Kent yaşamının yoğunluğu ve günlük hayatın stresi, doğayla geçirilen zamanı birçok kişi için daha değerli hale getiriyor. Yapılan araştırmalar da doğal ortamlarda bulunmanın yalnızca ruh halini iyileştirmekle kalmayabileceğini, kan basıncından dikkat ve bilişsel performansa kadar farklı alanlarda olumlu etkiler yaratabileceğini ortaya koyuyor.
Doğanın sağlık üzerindeki etkisi
Doğanın sağlık üzerindeki olası faydaları uzun yıllardır araştırılıyor. 1980'lerde yapılan bir çalışmada, safra kesesi ameliyatı geçiren hastalardan penceresinden ağaçları görebilenlerin, duvar manzarası gören hastalara kıyasla ortalama bir gün daha erken taburcu edildiği belirlendi. Ağaç manzarası gören hastaların daha az güçlü ağrı kesiciye ihtiyaç duyduğu ve hemşirelerin bu hastalarla ilgili olumsuz duygu durum bildirimlerinin daha az olduğu da araştırmanın sonuçları arasında yer aldı. Doğanın sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin yaklaşım, günümüzde bazı sağlık merkezlerinin tasarımına da yansıyor. Kanser hastalarına destek sağlayan Maggie's merkezlerinden bazıları, ziyaretçilerin bahçelerle ve doğal çevreyle daha fazla temas kurabilmesini sağlayacak şekilde tasarlanıyor.
Doğa stresi azaltıp dikkati yenileyebilir
Bilim insanları, doğada vakit geçirmenin insanları neden daha iyi hissettirebildiğine ilişkin farklı teoriler üzerinde duruyor. Washington Üniversitesi Çevre ve Refah Laboratuvarı Direktörü Gregory Bratman, bunlardan birinin stres azaltma hipotezi olduğunu belirtiyor. Bu yaklaşıma göre doğal ortamlar, vücudun stres düzeyini düşüren fizyolojik değişiklikleri tetikleyebiliyor. Parasempatik sinir sisteminin devreye girmesiyle kalp atış hızının düşmesi gibi, vücudun dinlenme ve toparlanma süreciyle ilişkili değişiklikler görülebiliyor. Bir diğer yaklaşım ise dikkat restorasyonu teorisi. Buna göre kentlerdeki trafik, gürültü ve sürekli dikkat gerektiren uyaranlar, kişinin yönlendirilmiş dikkatini zaman içinde yorabiliyor. Doğal ortamlar ise dikkati daha az zorlayarak zihnin kendini yenilemesine yardımcı olabiliyor. Bratman'ın araştırmalarından birinde, 50 dakika boyunca doğada yürüyen kişilerin çalışma belleğinde, şehir ortamında yürüyenlere kıyasla daha fazla gelişme görüldü. Doğada yürüyen katılımcılar aynı zamanda kaygı ölçümlerinde de daha olumlu sonuçlar verdi.
Her doğal ortam herkesi aynı şekilde etkilemiyor
Araştırmalar, doğanın faydalarının kişiden kişiye değişebileceğine de işaret ediyor. Japonya'da genç erkeklerle yapılan bir çalışmada, katılımcıların yaklaşık yüzde 80'inde ormanda geçirilen zaman sonrasında parasempatik sinir sistemi aktivitesinde artış görüldü. Ancak katılımcıların yüzde 20'sinde bunun tam tersi bir değişim gözlendi. Bu durum, insanların farklı doğal ortamlara verdikleri tepkilerin aynı olmayabileceğini gösteriyor. Bratman ve diğer araştırmacılar da kişinin yaşadığı çevrenin, geçmiş deneyimlerinin ve kişisel tercihlerinin doğayla kurduğu ilişkiyi etkileyebileceğini belirtiyor.
Çöl manzarası da stresi azaltabiliyor
ABD'nin Teksas eyaletindeki El Paso kentinde yapılan bir araştırma da doğanın etkileri konusunda dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Katılımcılar stresli bir deneyimin ardından sanal gerçeklik aracılığıyla geniş bir yeşil alan, çöl manzarası veya ofis ortamından birine maruz bırakıldı. Araştırmacılar başlangıçta geniş yeşil alanın en fazla rahatlama sağlayacağını düşünüyordu. Ancak sonuçlar, çöl manzarasının da benzer düzeyde stres azaltıcı etki gösterebildiğini ortaya koydu. Araştırmacılar bu sonucu kesin bir nedene bağlayamasa da katılımcıların El Paso'da yaşamaları ve çöl manzarasına aşina olmalarının etkili olabileceğini değerlendiriyor. Bu nedenle kişinin kendisini güvende ve bulunduğu yere ait hissetmesinin, doğadan aldığı faydayı şekillendirebileceği düşünülüyor.
Doğayla düzenli temas önemli olabilir
Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya nüfusunun yüzde 80'inden fazlası bugün kasaba ve şehirlerde yaşıyor. Bu nedenle araştırmacılar, özellikle çocuklar olmak üzere insanların günlük yaşamlarında doğaya erişimin artırılmasının önemli olabileceğine dikkat çekiyor. Bilim insanlarına göre doğayla temasın faydaları yalnızca uzun yürüyüşlerle sınırlı olmayabilir. Kısa süreli ve tekrarlanan doğa deneyimlerinin zaman içinde birikerek ruh hali ve düşünce biçimi üzerinde daha belirgin etkiler yaratabileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle düzenli olarak parklarda vakit geçirmek, yeşil alanlarda yürümek veya doğal çevreyle temas kurmak, yoğun kent yaşamının oluşturduğu stres ve dikkat yükünü azaltmaya yardımcı olabilecek alışkanlıklar arasında gösteriliyor.





