Türkiye’nin AB sürecinde uzun yolculuk
Türkiye’nin Avrupa Birliği süreci 1999 yılında Helsinki Zirvesi ile resmen adaylık statüsü kazanmasıyla başladı. 2005 yılında ise üyelik müzakereleri resmen açıldı ve 35 başlık üzerinden ilerleyen kapsamlı bir süreç devreye girdi. Ancak 2018 yılından itibaren müzakereler fiilen durma noktasına geldi. Avrupa Birliği kurumları, özellikle demokratik standartlar ve hukuk devleti alanındaki gelişmeleri gerekçe göstererek sürecin ilerlemediğini ifade ediyor. Buna rağmen Türkiye, aday ülke statüsünü korumaya devam ediyor ve özellikle göç yönetimi, ticaret ve savunma alanlarında AB ile iş birliği sürdürüyor. Son genişleme raporlarında da Türkiye’nin üyelik sürecinin “donmuş durumda” olduğu ve yeni fasıl açılmasının mevcut koşullarda mümkün görülmediği belirtiliyor. Buna karşın Türkiye’nin jeopolitik konumu nedeniyle AB ile ilişkiler tamamen kopmuş değil; birçok stratejik alanda temaslar devam ediyor.
AB Komisyonu’ndan Türkiye vurgusu
Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu yetkililerinden Marta Kos da Türkiye’nin Avrupa Birliği için önemine dikkat çekmişti. Kos, Türkiye’nin AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu belirterek, Türkiye ile ticaret hacminin bazı büyük ekonomik ortaklıklardan daha yüksek seviyede olduğunu ifade etmişti. Bu durum, Türkiye’nin ekonomik açıdan Birlik için önemli bir partner olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.
Vize serbestisinde son durum
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki önemli başlıklardan biri olan vize serbestisi süreci de uzun süredir gündemdeki yerini koruyor. Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor tarafından hazırlanan son raporda, vize serbestisi için gerekli 72 kriterden 66’sının karşılandığı, ancak kalan 6 kriterde ilerleme sağlanamadığı belirtildi. Bu kriterler arasında terörle mücadele yasasında değişiklik, Europol ile operasyonel iş birliği, yolsuzlukla mücadele alanında GRECO tavsiyelerinin uygulanması, tüm AB ülkeleriyle suç bağlantılı iş birliğinin güçlendirilmesi, geri kabul anlaşmasının tam uygulanması ve kişisel verilerin Avrupa standartlarına uyumlu hale getirilmesi yer alıyor. Raporda ayrıca, Türk vatandaşlarının vize başvurularında artan yoğunluk ve sistemin kötüye kullanımı endişeleri nedeniyle zorluklarla karşılaştığı ifade edilerek, tüm kriterlerin karşılanması halinde sürecin yeniden başlatılabileceği vurgulandı.
Türkiye-AB ilişkilerinde belirsizlik sürüyor
Tüm bu gelişmelere rağmen Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde net bir ilerleme sağlanmış değil. Bir yandan siyasi müzakereler durmuş durumda kalırken, diğer yandan ekonomik ve stratejik iş birlikleri devam ediyor. Göç, enerji ve güvenlik gibi alanlarda ortak çıkarlar iki tarafı bir arada tutmaya devam ederken, üyelik sürecinin geleceği ise belirsizliğini koruyor.





