Eğitim-Sen üyeleri, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde okul önünde 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırıyı Milli Eğitim Bakanlığı önünde protesto etti. Eğitim-Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez, saldırının ardından Milli Eğitim Bakanlığına tepki göstererek, “Daha dün 'gerekli tedbirler alındı' denilirken, bugün öğrenciler neden bir okulun önünde silahlı saldırının hedefi oldu? Bakanın ivedilikle bu sorunun çıkıp kameralar karşısında cevabını vermesini bekliyoruz” dedi.

Eğitim Sen'den Bakanlık önünde protesto

Eğitim Sen Ankara Şubeleri, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde meydana gelen ve 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırıyı Milli Eğitim Bakanlığı önünde protesto etti.

Eğitim emekçileri eylemde, “Güvenli okul, güvenli gelecek istiyoruz”, “Yusuf Tekin istifa”, “Okullarda şiddet istemiyoruz”, “Şiddetsiz okul, güvenli gelecek”, “Eğitimde şiddet politiktir”, “Hiçbir şeyim güvende değil” yazılı pankartlar taşıdı.

Eğitim-Sen Ankara 2 No'lu Şube Başkanı Tülay Yıldırım, eğitim kurumlarında büyüyen şiddet sarmalına ve öğrenciler ile eğitim emekçilerinin yaşam hakkının tehdit edilmesine karşı bir araya geldiklerini söyledi.

Yıldırım, okullarda çocukların ve eğitim emekçilerinin artan sıklıkla saldırıya uğradığını, yaralandığını ve öldürüldüğünü belirterek, şiddetin ekonomik, siyasal ve toplumsal sorunlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Riskler neden önceden tespit edilmedi?"

Okul güvenliğinin yalnızca kamera, X-ray cihazı, polis ve güvenlik görevlileriyle sağlanamayacağını belirten Yıldırım; yoksulluk, eşitsizlik, sınav baskısı, kalabalık sınıflar, dijital şiddet, toplumsal kutuplaşma ve rehberlik hizmetlerinin yetersizliği gibi sorunlara dikkat çekti.

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde okul yakınında düzenlenen silahlı saldırıda 11 öğrencinin yaralandığını anımsatan Yıldırım, “Çocuklarımızın okula giderken yaşamlarını kaybetmesini engelleyecek mekanizmalar neden zamanında işletilmedi? Riskler neden önceden tespit edilmedi? Silahlara erişim, okul güvenliği ve riskli davranışlar konusunda neden bütünlüklü bir eğitim politikası geliştirilemedi?” diye sordu.

Yıldırım, okullarda psikolojik danışman sayısının artırılması, akran zorbalığıyla mücadele için bilimsel programların uygulanması, öğretmenlere yönelik şiddete karşı etkin hukuki ve idari mekanizmaların oluşturulması ve okul çevrelerine ilişkin risk analizlerinin yapılması çağrısında bulundu.

Okullardaki şiddetin kalıcı olarak önlenebilmesi için yoksulluk, eşitsizlik, işsizlik, geleceksizlik ve toplumsal dışlanmayla da mücadele edilmesi gerektiğini dile getiren Yıldırım, “Çocuklarımızı korumak bir tercih değil, kamusal bir sorumluluktur. Eğitimde korku iklimi değil, güvenli okullar istiyoruz” dedi.

"Önlük değil, güvenlik istiyoruz"

Yıldırım, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i de eleştirerek, “Yaşanan bunca acıyı, ölümü, şiddeti görmezden gelen, kamusal kaynakları tarikatlara, cemaatlere peşkeş çeken, okulların en temel ihtiyaçlarını bile karşılamayan, gerçek ve kalıcı çözümler üretmeyerek sorumluluktan kaçan Bakan Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Turgutlu’daki silahlı saldırıya ilişkin açıklama: Gereken tüm tedbirler alınıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Turgutlu’daki silahlı saldırıya ilişkin açıklama: Gereken tüm tedbirler alınıyor
İçeriği Görüntüle

Eğitim-Sen üyeleri, eylem sırasında yanlarında getirdikleri “Önlük değil, güvenli okul” istiyoruz yazılı önlüğü yere bıraktı.

Eğitim-Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez de Manisa’daki okul saldırısının ardından yaralanan öğrencilere acil şifalar dileyerek, okullarda yaşanan şiddetin münferit vakalar olarak geçiştirilemeyeceğini söyledi.

Gülez, şiddetin nedenleriyle mücadele edilmesi, okul güvenliğinin pedagojik ilkeler doğrultusunda ele alınması ve bireysel silahlanmanın önlenmesi gerektiğini belirtti.

"Okul güvenliği protokol imzalamakla olmaz"

Dün imzalanan “Okul Güvenliği Protokolü”nü hatırlatan Gülez, protokollerin tek başına güvenlik sağlamadığını savundu.

Gülez, şöyle konuştu:

“Ne yazık ki kamuoyuna dönük olarak yapılan açıklamalardan da anlıyoruz ki istediğimiz adımlar bu protokollerle de atılmış değil. Aradan bir gün geçmeden de bu saldırıyla karşı karşıya kaldık. Protokollerin ve törenlerin tek başına güvenlik yaratmadığını ne yazık ki bugün bir kez daha açıkça gördük. Sayın Yusuf Tekin, okul güvenliği kameraların önünde imza atmakla, protokoller imzalamakla sağlanamaz. Okullarda güvenlik tedbirlerini bir şova çeviriyorsunuz ama ne yazık ki atmanız gereken adımları atmıyorsunuz. Atmanız gereken bu adımları bizlerle paylaşmıyorsunuz.

Eğitimin bileşenlerinin görüşünü, Eğitim Bakanı olarak göreve geldiğiniz günden beri almıyorsunuz. Ve bizler bu sorunları yaşamaya devam ediyoruz. Bizler yıllardır uyarıyoruz. Okullarda şiddet artıyor. Rehberlik hizmetleri yetersiz kalıyor. Personel eksiklikleri sürüyor. Ve eğitim emekçilerinin talepleri duyulmuyor, görmezden geliniyor. Bakanlık ise eğitimin gerçek sorunlarına kulak vermek yerine, sorunlar ağırlaştıkça tedbirler aldığını açıklamakla yetiniyor. Gerçek sorunlarla ilgilenmek yerine eğitimin gerçek sorunlarının üzerini örtmek için önlük gibi kimi uygulamalar gündeme getiriyor.

Daha dün 'gerekli tedbirler alındı' denilirken, bugün öğrenciler neden bir okulun önünde silahlı saldırının hedefi oldu? Bakanın ivedilikle bu sorunun çıkıp kameralar karşısında cevabını vermesini bekliyoruz. Eğitim emekçilerinin uyarılarını görmezden gelerek, sorunları öteleyerek ve önlük uygulamalarıyla güvenli okul, güvenli bir gelecek yaratamazsınız. Bizler bir kez daha söylüyoruz. Öğrenciler için güvenli okul, eğitim emekçileri için güvenli çalışma ortamı, hepimiz için güvenli bir gelecek istiyoruz. Bu sorumluluğun muhatabı Milli Eğitim Bakanlığıdır. Ve Yusuf Tekin'den beklediği, kamuoyunun beklediği, yaşananların sorumluluğunu üstlenmesi ve vakit kaybetmeksizin bir an önce istifa etmesidir.”

Kaynak: İzgazete