Küresel finans piyasalarında devletlerin borçlanma iştahı hızla artarken, bütçe açıklarının genişlemesi ve ekonomik baskıların yükselmesi tahvil piyasalarını doğrudan etkiledi. Bloomberg tarafından derlenen verilere göre, 2026 yılının ilk yarısında devletlerin gerçekleştirdiği tahvil ihraçları, 2020 yılındaki pandemi döneminde kırılan rekoru aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Uzmanlara göre bu artış, yalnızca kısa vadeli ekonomik ihtiyaçlardan değil; aynı zamanda yapısal harcama kalemlerindeki genişlemeden de kaynaklanıyor.

Kamu harcamalarındaki artış borçlanmayı tetikliyor

Küresel ölçekte bütçe açıkları, finansal kriz sonrası dönemde kademeli olarak artış eğilimine girmişti. Ancak son yıllarda jeopolitik gerilimler, enerji krizi ve ekonomik belirsizlikler bu süreci hızlandırdı. Pandemi sonrası dönemde düşük faiz ortamının sağladığı rahatlama ortadan kalkarken, birçok ülke artan savunma harcamaları, enerji sübvansiyonları ve sosyal destek programları nedeniyle bütçe açıklarını büyütmek zorunda kaldı. Özellikle Orta Doğu’daki çatışmaların enerji fiyatları üzerindeki etkisi, hane halklarını korumaya yönelik kamu harcamalarını artıran önemli faktörlerden biri oldu. Ayrıca nüfusun yaşlanması ve yükselen faiz oranları da kamu maliyesi üzerindeki baskıyı artıran diğer temel unsurlar arasında yer alıyor.

Borçlanmanın ana itici gücü: savunma ve enerji dönüşümü

Danske Bank Başanalisti Jens Peter Sørensen, tahvil piyasalarındaki bu olağanüstü artışın temel nedeninin genişleyen kamu harcamaları olduğunu belirtti. Sørensen’e göre özellikle savunma harcamaları, altyapı yatırımları ve yeşil enerji dönüşümü projeleri devlet bütçelerinde giderek daha büyük yer kaplıyor. Birçok ülke, artan jeopolitik riskler nedeniyle savunma bütçelerini genişletirken, aynı zamanda iklim hedefleri doğrultusunda enerji dönüşüm projelerine de ciddi kaynak ayırıyor. Bu durum, kamu finansman ihtiyacını daha da yukarı çekiyor.

Avrupa ve gelişmiş ülkelerde borçlanma hızlandı

Avrupa’da birçok ülke bütçe kurallarını esneterek artan harcamaları finanse etmeye yöneldi. Almanya, savunma ve altyapı harcamaları için mali disiplin kurallarında yaptığı esneklikle bu yıl üç ayrı tahvil ihracı gerçekleştirdi ve toplamda 14 milyar euro kaynak sağladı. Avrupa Birliği de benzer şekilde, savunma harcamaları ve fosil yakıt bağımlılığını azaltmaya yönelik enerji projeleri için bütçe kurallarında gevşemeye gitti. Bu adım, üye ülkelerin daha yüksek borçlanma kapasitesine ulaşmasını sağladı.

Fitch küresel görünümü “kötüleşiyor” seviyesine düşürdü: Jeopolitik riskler etkili oldu
Fitch küresel görünümü “kötüleşiyor” seviyesine düşürdü: Jeopolitik riskler etkili oldu
İçeriği Görüntüle

İtalya yeniden en büyük borçlanıcılar arasında

Avrupa’nın en yüksek borçlanma seviyelerine sahip ülkelerinden İtalya, 2026’nın ilk altı ayında yaklaşık 70 milyar euro (81 milyar dolar) tutarında tahvil ihraç ederek yine en büyük borçlanıcılardan biri oldu. Son on yılın sekizinde tahvil piyasasında en yüksek borçlanma gerçekleştiren ülkeler arasında yer alan İtalya, bu eğilimini sürdürdü. İngiltere, Belçika ve Sırbistan da tarihlerinin en büyük tahvil ihraçlarına imza atarken, Avustralya ve Meksika gibi ülkeler de yılın en aktif borçlanıcıları arasında yer aldı.

Küresel borçlanmada yeni dönem

Ekonomistler, devlet tahvili ihraçlarındaki bu rekor seviyenin küresel ekonomide yeni bir döneme işaret ettiğini belirtiyor. Artan kamu borcu, bir yandan ekonomik büyümeyi destekleyen yatırımları finanse ederken, diğer yandan uzun vadede faiz yükü ve mali sürdürülebilirlik tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler, artan finansman ihtiyacını karşılamak için tahvil piyasalarına daha fazla yönelmek zorunda kalabilir. Bu durum, küresel borçlanma maliyetlerinin seyrini de doğrudan etkileyecek kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Bloomberght