Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA), Türkiye ve Avustralya’nın talebiyle COP31 Başkanlığı ile yürütülen stratejik ortaklık kapsamında hazırladığı “Elektrifikasyon” raporu, enerji tüketiminde elektriğin payının artırılmasıyla ortaya çıkabilecek ekonomik ve enerji güvenliği fırsatlarını ortaya koydu. Raporda, hedefe ulaşabilmek için üretim, şebeke ve depolama yatırımlarının hızlandırılması gerektiği vurgulandı.

Küresel çelik üretimi geriledi: Türkiye’den 8 ayda yüzde 6,8 artış
Küresel çelik üretimi geriledi: Türkiye’den 8 ayda yüzde 6,8 artış
İçeriği Görüntüle

IEA verilerine göre elektrik, bugün küresel nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 23’ünü oluşturuyor. Kurumun analizleri, 2025 yılı teknoloji maliyetleri, enerji fiyatları ve finansman koşulları baz alındığında mevcut teknolojiler kullanılarak bu oranın maliyet etkin biçimde yaklaşık yüzde 33’e çıkarılabileceğine işaret ediyor.

Elektrifikasyon açısından en yüksek potansiyelin ise ulaşım sektöründe bulunduğu belirtiliyor. Lityum-iyon batarya maliyetlerinin 2010’dan bu yana yüzde 90 düşmesi, petrole dayalı kara yolu ulaşımının yaklaşık yarısının bugün rekabetçi maliyetlerle elektrikli sistemlere dönüştürülebilmesinin önünü açıyor.

Binalarda küresel alan ısıtma talebinin yaklaşık yüzde 50’sinin, sanayide ise düşük ve orta sıcaklık gerektiren uygulamalardaki enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ının maliyet etkin biçimde elektriklendirilebileceği hesaplanıyor.

Elektrikli araçlar petrol tüketimini aşağı çekiyor

Raporda, elektrikli otomobil, motosiklet, kamyon ve otobüslerin halihazırda günlük yaklaşık 2,3 milyon varillik petrol talebinin önüne geçtiği belirtildi.

Mevcut politikaların devam etmesi durumunda elektrikli araçların 2035 yılında günlük yaklaşık 10 milyon varillik petrol talebini ikame edebileceği öngörülüyor. Yüksek Elektrifikasyon Senaryosu'nda ise bu miktarın günlük 18 milyon varile kadar çıkabileceği hesaplanıyor.

Aynı senaryoya göre enerji ithalatçısı ülkelerin enerji ithalat faturası, 2025 seviyesine kıyasla yıllık yaklaşık 400 milyar dolar azalabilir. 2026’daki daha yüksek enerji fiyatları dikkate alındığında ise yıllık tasarrufun 500 milyar doların üzerine çıkabileceği belirtiliyor.

Elektrik şebekelerinde kapasite artışı gerekecek

Elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 35’e yükselmesi halinde küresel elektrik talebindeki yıllık artışın 2035’e kadar yaklaşık 1400 teravatsaat seviyesine ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu rakam, son 10 yıldaki yıllık artış hızının yaklaşık iki katına denk geliyor.

IEA, artan talebin güvenilir ve uygun maliyetli biçimde karşılanabilmesi için elektrik üretimi, şebeke altyapısı, enerji depolama ve esneklik yatırımlarının eş zamanlı şekilde artırılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Yüksek Elektrifikasyon Senaryosu'nda elektrik şebekelerinin 2035’e kadar önceki 10 yıla kıyasla yüzde 40 daha hızlı genişletilmesi ve modernize edilmesi gerekiyor.

Raporda ayrıca nihai kullanım alanlarında elektrifikasyona yönelik küresel yatırımların 2035’e kadar yaklaşık üç katına çıkarak 1 trilyon dolara ulaşabileceği öngörülüyor. Elektrikli teknolojilerin daha yüksek verimliliğinin ise ortalama hane enerji faturalarını mevcut seviyeye göre yaklaşık yüzde 15 azaltabileceği hesaplanıyor.

Mevcut politikaların değişmeden devam etmesi halinde küresel elektrifikasyon oranının 2035’te yaklaşık yüzde 30’da kalacağı tahmin edilirken, yüzde 35’lik hedef için şebeke ve elektrik üretimi yatırımlarının hızlandırılması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve elektrifikasyonu destekleyen politikaların güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Kaynak: Haber Merkezi