeniyle peşinat gücünün daha önemli hale geldiği belirtiliyor. Bu nedenle yatırımcıların mevcut birikimlerini koruyarak piyasanın yönünü takip ettiği ifade ediliyor. Sektör uzmanları, faizlerde belirgin bir düşüş yaşanması halinde uzun süredir bekleyen talebin yeniden piyasaya dönebileceğini ve bunun konut fiyatları üzerinde yeni bir hareketlilik oluşturabileceğini değerlendiriyor.
Altın ve döviz beklentisi yatırımcı kararlarını etkiliyor
Konut almak isteyen yatırımcıların önemli bir bölümü, geçmiş dönemlerde birikimlerini altın ve döviz gibi yatırım araçlarında değerlendirmişti. Peşinat oluşturmak isteyen bazı yatırımcılar, altındaki yükseliş beklentisi nedeniyle satış yapmayı tercih etmeyerek bekleme yoluna gitti. Özellikle küresel gelişmelerin etkisiyle altın fiyatlarında beklenen hareketin sınırlı kalması, yatırımcıların mevcut varlıklarını bozup konuta yönelme kararını değiştirdi. Piyasa değerlendirmelerine göre birçok yatırımcı, yılın son döneminde altın ve diğer yatırım araçlarının seyrini görmek istiyor. Bu durum da konut piyasasında potansiyel alıcı bulunmasına rağmen satışların hızlanmasını engelleyen faktörlerden biri olarak gösteriliyor.
Alıcı ve satıcı arasındaki fiyat farkı büyüyor
Konut piyasasında yaşanan yavaşlamanın bir diğer nedeni ise fiyat beklentilerindeki farklılık. Özellikle ikinci el konutlarda satıcıların geçmiş dönem fiyatlarını referans alarak yüksek rakamlar talep ettiği, alıcıların ise daha temkinli davrandığı belirtiliyor. Reel fiyat artışlarının sınırlı kalmasına rağmen bazı bölgelerde ikinci el konut fiyatlarının yeni projelerle benzer seviyelere çıkması, tüketicilerin alternatifleri değerlendirmesine neden oluyor. Alıcılar pazarlık payı ararken, satıcıların mevcut fiyat beklentilerini koruması piyasada işlemlerin daha uzun sürede tamamlanmasına yol açıyor.
Ekonomik ve siyasi beklentiler de etkili oluyor
Konut alım kararlarında yalnızca faiz ve fiyatlar değil, genel ekonomik görünüm de etkili oluyor. Sektör temsilcileri, ekonomik belirsizliklerin azalmasına yönelik beklentilerin bazı yatırımcıları bekleme pozisyonunda tuttuğunu belirtiyor. Gelecek döneme ilişkin beklentilerin netleşmesiyle birlikte ertelenen konut talebinin yeniden hareketlenebileceği ifade ediliyor.
Gözler yılın son çeyreğine çevrildi
Gayrimenkul sektöründe birçok uzman, 2026 yılının son çeyreğinin konut piyasasının yönü açısından kritik olacağını düşünüyor. MasterTürk Grubu Başkanı Gökhan Taş, satış temposunun yavaşladığı dönemlerde pazarlık gücünün alıcıya geçtiğini belirterek, özellikle nakit alıcılar açısından mevcut sürecin fırsatlar oluşturabileceğini ifade etti.Faizlerin belirgin şekilde düşmesi halinde bekleyen talebin hızla piyasaya dönebileceğini söyleyen Taş, bu durumda satışların artmasıyla fiyat hareketlerinin de hızlanabileceğine dikkat çekti. Gayrimenkul Eğitmeni Belgin Benek Yükselen ise yüksek faizler ve alıcı-satıcı beklentileri arasındaki farkın piyasada geçici bir bekleme dönemi oluşturduğunu söyledi. Yükselen, konut talebinin tamamen ortadan kalkmadığını, güven ortamının güçlenmesiyle birlikte hem yatırım hem de oturum amaçlı konut alımlarının yeniden hız kazanabileceğini belirtti. Uzmanlara göre konut piyasasında mevcut tablo, talebin bittiği değil; alıcıların daha seçici ve temkinli hareket ettiği bir dönem olarak değerlendiriliyor.





